8. Ceza Dairesi 2020/11431 E. , 2023/1251 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/1233 E. 2015/576 K. SUÇLAR : Eziyet, kötü muamele, kasten yaralama, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Sanık ... yönünden incelenmeksizin iade Sanık ... yönünden onama Sanık ... müdafiinin 03.12.2015 tarihli dilekçesinin sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yargılamanın yenilenmesi talebi niteliğinde olduğu anlaşıldığı
**8. Ceza Dairesi 2020/11431 E. , 2023/1251 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/1233 E. 2015/576 K. SUÇLAR : Eziyet, kötü muamele, kasten yaralama, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Sanık ... yönünden incelenmeksizin iade Sanık ... yönünden onama Sanık ... müdafiinin 03.12.2015 tarihli dilekçesinin sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yargılamanın yenilenmesi talebi niteliğinde olduğu anlaşıldığından, sanık ...'nin temyiz talebi ile sınırlı olarak yapılan incelemede; sanık ... hakkında eziyet suçundan sanığın yokluğunda kurulan hükmün tebliğine ilişkin tebligat evrakında ''aynı çatı altında ikamet eden yeğeni ... Gezici imzasına tebliğ edilmiştir'' ifadesinin yazılı olduğu, ancak tebligatı ... şahsın ... ve ehil olup olmadığının belirtilmediğinden sanığa yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanık ...'nin öğrenme üzerine temyiz isteği süresinde kabul edilerek, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 31.07.2012 tarihli ve 2010/4512 Soruşturma, 2012/2832 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında eziyet ve kötü muamele suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 232 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır. 2. Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2015 tarihli ve 2012/1233 Esas, 2015/576 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kötü muamele suçundan 5237 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 2 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; eziyet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca iki defa 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; Tebligatın 1997 doğumlu ...'e tebliğ edildiğine, tebligat yapılan adresin tarafına ait olmadığına, temyiz hakkının tarafına verilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanık ...'nin üvey çocukları olan dokuz ve on yaşındaki mağdurlar ... ve ...'ye yönelik dört yıl öncesinden başlamak suretiyle eziyet çekmelerine yol açacak davranışları gerçekleştirdiği iddiasına ilişkindir. 2. Mağdurların kız kardeşleri olan S.G., 10.05.2010 tarihinde Batman Cumhuriyet Başsavcılığına müracaatında, üvey annesi olan sanığın ... ve ... isimli ... kardeşlerini okula aç gönderdiğini, bazen de hiç göndermediğini, ev işleri yaptırdığını, üvey annesinin zaman zaman kendisini ve kardeşlerini dövdüğünü, ... ve ...'yi dört yıl önce Afyon'daki evlerinde kızgın kebap şişi ile yaktığını, ...'in karın bölgesinde, ...'nin bacak bölgesinde şiş izleri olduğunu, babasının hep sanığın sözüne baktığını, kardeşleri ile kendisini dışarı attıklarını, amcalarının çocuklarının yanında kaldıklarını belirterek şikayetçi olduğu belirlenmiştir. 3. Mağdur beyanları; a) ... beyanında, üvey annesi ...'ın kendisine kötü davrandığını, ara ara canı sıkıldığında kendisini ve kardeşlerini darp ettiğini, okula bazen gönderdiğini, bazen de göndermediğini, okula geç kaldıklarında aç gönderdiğini, ayrıca hatırlamadığı bir tarihte kardeşi ...'i ve kendisini kızgın şişle yaktığını, kendisinin bacak bölgesini, ...'in yüzünü ise şişle yaktığını, yurtta kaldığını, ancak sanığın göndermemesi nedeniyle babasının kendisini görmeye gelmediğini, b) ..., sanığın kendi çocukları olduktan sonra kendisine ve kardeşlerine kötü davranmaya başladığını, çoğu zaman kendilerini aç bıraktığını, Afyon'da bulundukları sırada sanığın erkek kardeşi ...'yi bacaklarından, kendisini de karın bölgesinden kızgın şişlerle yaktığını, ayrıca sanığın kendisinin yüzünü çatalla yaraladığını, sanığın evden gitmelerini istediğini, vücudunda hala izlerin bulunduğunu, ifade etmişlerdir. 4. Batman Bölge Devlet Hastanesinin 10.05.2010 tarihli raporları ile; a) Mağdur ...'nin sağ uyluk üst kısmında 5x1 cm'lik eski yanık skar izi mevcut, sol kolunda üç yaşında iken olduğu söylenen eski üç adet 3x5 cm boyutlarında yanık skarı, bunların lateralinde 3x0,5 cm'lik eski yanık skar izlerinin mevcut olduğu, b) Mağdur ... Geizici'nin karın bölgesinde sol alt kadranda 3x1 cm'lik eski yanık skar izinin mevcut olduğu belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un "Eziyet" başlıklı 96 ncı maddesinin birinci fıkrasında eziyet suçunun maddi unsuru, “bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştirmek” şeklinde belirtilmiş, ancak bu davranışların ne olduğu somut olarak ortaya konulmamıştır. Ancak maddenin gerekçesinde; eziyet olarak, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerektiği belirtilmiştir. Böylece kanun koyucu işkence suçuna ilişkin 94 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki tanıma, eziyet suçunu düzenleyen 96 ncı maddenin metninde değil, gerekçesinde yer vererek eziyet suçunda fiilin arz ettiği özellikleri belirlemiştir. Bu durumda eziyet suçu ile işkence suçu, maddi unsuru bakımından benzerlik göstermektedir. Ancak eziyet suçu bakımından maddenin gerekçesinde, işkence suçunda öngörülen “algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine” yol açacak hareketten söz edilmemektedir. Eziyet ... hareketli bir suçtur. Mağdurun gerek bedensel gerek ise ruhsal yönden acı çekmesine neden olacak, mağdurda utanma, korku, acizlik ve değersizlik duygusu uyandırıp onurunu zedeleyecek hareketler eziyet kapsamındadır. Bu suç tipinde mağdur, objektif olarak aşağılayıcı ve eza verici hareketler aracılığıyla, insan olma niteliğinin gerekli kıldığı düzeyin objektif olarak altında kalan ve kişiliğinin derhal ya da ileride gelişebilmesi için gerekli olan dengeye olarak etki edebilecek muamelelere tabi kılınmaktadır. Eziyet teşkil eden fiiller, kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler. Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedir. Eziyetten söz edebilmek için, maddenin gerekçesine göre eziyet oluşturan fiillerin sistematik bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Sistematik olmaktan kastedilen, mağdura karşı yapılan birden fazla saldırının, genel bir tutum çerçevesinde gerçekleştirilen davranışların bir parçası olması ya da önceden kararlaştırılmış, organize ve düzenli bir seyir izlemesidir. Sistematik olma hali, hareketlerin eziyet suçunu oluşturup oluşturmadığını tespite yarayan kriterlerden biridir. Hareketlerin sistematik biçimde uygulanması, mağdura yönelik davranışların belli bir süreç içinde düzenli ve bir bütünlük arz eder biçimde yapılmasını gerektirir. Bu sebeple mağdura yönelik hareketler, fail tarafından bilerek ve istenerek belirli bir süreçte genel bir tutum çerçevesinde bir bütünün parçası olarak veya belirli bir plan dahilinde işlenirlerse eziyet suçu oluşur. Burada çeşitli nitelikteki hareketler objektif olarak belirli bir şiddeti içermekte, asgari düzeyde bir ağırlığa ulaşmaktadır. Hareketler bir bütün halinde objektif olarak eziyet teşkil edecek boyuta ulaştığında, başka bir deyişle asgari bir düzeyde şiddete ulaştığında suç tamamlanmış olacaktır. Dava konusu olayda, mağdurların kız kardeşleri olan S.G.'nin şikayeti ve bu şikayette belirtilen iddiaların mağdurlar ... ve ...'nin beyanlarıyla doğrulanmasına göre, şikayet tarihinden dört yıl öncesinde başlayan ve belli bir süreç içerisinde ve sistematik bir şekilde şikayet tarihine kadar devam eden, gerek kızgın şişle vücudun çeşitli bölgelerini yakma, gerek sürekli darp etme, gerekse aç bırakma, okula göndermeme ve evden kovma şeklinde gerçekleşen eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi kapsamında eziyet suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR A. Sanık hakkında kötü muamele suçundan kurulan hüküm yönünden Sanık hakkında kötü muamele suçundan 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 ... maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık hakkında eziyet suçundan kurulan hükümler yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Batman 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2015 tarihli ve 2012/1233 Esas, 2015/576 Karar sayılı kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2023 tarihinde karar verildi.