13. Hukuk Dairesi 2015/12288 E. , 2016/9880 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı ... Özel Sağlık Hiz. A.Ş. vekili avukat ... ile davalı SGK Başkanlığı vekili avukat ... duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan…
**13. Hukuk Dairesi 2015/12288 E. , 2016/9880 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı ... Özel Sağlık Hiz. A.Ş. vekili avukat ... ile davalı SGK Başkanlığı vekili avukat ... duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, şirketlerinin davalı kurum çalışanlarına fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmeti verdiğini, dava dışı ... isimli hastaya da fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmeti verilerek yapılan işlemin davalı Kuruma fatura edildiğini, ancak davalı tarafından SUT madde 2.4.4.F.1(b) 1 gerekçe gösterilerek fatura bedelinin ödenmediğini, yaptıkları itirazın da itiraz inceleme komisyonu tarafından reddedildiğini, oysa ki davalının dayandığı SUT hükmünün ilk defa fizik tedavisi görecek hastalar için geçerli olduğunu, oysa .... isimli hastanın yıllardır fizik tedavisi gördüğünü ve sistemde raporunun kayıtlı olduğunu ileri sürerek davalı kurumun işleminin iptali ile hasta ... uygulanmış olan 4.212,00 TL'lik tedavi tutarının % 15,0786 kesinti oranı ile 63.931,01 miktara tekabül eden zararının giderilmesini ve alacağın ödeme yapılması gereken tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, 30 seans sonrası devam edilecek tedaviler için devlet hastaneleri veya üniversite hastaneleri tarafından düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun gerekli olduğunu, ... isimli hastaya da davacı merkezden önce başvurduğu merkezde 15.11.2012 tarihinde 30 seanslık rapor çıkarıldığını. ancak 9 seans tedavinin fatura edildiğini, bu tedavinin üzerinden 1 yıl geçmeden davacı merkezde de 30 seanslık tedavi gördüğünü, dolayısıyla bir yıl geçmeden yapılan tedavilerin de 31-60 seans kapsamına girdiğini ve uygun rapor bulunmadığından kesinti yaıpldığını, yapılan kesintinin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, eldeki dava ile davalı Kurum tarafından haksız olarak fatura bedelinin ödenmediğini ileri sürerek Kurum işleminin iptali ile alacağının davalıdan tahsilini istemiştir. Dosya kapsamından dava dışı hastanın davacının fizik tedavi hizmetinden önce başka bir merkezde tedavi gördüğü ve bu tedavinin üzerinden 1 yıl geçmediğinden davalı Kurum tarafından bu iki tedavinin birlikte değerlendirildiği, SUT hükümlerine göre 31-60 seans tedavinin uygulanacağı durumlarda devlet ya da üniversite hastanesinden alınmış sağlık kurulu raporu gerektiği, oysa söz konusu hasta için tek hekim raporu bulunduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, yargılama sırasında alınan ilk bilirkişi raporunda tedavinin birden fazla sağlık kuruluşu tarafından gerçekleştirilmesi halinde, ilk 30 seanslık tedavinin kaçının kullanıldığı konusunda hastayı devralan sağlık kuruluşunun Medula sistemi üzerinden saptama yapamadığı, dolayısıyla Kurum işleminin hukuka aykırı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. İtiraz üzerine Mahkemece bu kez bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve bu raporda ise ilk merkezde 9 seans tedavi gören hastanın, ikinci merkezde 30 seans tedavi gördüğü, SUT uyarınca 31-60 seans için sağlık kurulu raporu gerektiği ve ortada tek hekim raporu bulunması nedeniyle davacının SUT hükümlerine aykırı hareket ettiği belirtilmiştir. Görüldüğü üzere, yargılama sırasında alınan raporlar arasında tam bir çelişki bulunmaktadır. O halde mahkemece, konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulmak suretiyle taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olacak ve bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilecek şekilde rapor hazırlanması sağlanarak hasıl olacak sonucu uygun karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan hususlar göz ardı edilerek eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, 07/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.