Ceza Genel Kurulu 2018/241 E. , 2021/204 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan sanık ...'ın TCK'nın 245/1, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.07.2012 tarihli ve 264-543 sayılı hükmün, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı incele…
**Ceza Genel Kurulu 2018/241 E. , 2021/204 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan sanık ...'ın TCK'nın 245/1, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.07.2012 tarihli ve 264-543 sayılı hükmün, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 09.04.2014 tarih ve 10415-9162 sayı ile; "Şikâyetçinin 18.09.2013 tarihli dilekçesi ile sanık hakkında şikâyetçi olmadığını beyan edip borcunu hükümden önce ödediğini bildirmesi karşısında, TCK'nın 245/5. maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Yerel Mahkemece 27.01.2015 tarih ve 295-24 sayı ile; sanığın TCK'nın 245/1, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiş, bu hükmün de sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 27.09.2017 tarih ve 901-10498 sayı ile; "Dairemizin 09.04.2014 tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere; şikâyetçi 18.09.2013 tarihli dilekçesi ile zararının hükümden önce ödendiğini bildirdiği, bozma kararı sonrası alınan beyanının da aynı doğrultuda olması karşısında, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel Mahkeme ise 30.11.2017 tarih ve 717-745 sayı ile; "Somut olayda sanığın ilk karar öncesinde zararı karşılamadığı ve onamaya ilişkin görüş içeren tebliğnameden haberdar olduktan sonra bir mizansen yaratma çabası içerisine girdiği anlaşılmakla, ilk hüküm öncesinde bir iade ya da tazmin söz konusu olmadığı, yukarıda yapılan açıklamalar göz önüne alındığında ilk hüküm tarihi olan 10.07.2012 tarihinden sonra ve 2013 yılı Eylül ayı içerisinde ödeme yıpılmış olduğundan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığı gibi zararı karşılamanın pişmanlığa dayalı olduğu da kabul edilemeyeceğinden sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkün görülmemiş " şeklindeki gerekçeyle bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.