6. Hukuk Dairesi 2012/6030 E. , 2012/9067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : El atmanın önlenmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı el atmanın önlenmesi davasına dair karar, davacı ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracı tarafından açılan, kira sözleşmesinin devam ettiğinden, bahisle muarazanın giderilmesi ve müdahalenin men'i istemine ilişkin
**6. Hukuk Dairesi 2012/6030 E. , 2012/9067 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : El atmanın önlenmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı el atmanın önlenmesi davasına dair karar, davacı ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracı tarafından açılan, kira sözleşmesinin devam ettiğinden, bahisle muarazanın giderilmesi ve müdahalenin men'i istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin mülkiyeti hazineye ait olan araziyi, restaurant ve çaybahçesi olarak kullanmak üzere 17.12.2007 tarihinde 5 yıllığına kiraladığını, ancak idarenin 2 yıl dolmadan kira sözleşmesini, feshettiğini bildirdiğini, müvekkilinin kiralananı amacına uygun kullandığını, bu nedenle feshin mesnetsiz olduğunu, bu nedenle muarazanın giderilmesine ve müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davacının kira sözleşmesinin, kıyı kanunu ve ilgili yönetmelik hükümlerine aykırı yapılaşma ve kullanım nedeni ile haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, kabulüne karar verilen davanın, davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi tarafından “Mahkemece , davaya konu yerin konumuna ilişkin teknik bilirkişilerin katılımıyla keşif yapılmış, düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu yerin ve içindeki tüm yapıların kıyı kenar çizgisi içerisinde yer aldığı, bu yapıların Kıyı Kanununun 6. maddesi ile ilgili yönetmeliğin 13. maddesinde belirtilen istisnai yapılar niteliğinde olmadığı tespit edilmiştir. Anayasanın 43. maddesinde belirtildiği üzere kıyılar devletin hüküm ve tasarrufunda olup, kıyılara dair bu yasal düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olmakla, kazanılmış hakkın ve sözleşme serbestisi kapsamında taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin konusu olamaz. Kaldı ki, taraflar arasındaki taşınmaz kira şartnamesinin 32. maddesinde davacı kiracının 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği hükümlerine uygun davranacağı kararlaştırılmıştır. Hal böyle olunca mahkemece kıyılara ilişkin mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde davanın kabulüne yönelik hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece, Yargıtay bozma gerekçesi doğrultusunda davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davcının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davalının Kiralananın Kıyı Mevzuatına göre değerlendirilmediğine ilişkin itirazlarına gelince; mahkemece, kiralananın konumunu Kıyı Kanunu ve Yönetmeliğine göre değerlendirerek, kiralananın alanı ... Baraj Gölü kıyı kenar çizgisinde ve sahil şeridi içerisinde kaldığından bahisle, Anayasanın 43. maddesine göre devletin hüküm ve tasarrufunda olduğundan, bahse konu amaçla kira sözleşmesine konu edilemeyeceğinden davanın reddine karar vermiş ise de; Kıyı Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte 25.03.2011 tarih ve 27885 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren düzenleme ile, kıyı kenar çizgisi ve sahil şeridini tanımlayan hükümlerde değişiklik yapılmış, mahkemece, yönetmelik hükümlerindeki değişiklikler değerlendirilmeden, değişikten önce alınan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Bu nedenle bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Mahkemece, Kıyı Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte 25.03.2011 tarihinde yapılan değişiklikler de değerlendirilerek, kiralananın mevzuat çerçevesinde durumu yeniden belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yeni düzenleme nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda 2 no.lu bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.