Başvuru, aynı piyasada faaliyet gösteren bir şirket hakkında yapılan şikâyetin reddedilmesi üzerine açılan davada kararlarının gerekçesiz olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, aynı piyasada faaliyet gösteren bir şirket hakkında yapılan şikâyetin reddedilmesi üzerine açılan davada kararlarının gerekçesiz olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu tarafından ileri sürülen, Türk Telekom Grubunun (Şirket) dikey bütünleşik yapısını çeşitli uygulamalarıyla güçlendirdiği ve böylelikle pazarda mevcut olan giriş engellerinin ve dikey bütünleşik yapının sebep olduğu pazar kapatıcı etkinin artmasını ve kalıcılaşmasını sağlayarak hâkim durumunu kötüye kullanıldığı iddiası üzerine Rekabet Kurumu (Kurum) tarafından ön araştırma yapılmıştır. Yapılan ön araştırma sonucu 7/12/1994 tarihli ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığına ve şikâyetin reddine karar verilmiştir. Kurum işlemine karşı açılan davada Ankara İdare Mahkemesi (Mahkeme) 28/3/2016 tarihinde davanın reddine hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde, şikâyet edilen Şirketin yeniden yapılanmasının ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerinin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçladığını gösteren herhangi bir işlem ya da eyleminin bulunmadığı belirtilmiştir. Bunun yanında, Şirketin dikey bütünleşik yapısını çeşitli uygulamalarıyla güçlendirdiği yönündeki iddianın tek başına hâkim durumun kötüye kullanılması olarak değerlendirilemeyeceği vurgusu yapılmıştır. Başvurucu bu karara karşı temyiz başvurusunda bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde başvurucu, şirketlerin aynı ekonomik bütünlük içerisinde bulunan tüzel kişilikler olmadığını, yeniden yapılanma ile hâkim durumun kötüye kullanıldığını, buna rağmen inceleme yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Son olarak ileriki aşamalarda piyasadaki etkiye göre ön araştırma ve soruşturma yapılabileceği gerekçe gösterilerek detaylı bir incelemede bulunulmamasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ifade etmiştir. Danıştay Onüçüncü Dairesi (Daire) 15/6/2017 tarihli kararıyla temyiz başvurusunu ayrı bir gerekçe belirtmeksizin reddetmiş ve kararı onamıştır. Başvurucu tarafından yapılan karar düzeltme başvurusu da Dairenin 27/12/2019 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Başvurucu, nihai kararı 31/1/2020 tarihinde öğrendikten sonra 28/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.