Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava dışı ... San. AŞ'den ... Bankası AŞ Kasımpaşa Şubesi muhattaplı, keşidecisi ... AŞ, lehtarı davacı olan ... seri nolu, 05/09/2014 - 25.000,00 TL, ... seri nolu, 12/09/2014 - 25.000,00 TL, ... seri nolu, 19/09/2014 - 25.000,00 TL ve ... seri nolu, 26/09/2014 - 25.000,00 TL miktarlı 4 adet çek aldığını, ancak söz konusu çeklerin 10/04/2014 tarihinde rıza dışı elden çıktığını, daha sonra ... seri nolu, 05/09/2014 - 25.000,00 TL miktarlı ç
davacıya borcu bulunduğunu, ----ile davalı tarafından da kabul ve ikrar edildiği üzere---- tarihi itibariyle davalının davacıya---- tutarında borcu bulunduğunu, gelinen aşamada ise davalının davacıya ---- tutarında borcu bulunduğunu, davalının,--- tarihi itibariyle vadeleri gelmesine rağmen ödenmeyen faturalardan kaynaklanan muaccel borcunun ---- olduğunu, Mali Müşavir---- tarafından hazırlanmış olan uzman görüşü ile de, davacının usulüne uygun tutulan ve delil teşkil eden ticari defterlerine usulüne uygun şekilde kaydedilen faturalar çerçevesinde alacaklı olduğu, malların teslim edildiğini gösterir irsaliyelerin bulunduğu ve ----- alacağı bulunduğunun tespit edildiğini; dava tarihi itibariyle davacının muaccel alacağının ise ----------- olduğunun tespit edildiğini, davalıya çekilen ---- tarihli ihtarnameyle, ihtarname tarihinde muaccel olmuş olan ----borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, fakat ödeme yapılmadığını, davacı tarafından talep edilen alacakların, 05.10.2016 tarihinden sonra yapılan satışlardan ve düzenlenen faturalardan kaynaklandığını taraflar arasındaki akdi ilişkinin kurulmasından sonra, 31.12.2016 tarihli Protokolün akdedildiğini, işbu Protokol'ün 5.maddesi hükmü ile; ---- tarihine kadar davalının davacıdan yapacağı alımlar için düzenlenecek faturalar bedellerine fatura tarihinden itibaren 12 ay vade uygulanacağının, 01.11.2017 tarihinden sonra yapılacak alımlar için düzenlenecek fatura bedellerine ise, ---- Sözleşmesinde olduğu gibi --- vade uygulanacak olduğunun kararlaştırıldığını, davalı tarafından verilen ipoteğin de 01.10.2016 tarihinden önce doğacak davacı alacakları için verilmiş olduğunu, bu hususun---- tarihli---- anlaşıldığını, yapılan araştırmalar ve ihtiyati haciz işlemleri neticesinde, davalının, davacıya olan borçlarını ödemek yerine şirketin halihazır hissedarları olan ... ----- kendilerine ve----- para ve mal aktardıklarının ve sirketin icini davacının alacaklarını tahsil etmesini imkansız hale getirebilmek için boşalttıklarının öğrenildiğini, bu nedenle,---- aralanması” ---gereği bu kişilerin de davacının borçlarından sorumlu (borçlu) olduklarını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalının muaccel borç tutarı olan ---- temerrüt tarihlerinden itibaren 3096 sayılı Kanun'un 2.maddesi uyarınca işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin ortakları ..., ...---- davada taraf sıfatı bulunmadığını; zira davacının iddia ettiği gibi, davalı şirketin ortaklarının akrabalarına ve eski hissedarlara (..----şirketin mal ve paralarını aktardıklarını ispata yönelik herhangi bir delil sunulmadığını, davacı tarafından talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında 20.03.2009 tarihinde imzalanmış bir “----- sözleşmesi” bulunduğunu, bu sözleşmeyle davacının, ----- kapsayan bölgede davacının ürettiği ürünlerin ----münhasır satıcısı olarak tayin edildiğini, davacının, sözleşmenin 8/2 nolu maddesi hükmüne aykırı olarak, denizcilik sektörünün ----olduğu, ----- düştüğü ---- alındığında %50'lere varan fiyat artışları yaptığını, davacı şirketin verdiği fiyatların ------verdiği fiyatların çok üzerinde olduğunu ve rekabet imkanını ortadan kaldırdığını, bu yüksek fiyatların, ----- itibaren davalı şirketin borçlarının artmasına sebep olduğunu, bu nedenle, ----- başlarından itibaren davalının davacıya olan borçlarının vadelerinin 18 aya uzamasına yönelik teamül oluştuğunu, taraflar arasında oluşmuş teamüle göre, -----itibariyle davalının muaccel olmuş borcunun---- olduğunu; dolayısıyla davalının davacıya, davacının iddia ettiği miktarda muaccel borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KARŞI DAVADA; DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------- davalı şirketin ortaklarının ------- beri gösterdikleri ---- sayesinde,---- yılına kadarki dönemde, ---- bilinir ve tanınır hale geldiğini; 2009 yılında yapılan anlaşmadan sonra davalının davacıya ve ---- bulunan genel merkezine yaklaşık ---ödeme yaptığını, buna rağmen davacının------- sayılı dosyasından haksız ve hukuka aykırı olarak ihtiyati haciz karar aldığını, davacının aldığı ihtiyati haciz kararı ile, taraflar arasında akdedilmiş olan ----tarihli sözleşmeyi de eylemli olarak, tek taraflı ve haksız olarak feshettiğini; davalının,----------- payı kazanması, tanınırlığı ve satışlarının artması için yaptığı çalışmalar sebebiyle davacının davalıya ----sözleşmenin “----- ikinci fıkrası hükmü uyarınca davacının, davalının ------projelerinde davacı şirket ürünlerini kullanması halinde davalıya projeye göre değişen miktar ve oranlarda komisyon---- ödemesi gerektiğini; ne var ki ------ davacı tarafından davalıya hiçbir zaman ödenmediğini; bu komisyonun ----- olduğunu, davalıya gönderilen ---- tarihli ihtarname ile bu komisyonun ödenmesinin talep edildiğini, bu komisyonun kesin miktarının tespit edilip davalıya ödenmesi gerektiğini, ---- davalı tarafından temasa geçildiğini, --- ürünlerinin satışının başladığını, ---- anlaşması yapıldığını ve ---- davacının bilgisi dahilinde satışlar yapıldığını; ancak daha sonra sözleşmeye aykırı bir şekilde --- davacı tarafından----- haline getirildiğini, ------ yılları arasında davacı tarafından direkt olarak ---- firmasına ve müşterilerine yaptığı satışların toplam tutarının belirlenerek, buna göre davalının hak ettiği komisyonun davalıya ödenmesi gerektiğini, ------- maddesi hükmüne göre, satılan ---- ve diğer ürünler nedeniyle meydana gelebilecek müşteri zararlarını davacının karşılamakla yükümlü olduğunu, ancak davacının bu zararları hiçbir zaman karşılamadığını, davalının 2009 yılından bu yana müşteri şikayetlerini karşılamak için ------------yapmak zorunda kaldığını, bu masrafların tutarının en az ---- olduğunu, müşteri şikayetlerini gidermek için davalının yapmış olduğu masrafların tutarının davalıya ödenmesi gerektiğini, davacının, davalının sözleşme gereği tek satıcılık --- hakkına sahip olduğu ürünleri doğrudan ve dolaylı olarak sattığını, davacınım; davalının ---- hakkını ihlal etmek suretiyle yaptığı satışlar nedeniyle davalının hak kazandığı alacakların (mahrum kaldığı kazancın) davalıya ödemesi gerektiğini, ---- maddesi hükmü ile davacının, zamanında davalıya teslim edilmeyen ürünler nedeniyle davalının uğradığı zarları gidermeyi ---- ettiğini, fakat buna rağmen, davacının, özellikle ---- ödemelerden sonra bir sonraki günün---- davalıyı iş yapamaz hale getirdiğini ve --- tehdit malzemesi haline getirildiğini, davacının davalının siparişlerine --- koyması yüzünden davalının müşterilere mal teslim edememesi nedeniyle davalının uğradığı zararları da davalıya ödenmesi gerektiğini, portföy tazminatı olarak şimdilik ---, müşteri şikayetlerinin davalı tarafından giderilmesi sebebiyle uğranılan zararlar için şimdilik kâr kayıpları (davacının davalının ----- hakkını ihlal etmek suretiyle doğrudan veya dolaylı olarak müşterilere yaptığı satışlar yüzünden uğranılan kâr kayıpları) nedeniyle uğranılan zararlar için şimdilik --- olmak üzere toplam ----dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, davacıdan (karşı davalıdan) alınarak davalıya (karşı davacıya) ödenmesine karar verilmesini talep etmektedir.CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, karşı davacıya verilmiş --- bulunmadığını, bu nedenle yanlar arasındaki ilişkinin ---- sözleşmesi mahiyette olmadığının kabulü gerektiğini, kaldı ki karşılıklı bir tek satıcılık sözleşmesi bulunmadığını, karşı davacıya belirli münhasır bir satış hakkının tanınmadığını, münhasır bir satış hakkı bulunmadığından müvekkil şirket bakımından bir bölgede satış yapmama yükümlülüğünün söz konusu olmadığını, bu itibarla yanlar arasındaki ilişkinin alelade bir ---- ilişkisi olduğunu, bu sebeple ---- talebinin mümkün olmadığı gibi diğer tazminat taleplerinin de dayanaksız olduğunu savunarak karşı davanın reddini istemiştir.