8. Hukuk Dairesi 2011/4925 E. , 2012/1120 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile ... ve Öksüzlü Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Kahramanmaraş Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 29.11.2010 gün ve 2516/3083 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan mevki ve …
**8. Hukuk Dairesi 2011/4925 E. , 2012/1120 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile ... ve Öksüzlü Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Kahramanmaraş Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 29.11.2010 gün ve 2516/3083 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan mevki ve sınırlarını bildirdiği bir parça taşınmazın 20 yılı aşkın süredir vekil edeninin zilyetliğinde olduğunu açıklayarak çekişmeli yerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazın "kayalık" vasfında olup davacı lehine kazanma şartları gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... tüzel kişiliğine, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın yargılamaya iştirak etmemiş ve cevap vermemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, teknik bilirkişinin 19.04.2010 tarihli raporunda gösterilen 936,12 m2 yüzölçüme sahip yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar: taşınmazın 40 yıla yakın süreden beri davacı tarafından kullanıldığını bildirmiş; ancak, taşınmazın hangi nedenle tescil harici bırakıldığı ve tapulu olup olmadığı Kadastro Müdürlüğünden ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmadığı gibi, davanın niteliği gereği yapılması zorunlu olan ilan yapılmamış, davacı adına belgesizden tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı da Kadastro Müdürlüğünden sorulmamıştır. Mahallinde 07.04.2010 tarihinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar zeminin kayalık iken insan gücü ile düzeltilip imar edildiğini açıklamışlardır. Kural olarak taşlık kayalık niteliği ile tapulama harici bırakılan yerlerin imar ve ihyaya muhtaç olduklarının kabulü gerekir. Bu nedenle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesinde imar ve ihya için öngörülen tüm olumlu koşulların davacı yararına gerçekleşmesi halinde böyle bir yerin kazanmayı sağlayan zilyetlik ve imar-ihya yoluyla edinilmesi mümkündür. İmar ve ihyaya muhtaç yerlerin imar ve ihyasının tamamlandığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 20 yıllık kazanma süresi dolmuş ise diğer kazanma koşullarının varlığı halinde edinilmesi mümkündür.