T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/55 - 2025/1379 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/55 KARAR NO : 2025/1379 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.10.2023 NUMARASI : 2022/745 Esas 2023/588 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 13.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 19.11.2025 İlk der…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/55 - 2025/1379 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/55 KARAR NO : 2025/1379 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.10.2023 NUMARASI : 2022/745 Esas 2023/588 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 13.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 19.11.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.06.2022 tarihinde, davalı ... Ltd. Şti. adına kayıtlı, davalı ... idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ'ne zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın davacı idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu davacının aracının hasarlandığını, davacının 26.738,80 TL tamir ücreti ödemek zorunda kaldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL değer kaybı, 500,00 TL hasar tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davalının sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalının kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu tevsik eden herhangi bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığını, davacıya ait aracın daha önce kazaya karışıp karışmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının davacı tarafından imzalandığını, kaza anının fotoğraflandırmasına göre davacının kullandığı aracın bulunması gerektiği şeritte bulunmadığını, ters şeride geçerek davalının aracına çarptığını, asıl kusurun tam kusur sebebiyle davacıda olduğunu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından tarafların kendi aralarında kaza tespit tutanağı tutması nedeniyle belirlediği kusurda davacının %100 kusurlu olduğunun belirlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %100 oranında kusurlu, davalı sürücünün kusursuz olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bilirkişinin, karşı yan aracının pozisyonunu ve hangi yönden nereye hareket etmekte olduğunu açıklamadan ve bir kroki dahi çizmeden, kazanın oluş biçiminin gerçek bir şekilde analiz etmeden kusur oranını belirlediğini, sanki davalı taraf aracının kendi yolunda seyir eden bir araçmış gibi ifade edildiğini, tarafların olay mahallinde çizdikleri ve imzaladıkları krokide dahi karşı yan aracının yolu diklemesine bölen aracın karşı yan aracının olduğunun açıkça görüldüğünü, raporun soyut verilere dayandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle tamir bedeli ve değer kaybı istemine ilişkin olup mahkemece yapılan yargılama sonucu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu kazaya ilişkin olarak resmi bir kaza tespit tutanağının bulunmadığı, davacı tarafça sunulan taraflar arasında düzenlendiği belirtilen kaza tutanağı fotokopisinin incelenmesinde, araç A sürücüsünün ..., araç B sürücüsünün ... olarak belirtildiği, kazanın oluşuna ilişkin krokinin çizildiği, sürücü ...’ın beyanında, “Vatan Cd. Tarım Kredi Koop. önünden, sol istikamete çıkış yaparken, X aracın yol vermesi üzerine, X aracın yanından B aracı sol çamurluk tarafından çarptı” ifadesinin yer aldığı, B aracı sürücüsü ...’ya ilişkin beyanın tutanakta bulunmadığı, iki araç sürücüsü tarafından da tutanağın imzalandığı görülmüştür. Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranının belirlenmesi yönünden makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda; sonuç olarak “Dosyadaki mevcut bilgi, belgelerle tarafların beyanları ve maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, çizilen kroki ile kaza sonrası kaza ve hasar resimleri incelenip değerlendirildiğinde; kazanın meydana geldiği yol 2 şerit gidiş ve geliş olarak ayrıldığı, davacı taraf ... plakalı araç sürücü Yenimahalle İlçesi Mehmet Akif Ersoy Caddesi üzerinde kendi güzergahındaki istikamette seyir halinde iken, iki şeridinde dolu ve trafiğin de gidiş yolunda yoğun olması nedeniyle, kendi önündeki araçların önüne geçmek istemesi neticesi, ani olarak kendi gidişine göre yasak olan karşı şeride tecavüzle seyir halinde olan diğer araçların önüne geçmek isterken, o esnada davalı taraf ... plakalı araç sürücüsüne yol veren iki şeritteki seyir durumundaki araçların yanından geçmesi sırasında davalı tarafın aracına çarpmayı önleyememiştir. Davacı taraf olan ... plakalı araç sürücüsünün bu uygunsuz hareketi ile, yasak olan karşı şeride tecavüz ederek şerit değiştirme (geçilmemesi gereken daimi sarı şerit çizgisini geçerek) ve kontrolsüz bir şekilde trafik yol sürüş güvenliği ile gereken sürüş emniyetini sağlamadan, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde hareket ederek aracının sağ ön tarafı ile, davalı taraf ... plakalı aracın sol ön tarafına çarptığı anlaşılmıştır. Meydana gelen bu kazanın oluşumunda etken oluşuyla davacı tarafa olan ... plakalı araç sürücüsünün; açıklanan bu hususlar doğrultusunda kendi sorumluluğunu kapsayan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun kusur yönleriyle (46/2-h) ve (56/a-1) maddeleri ile aynı kanunun asli kusurlardan (84/g) maddesinin kural ihlali neticesinde, bu kazada asli ve tam kusurlu (%100 oranında) olduğu kanaatine varılmıştır.” şeklinde görüş bildirilmiş olup bu rapor hükme esas alınarak karar verilmişse de, bilirkişinin kazanın oluşumuna ilişkin belirlemeleri ve değerlendirmesi ile taraflar arasında düzenlendiği belirtilen kaza tespit tutanağındaki kazanın oluşumu yönünden çelişki bulunduğu, davacı tarafın kazanın oluşumuna ve kusur oranına yönelik itirazları yönünden de ek rapor alınmadan karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, taraflar arasında düzenlendiği belirtilen kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasında, kazanın oluşumu yönünden açık çelişki bulunması, davacı tarafın itirazları da gözetilerek olay yerinde keşif icra edilmesi, taraflar arasında düzenlenen kaza tespit tutanağındaki bilgiler, kaza sonrasına ilişkin fotoğraflar ve tarafların beyanları doğrultusunda, araçların seyir istikametleri, çarpma noktası, araçların hasarlanan kısımları, kaza sonrası araçların bulundukları konum gözetilerek kazanın oluşumunda tarafların kusur oranının belirlenmesi yönünden Karayolları Genel Müdürlüğünden emekli üç makine mühendisi bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi kurulundan, davacı tarafın itirazlarını da karşılayacak şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan peşin karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yeniden yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n