(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/4171 E. , 2006/5336 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 7.3.2005 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.1.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereğ…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/4171 E. , 2006/5336 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 7.3.2005 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.1.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, vakıf şerhinin terkini istemiyle açılmış istek hüküm altına alınmış kararı davalı ... Genel Müdürlüğü temyiz etmiştir. Dava konusu taşınmazın kadastro tesbiti 23.11.1998 tarihinde kesinleşmiştir. Kayıtlara vakıf şerhi 8.11.2001 tarihinde işlendiğine göre burada 2.4.2004 tarih ve 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında benimsenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği açıktır. O yüzden mahkemece çekişmenin esası incelenmelidir. Bu tür davalarda vakıf türünün saptanması ve belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli parselde vakfın bir hakkının kalıp kalmadığının taviz bedeli ödenip ödenmeyeceğinin, vakıf şerhinin doğrudan kaldırılması gerekip gerekmediğini hiçbir kuşkuya yer bırakmadan açığa kavuşturulması gerekir. Uygulamada önemli olan vakfın ismi değil niteliğinin aşağıda gösterildiği biçimde belirlenmesidir. Vakfıye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumları ayrı ayrı olacağından vakfın dava konusu parselle bağlantısı keşif suretiyle saptanmalıdır.