T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO-: 2024/145 Esas KARAR NO : 2025/1305 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 16/02/2023 NUMARASI : 2021/392 Esas, 2023/28 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi g…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO-: 2024/145 Esas KARAR NO : 2025/1305 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 16/02/2023 NUMARASI : 2021/392 Esas, 2023/28 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2017/... tescil numaralı "... ... ..." ve 2019/... tescil numaralı "... ..." ibareli markaların sahibi olduğunu, ilgili markaların 44. sınıf kapsamında tescilli olduğunu, müvekkilinin bu markaları kendi web sitesinde ve sosyal medya hesaplarında kullandığını, davalı tarafın “...” ve “...” ibareli markalara başvuru yaptığını, yapılan itiraz sonucunda markaların reddedildiğini, kendileri tarafından davalıya ihtarname göndererek müvekkili markasıyla benzer kullanımları durdurmasını istediklerini, davalı tarafın cevabi ihtarında, müvekkilinden haberdar olunduktan sonra "... ... ..." olarak faaliyetlerine devam ettiğini bildirdiğini, yine davalının müvekkiliyle aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, www.....com sitesindeki ve sosyal medya hesaplarındaki marka kullanımlarının renk ve tasarım olarak müvekkili markasıyla karıştırılmaya yol açtığını, davalı marka kullanımlarının iltibas yarattığını, aynı zamanda haksız rekabete yol açtığını, yine davalının 2019/... tescil numaralı markayı 44. sınıfta kendi adına tescil ettirdiğini, bu markanın da hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve devamında davalının müvekkiline ait 2017/... ve 2019/... tescil numaralı markalara tecavüzün tespitine önlenmesine, durdurulmasına ve kaldırılmasına, tecavüz oluşturan ürünlere el konulmasına, tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınmasına, özellikle masrafları tecavüz edene ait olmak üzere el konulan ürünlerin şekillerinin değiştirilmesi, üzerindeki markaların silinmesi, veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi kaçınılmaz ise imhasına karar verilmesini, masrafları davalıya ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesine, hükümsüzlük talepleri yönünden davalıya ait 2019/... numaralı markanın tüm emtialar bakımından hükümsüzlüğüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından 04.01.2019 tarihinde TPMK nezdinde yapılan başvuruda tescili talep edilen 2019/... numaralı başvurunun davacı tarafın markasına benzerlik gösterdiği gerekçesi ile reddedildiğini, red kararının 07.01.2019 tarihinde verildiğini, ardından davacı tarafından müvekkiline bu markanın kullanılmaması gerektiği aksi halde yasal yollara başvuracağını içeren bir ihtarname gönderildiğini, ihtarname tebellüğ ettiğinde müvekkilinin davacı tarafı daha önce tanımadığını ve markasından haberdar olmadığı için iletişime geçerek, kendi adının da ... olduğunu söyleyerek kendi markasını yaratma gayesi olduğunu beyan ettiğini, davacının ise ... ismine soyadını ve herhangi bir ismi ekleyerek kullanabileceği noktasında bir fikir ileri sürdüğünü, bu ihtar ve konuşma üzerine müvekkilinin iyiniyet gösterip, ihtara konu markayı kullanmayı bırakarak yeni bir marka tasarladığını ve TPMK' ya 2019/02863 sayılı başvuru numarası ile yeni bir marka başvurusu yaptığını, başvuruya konu tasarımın davacının fikir verdiği gibi müvekkilinin ismi ve önceki soy ismi olduğunu, müvekkilinin saç olarak nitelendirdiği 3 adet yay, turkuaz renk, başvurusunda açık olarak yazan "... ..." ünvanını kullandığını, ... ... müvekkilinin adı olduğunu, kötüniyetin söz konusu olmadığını, müvekkilinin başvurusunda kullanmış olduğu ... rengini makalelerde okuduğu yazı üzerine tercih ettiğini, müvekkilinin müşterilerinin, davacının bahsettiği gibi isim benzerliği sanarak müvekkiline gelen tüketiciler olmadığını, aksine verilen kaliteli hizmetten dolayı çoğunlukla referans gösterilerek portföyüne katılan kişiler olduğunu, bu sebeple davacının iddia ettiği gibi bir müşteri kandırma politikasının ve markaya tecavüzün söz konusu olmadığını zira başvurunun tescil edildiğini, tescil edilen bir markanın başka bir markaya, marka tecavüzünde bulunmasının söz konusu olamayacağını, davacının iddia ettiği gibi "..." olarak Google'da aratıldığında; müvekkiline ait internet sitesinin ilk sıralarda çıkmadığını, asıl kötü niyetlinin müvekkiline zarar vermek adına bu davayı açan davacının olduğunu, bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın, ihtiyati tedbir talebinin reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...TPMK nezdinde 2017/... numaralı "... ... ... + şekil" ve 2019/... numaralı "... ... + şekil" markalarının, davacı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. TPMK nezdinde 2019/... numaralı "Life ... ... + şekil" markasının, davalı ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere:Davalının ... hesabında 05/01/2019 tarihinde yayınlanan https://www...... uzantısında ve 09/01/2019 tarihinde yayınlanan https://www...com/... uzantısında bulunan video paylaşımlarındaki "... + şekil" ibaresinin; davacı markalarıyla benzer olduğu, aynı hizmetleri kapsamasından kaynaklı davalı marka kullanımının marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnalarını belirleyen 6769 sayılı SMK'nın 7/3-d.maddesi kapsamında sayılacağından, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği kanaatine varıldığından, davalının ... hesabında 05/01/2019 tarihindeki video paylaşımlarında bulunan "...+şekil" ibaresinin kullanılması nedeni ile davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine karar verilmiştir. Davalının ..., İnstagram ve web sitesindeki "suelaydın hair ... + şekil" ve "... ..." şeklindeki kullanımlarının, davalı markasıyla görsel, işitsel ve kavramsal farklılık arz etmesi nedeni ile davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil etmeyeceği, bununla beraber "... ..." markasının davalının adı olmasından kaynaklı, davalı marka kullanımının marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnalarını belirleyen 6769 sayılı SMK 7/5-a maddesi kapsamında olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı markaları ile davalıya ait "Life ... ... + şekil" markasının; 6769 sayılı SMK'nın 6/1.maddesi kapsamında halk tarafından ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından; TPMK nezdinde davalı adına tescilli 2019/... numaralı markanın hükümsüzlüğü, hükmün ilanı ve diğer taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 1-Davalının ... hesabında 05/01/2019 tarihindeki video paylaşımlarında bulunan "...+şekil" ibaresinin kullanılması nedeni ile davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, 2-TPMK nezdinde davalı adına tescilli 2019/... numaralı markanın hükümsüzlüğü, hükmün ilanı ve diğer taleplerin reddine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davalının müvekkilinin markası ile aynı renk olan turkuaz rengini, yine markanın sol kısmında yerleştirilen ve saç köklerini vurgulayan görselin ... kelimesini kapsayacak şekilde aynısını tasarladığını ve markasal olarak kullandığını, Google arama motoruna “...” yazıldığı zaman davalının internet sitesinin ilk sayfada listelendiğini, Davacının özellikle “saç ekimi” ve dahi “kaş, kirpik, bıyık, sakal vb ekimi konusunda sektörde ciddi bir bilinirliğe sahip olduğunu, tarafların aynı sektörde faaliğyet gösterdiğini ve davalının davacı tanınmışlığından kötü niyetli olarak faydalanmaya çalıştığını, marka tescilinin kötüniyetle yapıldığını, Davalının markayı tescil dışı kullandığı sınıf da 44 olduğunu, davalının internet sayfası ve instagram, ... gibi platformlardaki paylaşımları incelendiğinde davalının “saç ekim merkezi” olarak faaliyet gösterdiği görüleceğini, Davacı markasının önceki tarihli tescilli olduğunu, marka tescilinin savunma olarak ileri sürülemeyeceğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının redde ilişkin hükümleri bozularak kaldırılmasına ve devamında tüm talepleri yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde; Dosyaya sunulmuş 22/09/2021 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkilinin https://....com web adresinde, instagram hesabında ve ... hesabında markasal kullanıma rastlanmadığı, müvekkilinin kullanmış olduğu instagram hesabından davaya konu olan görsel ile ilgili son paylaşımın 9 Ekim 2019 tarihinde yapıldığı, bu tarihten sonraki tüm paylaşımlarda davaya konu olan görsel kullanılmadığının tespit edildiği, davalının marka kullanımının, ortalama hizmet alıcıları açısından karışıklığa sebebiyet vermeyeceğine dair bilirkişi heyet raporu hazırlandığını, davalıya herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğini beyanla ilk derece mahkemes kararının kısmen kabule ilişkin hükümleri bozularak kaldırılması ve davanın reddine kararı verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni ile davalı markasının hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş, davalı vekili tarafından istinaf dilekçesine cevap süresi içinde karşı istinaf talebinde bulunmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının önceki tarihli "... ... +şekil" ibareli markasının 44. Sınıf hizmetlerde, yine "...+ şekil" ibareli markasının 44. Sınıfta tescilli olduğu, davalının " ...+şekil" ibareli markasının 44. Sınıf hizmetlerde tescilli olduğu görülmüştür.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları aynı hizmet sınıfında tescilli olmalarına karşın, bütünsel olarak karşılaştırıldıklarında aralarında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik tespit edilemediği gibi "..." ibaresinin davalının aynı zamanda adı olduğu da dikkate alındığında kullanımının marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnalarını belirleyen 6769 Sayılı SMK md. 7/S(a) kapsamında olduğu, hükümsüzlük talebi ve davalının kendi markasına dayalı kullanımlarına yönelik markaya tecavüz iddiasına dayalı taleplerin reddine dair ilk derece mahkeme kararı yerinde olup, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.Bununla birlikte her ne kadar taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas bulunmamakla birlikte davalı tarafından ... hesabında 05/01/2019 tarihinde yayımlanan videoda "...+şekil" ibaresinin kullanıldığı, davalı kullanımının kendi markasına dayalı olmayıp davacı markasına yaklaştığı, dolayısıyla video içeriğindeki kullanımın davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği görülmekle ilk derece mahkemesi kararının bu yönden de yerinde olduğu anlaşılmıştır. Sunulu bilirkişi raporunda, 05/01/2019 tarihinde yayımlanan videonun inceleme tarihinde dahi halen yayında olduğunun tespit edilmesi karşısında davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalıdan harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/10/2025