12. Ceza Dairesi 2017/3333 E. , 2017/7286 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca 765 sayılı (mülga) TCK'nın 459/2, 45/3, 72, 647 sayılı kanunun 4. ve 2918 sayılı kanunun 119. maddeleri uyarınca mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılama sonunda, 29/01/2010 tarihli karar ile sanığın, 7…
**12. Ceza Dairesi 2017/3333 E. , 2017/7286 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca 765 sayılı (mülga) TCK'nın 459/2, 45/3, 72, 647 sayılı kanunun 4. ve 2918 sayılı kanunun 119. maddeleri uyarınca mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılama sonunda, 29/01/2010 tarihli karar ile sanığın, 765 sayılı (mülga) Türk Ceza Kanunu'nun 459/2, 45/3, 72. maddeleri uyarınca 457,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın, itiraz edilmemesi üzerine 15/03/2010 tarihinde kesinleştiği ve belirtilen tarih itibariyle beş yıllık denetim süresi başladığından, 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu, daha sonra sanığın, 22/04/2010 tarihinde “uyuşturucu ve uyarı madde imal ve ticareti” suçunu işlediği sabit kabul edilerek, Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13/10/2011 tarihli ilamı ile mahkumiyetine hükmedildiği, anılan mahkumiyet hükmünün temyizde onanmak suretiyle 10/05/2015 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlendiğinden, anılan suçun işlendiği 22/04/2010 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği anlaşılmakla; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 765 sayılı (mülga) Türk Ceza Kanunu'nun 459/2. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran aynı kanunun 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, zamanaşımının durma süresi de gözetildiğinde, suç tarihi olan 26/01/2003 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının isteme uygun olarak DÜŞMESİNE, 10/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.