12. Ceza Dairesi 2022/3681 E. , 2024/6825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/19 E., 2019/413 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünül
**12. Ceza Dairesi 2022/3681 E. , 2024/6825 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/19 E., 2019/413 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen kararının, sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.12.2018 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ve müdafinin temyiz istemi hakkında hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafinin temyiz isteği; suçlamaları kabul etmediğine, tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmediğine, suçsuz olduğuna, sanığın kusuru olmadığına, ölüm ile eylem arasında illiyet bağı bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanık ile maktul arasında itişme dışında hiçbir hususun tam olarak ispatlanamadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Gemlik Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve kronik kalp yetmezliği, KOAH ve KAH hastalığı bulunan ... ile sanık arasında taş atıp atılmaması mevzusu nedeniyle çıkan tartışmada tanık beyanlarına göre sanığın ...'ye yumrukla vurduğu, devamında ...'ın sendeleyerek voleybol sahasına doğru yürüdüğü,olay yerine gelen ve kavga edip etmediklerini soran infaz koruma başmemuruna kavga etmediklerini ve nefesinin daraldığını söylediği ve tellere tutunarak kendini yere bıraktığı, sağlık ekibinin derhal müdahale ettiği, ambulans ile hastahaneye kaldırılan ...'ın tüm müdahalelere rağmen vefat ettiği olayda, dosya arasında bulunan otopsi raporuna göre ölenin sağ kaşında, sağ maksiller bölgede, sağ frontelde, sağ püryetal bölgede sağ göz kapağı üzerinde ekimoz olup, kendisinde mevcut kalp hastalığı sonucu vefat ettiği ve ölümü üzerinde etkili harici herhangi bir nedenin tespit edilemediğinin belirtilmesi sonucu mahkemece sanığın taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine ilişkin verilen kararın, sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.12.2018 tarihli ilâmıyla; "...Gemlik Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve kronik kalp yetmezliği, KOAH ve KAH hastalığı bulunan ... ile sanık arasında taş atıp atılmaması mevzusu nedeniyle çıkan tartışmada tanık beyanlarına göre sanığın ...'ye yumrukla vurduğu, devamında ...'ın sendeleyerek voleybol sahasına doğru yürüdüğü,olay yerine gelen ve kavga edip etmediklerini soran infaz koruma başmemuruna kavga etmediklerini ve nefesinin daraldığını söylediği ve tellere tutunarak kendini yere bıraktığı, sağlık ekibinin derhal müdahale ettiği, ambulans ile hastahaneye kaldırılan ...'ın tüm müdahalelere rağmen vefat ettiği olayda, dosya arasında bulunan otopsi raporuna göre ölenin sağ kaşında, sağ maksiller bölgede, sağ frontelde, sağ püryetal bölgede sağ göz kapağı üzerinde ekimoz olup, kendisinde mevcut kalp hastalığı sonucu vefat ettiği ve ölümü üzerinde etkili harici herhangi bir nedenin tespit edilemediğinin belirtilmesi karşısında sanığın yaralama eylemi ile ...'nin ölümü arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığı konusunda ölene ait tüm tedavi evraklarının temini ile İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak, nedensellik bağının tespit edilmesi halinde sanığın eyleminin TCK'nın 85/1. maddesi kapsamında kalacağı gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, uyma kararı verilerek sanığın savunmasının alındığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 1. İhtisas kurulunun 30/10/2019 tarihli raporunda; "....09/09/2015 tarihinde kaldığı cezaevinde kişi ile diğer tutuklu ile arasında tartışma yaşandığı, darba maruz kaldığı iddia edildiği, olayın akabinde fenalaşarak hastaneye arrest olarak götürüldüğü, yapılan müdahalelere cevap alınmayarak öldüğü bildirilen Sait oğlu 1060 doğumlu ... hakkında düzenlenmiş olan dava dosyasının tetkikinde; 1.Otopsisinde tespit edilen kot kırıklarının lokalizasyonları ve özellikleri dikkate alındığında; Yeniden canlandırma işlemleri esnasında husullerinin mümkün olduğu, 2.Otopsisinde dış muayenede tespit edilen travmatik değişimlerin lokalizasyonları, özellikleri ve ağırlıkları itibariyle ölüm meydana getirebilecek nitelikte olmadıkları, iç muayenede kafatasında kırık, kafa içi kanama, beyin doku harabiyeti, beyin kanaması, iç organ ve büyük damar lezyonu tespit edilmediğine göre; Kişide tespit edilen travmatik değişimlerin tek başına ölüm meydana getirebilecek nitelikte olmadıkları, 3.Adli dosyada kayıtlı bilgilerde kişinin tartışma olayı esnasında darp edildiğinin iddia edildiği, otopsisinde dış muayenede; sağ kaş üzerinde 3x1 cm, sağ maksiller.bölgede 2x0,5 cm, sağ frontalde\_2x0,5 cm, sağ paryetal bölgede 2x0,5 cm, sağ göz kapağı üzerinde 1 cm.lik ekimoz, sağ dirsek üzerinde. 5x1 cm., sol dirsek-üzerinde 1 cm altında 2 cm.lik ekimozlu sıyrık tespit edildiği, tespit edilen lezyonların kişinin kasten yaralanma şeklinde darp edildiğinin kabulü halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86-87. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmeye göre; a)Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, b)Kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, 4.Otopsisinde alınan doku örneklerinin Kimya İhtisas Dairesinde yapılan tetkikinde tespit edilen maddelerin kişinin tedavisinde kullanılan ilaç etken maddeleri olduğu, tedavi düzeyinde oldukları, toksik düzeyde olmadıkları aranan diğer toksik maddelerin bulunmadığı bildirildiğine göre; Kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, 5.Otopsisinde ; kalp ve akciğer ağırlıklarında artma, kalp duvar kalınlıklarında artma, koroner arterlerinde daraltıcı vasıfta aterom plakları, mykard kesitlerinde; yaygın geniş nedbe alanı ve aralarında yer yer taze kanama alanları, apekse doğru myokardın incelmiş olduğu görüldüğü, iç organların histopatolojik tetkikinde kalpde; eski myokardial enfarkt, kalp kası tespit edildiği dikkate alındığında; Kişide kronik kalp damar hastalığının mevcut olduğu, 6.Olayın meydana geliş şekli ve otopsisinde tespit edilen bulgular birlikte değerlendirildiğinde; kronik kalp damar hastalığı bulunan kişinin ölümünün maruz kaldığı tartışma olayının efor ve stresinin tetiklediği, ani kardiyak ölüm sonucu meydana gelmiş olduğu, olayla ölüm arasında tıbben illiyet bağı bulunduğu ancak ceza hukuku açısından illiyet bağı olup olmadığı hususunun adli tahkikatla tarafınızca değerlendirilmesinin uygun olacağı oy birliği ile mütalaa olunur..." şeklinde görüş bildirilmesi üzerine, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.