(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/426 E. , 2007/1574 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.12.2003 gününde verilen dilekçe ile kira sözleşmesinin yorumlanması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve i…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/426 E. , 2007/1574 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.12.2003 gününde verilen dilekçe ile kira sözleşmesinin yorumlanması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yanlar arasındaki 26.04.2001 günlü hasılat kira sözleşmesinin kira bedeline ilişkin 7. maddesinin yorumundan kaynaklanmıştır. Davacı sözleşmenin 7. maddesinde kira bedeli olarak kararlaştırılan 96.000.000.000 TL içinde KDV vergisi de bulunduğunu, kiralayanın ayrıca KDV vergisi talep etmek suretiyle çıkardığı muarazanın giderilmesini istemiş, Davalı ise, sözleşme hükmüne göre kiracı davacının ayrıca KDV vergisi ödemesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece dava kabul edilmiş, yıllık kira bedeli içinde KDV’nin dahil olduğu ve davacının bu bedeli ödemek zorunluluğu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir. Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Taraflar arasındaki 26.04.2001 günlü sözleşmenin kira bedeline ilişkin 7. maddesi aynen «yer teslimi tarihinden itibaren takvim yılını kapsayan 1. yıl kirası rüsum içinde 96.000.000.000 TL’dir» şeklindedir. Sözleşmede geçen «rüsum» sözcüğünün ne olduğu Türk Hukuk Lugatının 288 ve 284 sahifelerinde «Devlet dairelerinde ve amme müesseselerinde görülen hizmet ve masrafların karşılığı olarak yalnız o işle alakası olan hakiki veya hükmü şahıslardan alınan varidata denir. Bu itibarla umumi Devlet hizmetlerinin ifası karşılığı olarak ve bu hizmetten bizzat istifade etsin, etmesin kanun hükümleri dairesinde herkesten alınan vergi mefhumundan farklıdır.»olarak tarif edilmiştir. Buna karşılık 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1. maddesi 3/f bendine göre «Gelir Vergisi Kanunun 70. maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri» Katma Değer Vergisi kapsamına dahildir. Görülüyor ki; rüsum sözcüğü ile ifade edilmek istenenle Katma Değer Vergisi Kanununun yukarıda anılan mal ve hakların kiralanması işlemleri ayrı ayrı yasalara tabi ayrı ayrı vergi kaynaklarıdır. Başka bir anlatımla rüsum sözcüğü yukarıda tarifi yapılanın dışında yasaların ayrıca vergilendirdiği diğer vergi dalını kapsamayan özel bir vergidir. Burada hemen belirtilmelidir ki, mahkemenin rüsum vergisinin KDV vergisini de içine aldığını kabul eden görüşünde isabet yoktur. Yine hemen belirtilmelidir ki, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 8. maddesi hükmüne göre de kira geliri elde eden kiralayanlar Katma Değer Vergisi mükellefidir. Kural olarak Katma Değer Vergisinin mükellefi ise de, kira akdinin tarafı olanlar sözleşmeyle Katma Değer Vergisinden kiracıyı sorumlu kılabilir. Hiç kuşkusuz somut uyuşmazlıkta, tarafların sözleşmenin 7. maddesindeki hüküm ile Katma Değer Vergisinden kiracıyı sorumlu tutup tutmadıkları açıkca kararlaştırılmadığından, çekişme sözleşmenin yorumu suretiyle giderilebilecektir. Hukuk litaratüründe yorumda başvurulacak yöntemle ilgili çeşitli teoriler geliştirilmişse de, hukukumuzda Borçlar Kanununun 18. maddesi gereğince sözleşmenin tarafların gerçek ve müşterek iradelerine ulaşılarak yorumlanacağı kabul edilmelidir. Şayet taraflar sözleşmenin 7. maddesini sözleşmede yazılı olduğu gibi değil « yer teslim tarihinden itibaren takvim yılını kapsayan birinci yıl kirası …… 96.000.000.000 TL’dir.» şeklinde düzenleselerdi burada hiçbir tereddüt olmayacak kira parasının Katma Değer Vergisinden aksine sözleşmede hüküm bulunmadığından, kiralayan (davalı) sorumlu olacaktır. Tarafların sözleşme hükmüne «yer teslim tarihinden itibaren takvim yılını kapsayan birinci yıl kirası rüsum içinde; 96.000.000.000 TL’dir.» yazmalarının bir anlamı olması «rüsum içinde» sözcüğünün 7. maddenin bütününe bir anlam katması gerekir. Zira bazen tarafların sözleşme metnine açıkça yazdıklarına bakarak, sözleşme metnine açıkça yazmasalar da aynı zamanda neyi kararlaştırdıklarını anlamak mümkündür. Burada taraflar 96.000.000.000 TL olarak kararlaştırılan kira parasının içine sadece sözleşme konusunun özelliği nedeniyle davacının ödeyeceği rüsum vergisini dahil ederek bunun dışında kalan yıllık kira parasının net olarak davalıya ödenmesini amaçlamıştır. Aksinin düşünülmesi halinde sözleşmenin 7.maddesindeki «rüsum içinde» sözcüğü anlamsız kalır. Hal böyle olunca; yapılan yorumla sözleşmedeki kira parası içine Katma Değer Vergisinin dahil olmadığı bunun kiracıdan ayrıca istenebileceği anlaşıldığından, mahkemenin «rüsum içinde» bütün vergilerin bulunduğu görüşü ile davayı yazılı olduğu şekilde kabul etmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Kabule göre de; taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmenin 7. maddesinde kararlaştırılan yıllık kira parasından değil, yıllık kira parası Katma Değer Vergisinden kaynaklanıp müddeabih Katma Değer Vergisi tutarı ile sınırlı iken yılık kira parası da dava konusu edilmişçesine avukatlık ücreti ve harcın bu miktar üzerinden hesaplanıp yükletilmesi de yanlıştır. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 1. bentteki bozma nedeninde oy çokluğu 2. bendeki bozmada oybirliği ile 21.02.2007 gününde karar verildi. (1.Bende (1.Bende Mualif) Mualif) MUHALEFET ŞERHİ Uyuşmazlık taraflar arasında düzenlenen 26.4.2001 tarihli hasılat kira sözleşmesinin 7.maddesinde kararlaştırılan birinci yıl kirası olan 96.000.000.000 Tl. kira bedeline Katma Değer Vergisinin dahil olup olmadığı noktasındadır. 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun 1.maddesi 3/f bendi ile Gelir Vergisi Kanununun 70.maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri katma değer vergisine tabi tutulmuştur. Aynı yasanın 8.maddesi hükmüne göre de kiraya verenler bu verginin mükellefi sayılmıştır. Kiracının vergi sorumlusu olabilmesi için kira sözleşmesinde bu konuda açık hüküm bulunması gerekir. Sözleşmede bu konuda açıklık yoktur. O halde aksi kararlaştırılmadığından Katma Değer Vergisinin yıllık kira bedelinin içinde olduğunun kabulü gerekir. Rüsum Devlet Dairelerinde ve Kamu Müesseselerinde görülen hizmet ve masraf karşılığı yalnız o işle alakası olan gerçek veya tüzel kişilerden alınan bir vergi türüdür. Kararlaştırılan kira bedeline rüsum’un dahil edilmesi, Katma Değer Vergisinden kiracının sorumlu olduğu anlamını taşımaz. Katma Değer Vergisinden kiracının sorumlu olacağına dair sözleşmede açık hüküm bulunmaması, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre mahkemenin kira bedeline Katma Değer Vergisinin dahil olduğu şeklindeki tesbiti doğru olup, bozma ilamının bir nolu bendinde açıklanan bu konudaki sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum. (Muhalif) MUHALEF ŞERHİ Taraflar arasındaki uyuşmazlık katma değer vergisinin yıllık kira bedeli içinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 3065 sayılı katma değer vergisi kanununun 8.maddesi hükmüne göre katma değer vergisinin mükellefi kira geliri elde eden kiralayandır. Kira akdinin tarafları sözleşmede bu durumun aksini kararlaştırmadıkça katma değer vergisinden kiracı sorumlu değildir. O halde, aksi kararlaştırılmadıkça katma değer vergisinin yıllık kira bedelinin içinde olduğunun kabulü gerekir. Rüsun; genel ve katma bütçeli kamu kurumlarınca yapılan özel hizmet karşılığı alınan bir vergi türü olup, sözleşmeye bu verginin dahil edilmesi, katma değer vergisinin yıllık kira bedelinin dışında olduğu ve kiracı tarafından ödeneceği anlamına gelmez. Bu nedenle; yüksek çoğunluğun katma değer vergisinin yıllık kira bedelinin dışında olduğu ve kiracı tarafından ödenmesi gerektiği yönündeki bozma düşüncesine katılamıyorum. Davalının bu bölüme yönelik temyiz itirazının reddi görüşündeyim. (Muhalif)