Başvuru, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının iptali talebiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının iptali talebiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, kaymakam olarak görev yapmakta iken aynı ilçedeki bir okulda müdür yardımcısı olan E.Z.Z. başvurucu hakkında ihbarda bulunmuştur. Bunun üzerine Balıkesir Valiliği tarafından (Valilik) başvurucunun mülki idare amirliği ile bağdaşmayan tutum içerisinde olduğu iddiasından hareketle disiplin soruşturması başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan E.Z.Z. özetle 2017 yılının Ekim ayında bir eğitim projesi kapsamında sunuculuk görevi yaptığı programdan sonra başvurucunun ihbara konu mesajları göndermeye başladığını, devam eden süreçte önce iş, sonrasında iş dışı konularda konuşmak ve bir yerlere davet etmek şeklinde mesaj ve aramaların çoğaldığını beyan etmiştir. Düzenlenen soruşturma raporunda başvurucu tarafından 2017 yılının Kasım ve Aralık aylarında farklı zaman dilimlerinde telefon ve sosyal medya üzerinden E.Z.Z.ye gönderilen "bu akşam gizlice çalsam kapını içeri alır mısın açar mısın kollarını", "Sarılır mısın aşkla ve şevkle bana", "[Z.] vahşi kedi misin", "Liderlik bana işve sana", "Seni istiyorum, geleceğim yanına her yerini morartacağım", "Neyse vaktim yok, senle uğraşamam şimdi, öptüm", "[N.] bugün seksi iç çamaşırları giyerek beni yatağa bağladı. Amacı beni tahrik etmekti. Benim soğuk davrandığımı görünce kemerle ellerimi sonra iple ayaklarımı bağladı. Daha sonra sana değer verdiğim için yanında getirdiği bıçakla elimi yaraladı. Seni seviyorum. Bunu bil." şeklindeki mesajlara yer verilmiştir. Başvurucunun söz konusu mesajları soruşturmayı yürüten müfettiş önünde inkâr etmesi üzerine anılan mesajlar adli bilişim uzmanları marifetiyle E.Z.Z.ye ait telefon üzerinden yapılan inceleme neticesinde teyit edilmiştir. Soruşturma sonucunda başvurucunun gönderdiği söz konusu mesajlarla 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiilini işlediği kanaati bildirilmiştir. İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu (Kurul) tarafından başvurucunun yazılı ve sözlü savunması alınmıştır. Başvurucu bu kapsamda özetle başarılı bir meslek hayatı sürdürdüğünden, herkese karşı güler yüzlü olduğundan, ihale mevzuatı ve meri mevzuat kapsamında işlemlerin tam yapılmasını denetlediğinden bahsetmiştir. Soruşturmaya konu olayla ilgili olarak da başvurucu, E.Z.Z.nin iddialarının kurgusal ve geçersiz olduğunu, görevini her zaman hukuk ve ahlak kurallarına uygun olarak yerine getirdiğini ifade etmiştir. Sonuç olarak Kurul 30/10/2018 tarihli kararıyla başvurucunun devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasını öngörmüş ise de geçmiş hizmetleri sırasındaki olumlu çalışmalarından dolayı bir alt ceza uygulamak suretiyle 3 yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Başvurucu tarafından anılan işlemin iptali talebiyle 17/1/2019 tarihinde Yozgat İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açılmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu özel hayatı içerisinde müstehcen mesaj gönderdiği gerekçesiyle cezalandırıldığını, bu mesajların mesleki hayatına bir etkisinin olmadığını ve tesis edilen disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. İdare Mahkemesi 13/9/2019 tarihli kararıyla davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, soruşturma raporunda belirtilen ve başvurucu tarafından da ikrar edilmiş olan mesajların özel hayat kapsamında sayılamayacağı, başvurucunun söz konusu mesajları makam ve görevini kullanarak maiyetinde bulunan ve disiplin amiri olan bir memura gönderdiği hususu vurgulanarak dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucu bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstinaf dilekçesinde başvurucu, dava dilekçesindeki iddialarını yinelemekle birlikte söz konusu mesajların ihbar sahibinin telefonu incelenerek elde edildiğini, bu incelemenin soruşturmayı yürütenler tarafından yapıldığını, bağımsız bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını ve kişisel verilerinin hukuka aykırı olarak kullanıldığını ileri sürerek İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi 10/6/2020 tarihinde İdare Mahkemesi kararının usule ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir. Başvurucu, nihai kararı 7/7/2020 tarihinde öğrendiğini bildirmiş ve 6/8/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.