Başvuru, el atmanın önlenmesi ve tazminata karar verilmesi talebiyle açılan davada aleyhe yüksek tutarda yargılama giderlerine hükmedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, el atmanın önlenmesi ve tazminata karar verilmesi talebiyle açılan davada aleyhe yüksek tutarda yargılama giderlerine hükmedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 30/12/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. İkinci Bölüm başvurunun Genel Kurul tarafından incelenmesine karar vermiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP) elde edilen bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Amasya'nın Taşova ilçesinde bulunan sekiz daireli bir taşınmaza kayınbabası olan A.A. ile yüzde ellişer hisseyle malik iken Taşova Sulh Hukuk Mahkemesine başvuruda bulunarak ortaklığın giderilmesini talep etmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesi ortaklığın giderilmesine ve 2, 3, 6 ve 7 No.lu bağımsız bölümlerin başvurucu adına tesciline karar vermiş, anılan karara göre 30/5/2012 tarihinde taşınmaz tapuya tescil edilmiştir. Başvurucu, kayınbabası A.A.nın 2 No.lu bağımsız bölümde oturmaya devam ettiğini belirterek noter aracılığıyla 21/6/2012 tarihinde söz konusu taşınmazın altmış gün içinde boşaltılması talebiyle ihtarname çekmiştir. Başvurucu, 10/5/2013 tarihinde Taşova Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) kayınbabası A.A. aleyhine avukatı aracılığıyla dava açmıştır. Dava dilekçesinde, kendisine ait daireyi kayınbabasının rızası dışında işgal ettiğini ve kira bedeli ödemediğini ileri sürerek söz konusu el atmanın önlenmesini (müdahalenin menini) ve 2012 yılı Ağustos ayı ile dava tarihi arasındaki süre için aylık 250 TL olmak üzere 10 aylık kira kaybı nedeniyle toplam 500 TL tazminatın tarafına ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Başvurucu, dava dilekçesinde dava değerini 000 TL olarak göstermiştir. 13/1/2014 tarihinde keşif yapılmış ve buna istinaden bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporunda 1/8/2012-9/5/2013 tarihleri arasındaki 9 ay 9 günlük süre için kira bedelinin 200 TL olduğu kanaati belirtilmiştir. Davalı A.A.nın vekili 12/3/2014 tarihli duruşmada, müvekkilinin söz konusu daireye yaptığı masraflar nedeniyle daha önce Mahkemenin E.2010/59 sayılı dosyasında açılan ve Mahkemece lehe hükmedilen alacağının kendisine ödenmediğini ileri sürmüştür. A.A.nın vekili ayrıca davacının bu davayı açtıktan sonra aynı zamanda Taşova İcra Dairesinin E.2013/262 sayılı dosyası ile tahliye talebiyle icra takibi başlattığını, icra takibine itirazın Mahkemesince (E.2013/15) reddedildiğini ve temyiz üzerine dosyanın Yargıtayda olduğunu belirtmiştir. Bunun üzerine Mahkeme E.2013/15 ve E.2010/59 sayılı dosyaların Yargıtaydan dönüşünün beklenmesine karar vermiştir. Bu arada davalı A.A. 20/11/2014 tarihinde vefat etmiştir. Vefat üzerine başvurucu vekili verdiği 2/3/2015 tarihli dilekçe ile A.A.nın beş mirasçısının dâhilî davalı olarak kabulünü talep etmiştir. Mahkeme dâhilî davalılara tebligat çıkarmıştır. Başvurucu vekili 13/9/2017 tarihli duruşmada sağlık sebepleri nedeniyle davadan çekilmiştir. Başvurucu 13/12/2017 tarihli duruşmada, işgalin sonlandırılmış olması nedeniyle müdahalenin meni davasının konusunun kalmadığını, sadece tazminata ilişkin talebinin bulunduğunu belirtmiştir. Mahkeme davanın açılmasından sonra altı yılı aşan bir süre sonunda 4/10/2019 tarihli duruşmada karar vermiş ve her iki talep yönünden ayrı ayrı hüküm kurmuştur. Mahkeme, müdahalenin menine yönelik talebin konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına; tazminat talebinin ise kısmen kabulüyle 200 TL'nin başvurucuya ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiştir. Başvurucunun yüzüne tefhim edilen kısa kararda hükmün müdahalenin menine ilişkin kısmına karşı istinaf kanun yolunun açık olduğu, tazminat talebiyle ilgili kısmının ise kesin olduğu belirtilmiştir. Gerekçeli kararda -kısa kararla uyumlu olmakla birlikte- başvurucu aleyhine, dâhilî davalıların bazılarının ayrı avukatlarla yargılamaya devam ettiklerinden bahisle 725 TL'den toplam 450 TL vekâlet ücreti ile haklılık oranına göre 424,88 TL yargılama giderine hükmedilmiştir. Karardan anlaşıldığına göre yargılama giderine esas davanın kabul ve ret oranı tazminat talebi olan 500 TL'ye göre değil dava dilekçesinde gösterilen dava değeri olan 000 TL'ye göre hesaplanmıştır. Kararın hüküm kısmı şu şekildedir:"