8. Ceza Dairesi 2024/12824 E. , 2024/5801 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1302 E., 2018/680 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında verilen kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisin…
**8. Ceza Dairesi 2024/12824 E. , 2024/5801 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1302 E., 2018/680 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında verilen kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 22.05.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık tarafından yapılan istinaf başvurusunun, hükmün düzeltilmesi suretiyle esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usule aykırı şekilde kaldırıldığının kabulü halinde, mahkemece durma kararı verilmesinin gerektiğine, aksi halde sanık hakkında 15.10.2014 tarihli eylemle ilgili mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Dava konusu olay; sanık ...'ın babası tanık A.'in ihbarı üzerine yürütülen soruşturmada, sanığın uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede, sanığın yüklenen fiili işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine ve istinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delilerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince dosya üzerinden beraat kararı verilmesinde usul ve kanuna aykırılık olmadığından Tebliğnamede yer alan bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. 2. Sanığın babası tanık A.D.'nin 15.10.2014 tarihinde yapmış olduğu ihbar üzerine, sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan 2014/49788 soruşturma numarası ile yürütülen soruşturma neticesinde, sanık hakkında 26.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, ilgili kararın sanığa tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ mazbatasına dosya içerisinde rastlanmadığı, tanık A.D.'nin 26.01.2015 tarihinde yine oğlunu uyuşturucu madde kullanırken gördüğünü belirterek ikinci kez ihbarda bulunması üzerine, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında verilen 26.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılıp, 26.01.2015 tarihli ikinci eyleme ilişkin olarak açılan 2015/3971 soruşturma numaralı dosya ile birleştirildiği, soruşturmanın eski kayıt olan 2014/49788 soruşturma numaralı evrak üzerinden devam olunmasına karar verildiği, ardından sanık hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 21.05.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verildiği, bu kararın sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, sanığın belirlenen 1 yılık tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini infaz ettiği, ancak sanığın beş yıllık erteleme süresi zarfında 10.10.2016 ve 27.10.2016 tarihlerinde uyuşturucu madde kullanmak suretiyle ihlalde bulunması üzerine, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2017 tarihli ve 2017/574 Esas sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine hükmolunduğu, söz konusu karara yönelik sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ile Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde her ne kadar sanık hakkında 15.10.2014 ve 26.01.2015 tarihli eylemler bakımından yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verilerek , 10.10.2016 ve 27.10.2016 tarihli ihlal niteliğindeki eylemler bakımından ise suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmış ise de, Sanığın babası tanık A.D.'nin, oğlunun uyuşturucu satın almak için aile bireylerinin ceplerinden para çaldığını ve oğlunun uyuşturucu kullanması nedeniyle tedavi ettirilmesini talep ettiğine ilişkin başvurusu üzerine, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında savunması alınan sanığın, bir yıldır uyuşturucu kullandığını, şu anda günlük 0,5 gr eroin tükettiğini, uyuşturucu müptelası olması nedeniyle pişman olduğunu, tedavi olmak istediğini beyan ettiği, Konya Eğitim Araştırma Hastanesi tarafından sanığın idrarında yapılan incelemede, opiat pozitif çıktığının bildirildiği, yine aynı birim tarafından düzenlenen 29.10.2014 tarihli raporda, sanıkta opioid bağımlılığın düşünülerek, sanığın hastaneye yatışının yapıldığı, tanık A.D.'nin 26.01.2015 tarihli ifadesinde, oğlunun tedaviden sonuç alamadığını, iki üç gün önce yine eroin kullandığını gördüğünü, uyuşturucu madde temin edebilmek için evdeki eşyaları sattığını beyan ettiği, ... Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen 13.10.2016 ve 31.10.2016 tarihli raporlarda, sanığın idrarında metaboliti morfin olan opiyat kimyasal maddesinin pozitif çıktığının bildirildiği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşene kadar sanık tarafından gerçekleştirilen 15.10.2014 ve 26.01.2015 tarihli birinci ve ikinci eylemlerin tek suç kabul edilmesi, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen 10.10.2016 tarihli üçüncü eylemin ihlal sayılan ... olması ve ihlal niteliğindeki bu eylemin soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, ihlal sayılan eylemden sonra fakat iddianame düzenlenmeden önce işlenen 27.10.2016 tarihli dördüncü eylemin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suç hükmünde olması karşısında, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün bu nedenle hukuka uygun olduğu ve sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya kapsamına uymayan yazılı gerekçe ile sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 22.05.2018 tarihli ve 2017/1302 Esas, 2018/680 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.