1. Hukuk Dairesi 2024/489 E. , 2024/1435 K. "" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/43 E., 2022/63 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul / Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/248 E., 2018/382 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmazsa mülkiyetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili t…
**1. Hukuk Dairesi 2024/489 E. , 2024/1435 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/43 E., 2022/63 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul / Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/248 E., 2018/382 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmazsa mülkiyetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; Iğdır ili, ... köyünde kain 109 ada 223 parsel sayılı taşınmazın kendisinin zilyetliğinde olduğunu, taşınmazı nizasız fasılasız 20 yılı aşkın zamandır kullandığını, yine bu taşınmazla bir bütün halinde olan 109 ada 207 parsel sayılı taşınmazın da kendisinin mülkiyetinde olduğunu, dava konusu 223 parsel sayılı kanal vasıflı taşınmazın kadastro tepsiti sırasında diğer taşınmazlardan ayrılarak Maliye Hazinesi adına tespit edildiğini, ayrıca taşınmazın beyanlar hanesinde DSİ lehine şerh bulunduğunu, kadastro tespitinden haberi olmadığından itiraz edemediğini ve tespitin kesinleştiğini ileri sürerek 223 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı DSİ; kadastro çalışması sırasında yapılan tespite davacının itiraz etmediğini, bu nedenle talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca dava konusu taşınmazda DSİ'nin 1980 yılında kanal geçirdiğini, Kadastro Kanununun ön gördüğü 10 ve 20 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, yine Kadastro kanunu'nun 46 ncı maddesinde "Hazine adına kayıtlı taşınmaz mallardan iskan suretiyle veya toprak tevdii suretiyle verilen yerlerin başka şart aranmaksızın hak sahipleri adına tescil ve tescil edilir..." denildiğini ancak maddenin devamında " bu kanun yürürlüğü girdiği tarihte Hazinenin mülkiyetinden çıkmış bulunan veya kamu hizmetine tahsis edilen taşınmaz mallar hakkında bu madde hükmü uygulanmaz" dendiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI