T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/3731 KARAR NO : 2025/2853 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/09/2024 NUMARASI : 2022/483 E - 2024/794 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 11/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/3731 KARAR NO : 2025/2853 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/09/2024 NUMARASI : 2022/483 E - 2024/794 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 11/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine merkezi takip sisteminin ... sayılı dosyasında faturaya dayalı alacağın tahsili yönünden icra takibi başlandığını, borçlu şirketin haksız yere itirazı üzerine takibin durduğunu, takibe konu faturaların, ... no.lu 42.496,45 Tl' lik fatura tüketime ilişkin olup davalılar tarafından 03.12.2021 tarihinde 15.000,00 TL sinin ödendiğini kalan 27.496,45 TL nin takibe konulduğunu, takibe konu ikinci faturanın ... no.lu 64.047,58 TL faturanın da tüketime ilişkin olduğunun bu faturaya ilişkin hiçbir ödeme yapılmadığından tamamının takibe konu edildiğini takibe konu 3. Faturanın ... no.lu 109.300,00 TL lik cezai şart faturası olduğu, davalıların toplam borcunun 200.844,01 TL olduğu ve buna 13.285,40 TL gecikme zammı ilave edilerek toplam 214.429,45 TL takip tutarı (faiz ve masraflar) takip konusu yapıldığını, borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu, arz edilen nedenlerle davalı şirketin ve şahsın haksız itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde ;müvekkili şirket ile davacı yan arasında elektrik kullanımına ilişkin sözleşme bulunduğunu, ancak davacının sözleşme şartlarına uymadığını, bu nedenle müvekkilin sözleşmeye son verdiğini, müvekkili tarafından ödenmesi gereken tüm ödemelerin yapıldığını, müvekkiline ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde bu hususun açıkça ortaya çıkacağını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını,her ne kadar müvekkili ... ...' ın kefil olarak sorumluluğundan söz edilse de, kefaletin kanuni şartları taşımadığı ve geçerli olmadığı ,bu nedenle müvekkili ... ...' ın hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE,Davalıların İstanbul Anadolu MTS İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile, 67.696,15-TL asıl alacak, 7.637,99-TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek aylık %5 gecikme faizi oranı üzerinden takibin DEVAMINA,-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalılar vekili istinaf etmiştir.1- Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde; " Yargılama sürecinde davalı şirketin ticari defterleri incelenmesine karşın müvekkil şirket ticari defter ve kayıtlarında herhangi bir inceleme yapılmaması silahların eşitliği ilkesine aykırı olmakla birlikte kanun hükmüne de aykırıdır... Fatura bedellerini ödememesi hasebiyle sözleşmeyi ihlal eden ilk ve tek tarafın davalı şirket olduğu açık iken, sözleşmeyi ilk ihlal eden tarafın müvekkil şirket olduğu yönündeki tespitler ile cezai şart talebinin reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır... Sözleşmenin 7.1 maddesinin ikinci fıkrasında davalı elektrik alıcısının ödenmemiş faturası bulunması halinde sonraki faturalarının indirimsiz düzenleneceği karara bağlanmıştır. Bu hal sözleşmenin 5.4 maddesindeki indirim oranı değişikliğine karşı Alıcıya fesih hakkı veren halden tamamen ayrıktır.Burada sözleşme kapsamında faturasını vadesinde ödemeyen Tacir-Alıcı, sözleşme kapsamında faturasının indirimsiz düzenlenmesini kabul beyan ve taahhüt etmiştir. Bu durum Alıcı'ya sözleşme kapsamında fesih hakkı vermemekte olup bu halde bir fesih işlemi yapılmış olduğunda dahi bu sözleşmenin hitam tarihinden önce Alıcı tarafından haksız feshi sonucunu doğuracak ve yine müvekkil şirketin cezai şart talep hakkı gündeme gelebilecektir. Davalı şirket, tarafına düzenlenmiş faturaları vadesinde ödememiştir. Üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyen ve sözleşmeyi ihlal eden ilk ve tek tarafın davalı şirket olduğu açıktır... Fatura bedellerinin vadesinde ödenmemesi sebebiyle indirimsiz fatura düzenlenmesi indirim oranında değişiklik yapıldığı anlamına gelmemekte ve dolayısıyla davalıya bir fesih imkanı tanımamaktadır. Hiçbir şekilde mümkün olmaması bir yana, bir an için Alıcı'nın indirim oranı değişikliği karşısında (ki mevcut durum indirim oranı değişikliği değil, Alıcı'nın faturalarını vadesinde ödememesi hasebiyle indirim hakkını kaybetmesidir ve bu davalı Alıcıya fesih hakkı katiyen vermez) fesih hakkı doğduğu düşünüldüğü halde dahi Sözleşme kapsamında bildirimlerin usulü belirlenmiş olup, davalı tarafça gönderilen mail yazısı bildirimlerin usulüne uygun değildir. Buna göre,Alıcı'nın Satıcı'ya ileteceği bildirimlerin ıslak imzalı ve noter yada iadeli taahhütlü posta ile gönderilmesi şarttır. Bu hükmün getiriliş amacı ise mail ile imza ve yetkilinin ve talebin gerçekliğinin anlaşılamamasıdır. Davalı şirketin bildiriminin usule aykırı olması sebebiyle de yerel mahkemenin kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır...Mahkemenin incelemesi eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup, Mahkeme bir yönden davalının feshini 5.4 maddesinin yaptığı atıf ile 9.3 maddeye göre davalının fesih hakkı olduğu değerlendirmesine dayandırmış, bir yandan da müvekkil şirketin ihlal yapan taraf olduğunu değerlendirmiştir ki bu iki durum birbirinden farklı ve sonucu farklı şekilde sözleşmede belirlenmiş durumdur...Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında doğru bir şekilde YEK bedelinin faturada yer alabileceği, davacının bunu talep edebileceği, bu hususun sözleşmeye uygun oluğu değerlendirmesine ve hangi aylara ilişkin yek bedeli talep edildiği izah edilerek tablo ile sunulmasına karşın; kabule göre, yalnızca ekim ve kasım aylarında yek bedeli alınabileceği temelsiz ve gerekçesiz bir şekilde değerlendirilmiştir. yalnızca 2 aya ilişkin yek bedelinin kabul edilip diğer yek bedellerinin hesaplanmaması ve fatura tutarlarından eksiltilmesi tamamen çelişkilidir. çelişkili raporun hükme esas alınması hatalı ve eksik inceleme ile karar verildiğini de göstermektedir" şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.2- Davalılar vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; "yerel mahkemece feshe ilişkin talepleri içerir e-mail ve ses kaydı araştırılmamış bilirkişilerce de inceleme dışı bırakılmıştır. Bu itibarla eksik inceleme ile karar verilmiş olup iş bu kararın kaldırılması gerekmektedir. Davalı müvekkillerden ... ... ile ilgili olarak icra takibinde sözleşme kefili sıfatı ile takip başlatılmış ve gerekçeli kararda da kefaletin geçerli olup olmadığı değerlendirilmeden her iki davalı bakımından kısmen kabul kısmen red kararı verilmiştir.Ancak cevap dilekçemizde de değindiğimiz üzere ... ...' ın kefil olarak sorumluluğundan söz edilse de, kefaletin kanuni şartları taşımadığı ve geçerli olmadığı açıktır. Bu nedenle müvekkil ... ...' ın hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın bu davalı bakımından tümden reddi gerekmektedir.Kefalet sözleşmesinin şekil şartları TBK’nın 583. maddesinde... Kanun koyucu bu hükümle kefalet sözleşmesi için nitelikli bir yazılı şekil şartı getirmiştir. Buna göre kefalet sözleşmesi noterde veya adi yazılı şekilde yapılabilir. Ancak sözleşmede kefilin, sorumlu olacağı azami miktarı, kefalet tarihini ve eğer müteselsil olarak kefalet olacaksa bu hususu kendi el yazısıyla yazmış olması gerekli ve zorunludur.Kanunun aradığı bu şekil şartları geçerlilik şartı olduğundan aksine yapılan kefalet sözleşmeleri kesin olarak hükümsüzdür. Bu kesin hükümsüzlük gereği taraflarca ileri sürülmese dahi hâkim kefalet sözleşmesinin gereken şekilde yapılıp yapılmadığını resen araştırmak zorundadır. Ancak mahkemece bu husus dikkate alınmamış bu nedenle de istinafa konu karar hukuka aykırı hale gelmiştir. %5 lik aylık faiz oranı geçerli kabul edilmemelidir. Sözleşme kapsamında geçerli kabul edilen aylık %5lik faiz oranı bileşik faiz hesabı ile yıllık %60 ı aşmaktadır. Sözleşmenin akdedildiği dönem dikkate alındığında bu oran yıllık reeskont faizinin dahi üzerindedir. Bu faiz koşulunun genel işlem şartı olarak kabulü ile iptal edilmesi gerekmektedir. Ancak hüküm kısmında da yine takibin aylık % 5 lik gecikme faizi ile birlikte devamına karar verilerek hukuken hataya düşülmüştür.Davacı lehine hükmedilen %20 lik icra inkar tazminatı yerinde değildir. Davacı tarafından takibin 214.429,41-TL üzerinden başlatıldığı ve bu rakamın 146.734,00TL lik kısmının iptal edilerek sadece 67.696,15-TL bakımından takibin devamına karar verildiği düşünüldüğünde davacı alacaklının takibin başlangıcında talep ettiği rakamlar bakımından kötü niyetli davrandığı ortadadır. Bu durumda alacaklı olduğu iddiasında bulunan ancak bu iddiasının büyük kısmının reddedildiği davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde değildir.Kaldı ki alacak iddiasının yargılamaya muhtaç olduğu da verilen karar ile birlikte de ortaya konmuş durumdadır." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , davacı tarafından elektrik kullanım bedeli ile cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan MTS İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı İcra Dosyasında, davalı-borçluların itirazı üzerine ilamsız takibin durduğu görülmüştür.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; taraf şirketler arasında elektrik satış sözleşmesi yapıldığı,davacı şirketçe davalıya sözleşme uyarınca indirimli elektrik verileceğinin taahhüt edildiği,taraflar arasındaki sözleşmenin davalının iki adet elektrik faturasına sözleşmede belirtilen süre içinde ödenmediği gerekçesiyle ,davacı tarafça 26/1/2022 tarihinde tek taraflı feshedildiği ve ayrıca cezai şart faturası düzenlendiği anlaşılmaktadır.Davalı taraf ise davacıya gönderilen e-mailde 5/11/2021 itibari ile portföyden çıkış talep edilmiş olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre 1 yıl sabit 0,52 kr üzerinden fatura düzenlenmesi gerekirken sadece mayıs dönemi için bu rakamdan fatura kesildiğini, kefalet şartlarının olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi kurulu raporunda özetle;Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde sözleşmenin 5.4. Maddesinde satıcının indirim oranlarında ve kar miktarlarından değişiklik yapmaya hakkının olduğu, bu durumda sözleşmenin 9.3. Maddesinin hükümlerinin saklı olduğu düzenlenmiştir. Sözleşmenin 5.4. Maddesinin atıf yaptığı 9.3.maddesinde alıcının sözleşmeyi fesih hakkı düzenlenmiş olup, buna göre alıcı indirim oranı değişikliği yapılan fatura tarihinden itibaren 30 gün içinde yazılı bildirim yapmak şartıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir. Kök raporda irdelenmiş olduğu üzere sunulan faturalarda aktif enerji birim fiyatında %4 oranında indirim uygulanmadığı, dolayıyla davalının sözleşmenin 9.3. Maddesi uyarınca sözleşmeyi fesih hakkının doğduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafından davacıya 28/10/2021 tarihinde e-mail gönderilmiş olduğu, bu e-mailde davalının fesih iradesini ortaya koymuş olduğu açıktır. Sözleşmede fesih bildirimin yazılı yapılması gerektiği düzelenmiş olup, bu e-mailin hayatın olağan akışı ve günlük yaşam tecrübelerine göre yazılı fesih olarak nitelendirilmesi mümkündür. Keza TTK m. 18/(3) uyarınca "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır". şeklindeki hükmü uyarınca burada düzenlenen şekil geçerlilik şekli olmayıp ispat şartıdır. Dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından 28/10/2021 tarihinde feshedildiği, bu fesih iradesi ile sözleşmenin ileriye etkili şekilde sona erdiği, bu tarihten sonra davacı tarafından ortaya konulan fesih iradesine sonuç bağlanmasının mümkün olmadığı değerlendirilmektedir. Fesih hakkı bozucu yenilik doğuran hak niteliğinde olduğundan, bu tür hakların etkisi muhataba varmakla sonuç doğurur ve sözleşmenin davalı iradesinin davacıya varmasıyla sona erdiğinin kabul edilmesi gerekir. Taraflar arasındaki sözleşme davacı tarafından değil, davalı tarafından sözleşmenin 9.3. Maddesine dayalı olarak feshedilmiş olduğundan davacının sözleşmenin 9.2.3. Maddesine dayalı olarak ceza koşulu talep etmesi mümkün değildir. Kök raporda da beyan edildiği üzere, sunulan 2021-09 dönem faturasında YEK bedelinin faturada olmadığı, 2021-10 ve 2021-11 dönem faturalarında ise tahakkuk kalemi olarak eklendiği görülmekle ve bunun sebebi anlaşılmamakla birlikte, taraflar arasındaki sözleşmede YEK bedelinin ekleneceğinin kararlaştırılması sebebiyle fatura hesabında ilgili dönemde geçerli olan ve EPDK tarafından yayınlanan birim fiyatlar kallanılarak hesaplama yapılmış ve YEK bedeli zaten faturalara eklenmiştir. Dolayısıyla YEK bedeli konusundaki itiraz anlaşılamamakla birlikte, şayet esas alınan birim fiyata itiraz ediliyorsa, kök raporda da belirtildiği üzere, davacı tarafından sunulan faturalarda YEK bedeli birim fiyatı olarak esas alındığı anlaşılan 299,00.-TL/MWh' nın nereden elde edildiği ve neden esas alındığı anlaşılamadığı için, hiçbir açıklaması olmayan, yasal mevzuata da uygun olmayan bu birim fiyatın esas alınamayacağı kesin olarak anlaşılmaktadır. ... 17.11.2021 son ödeme tarihli fatura için 34.709,89.-TL, 10.12.2021 son ödeme tarihli fatura için 47.986,26.-TL olduğu, sözleşmede tanımlandığı şekilde aylık %5 gecikme faizi oranı üzerinden 09.02.2022 takip tarihi itibariyle toplam borç tutarının 75.334,14.-TL olduğu hesaplanmıştır. " şeklinde görüş bildirilmiştir.Somut olayda, tacir olan tarafların ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü bulunmasına, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ceza koşulunu da içeren sözleşmeyi imzalayan tarafların karşılıklı borç ilişkisi kurarak edimlerini ifa ile yükümlü hâle geldiklerinin kabulü gereklidir.Sözleşmesinin 9. Maddesinde ;" 9.1) Sözleşme'nin Sona Ermesi :İşbu Sözleşme, 4.2'nci maddesinde belirtilen elektrik satışı başlama tarihinden itibaren 36 ay süre ile geçerlidir. Taraflardan herhangi birisi Sözleşme hitam tarihinden altmış (60) takvim günü öncesine kadar Sözleşme'nin fesih edileceğine dair yazılı bildirimde bulunmadığı sürece işbu Sözleşme aynı şartlarla birer yıl kendiliğinden uzatılmış olur. Ancak, Alıcı tarafından EK 1B'de yer alan yöntemlerden aktif enerji birim satış fiyatı olarak sabit fiyat yönteminin seçilmiş olması halinde, taraf- lardan herhangi birisi Sözleşme hitam tarihinden altmış (60) takvim günü öncesine kadar Sözleşme'nin fesih edileceğine dair yazılı bildirimde bulunmadığı sürece, işbu Sözleşme birer yıl uzatılmış olduğunda, yenilenen Sözleşmede uygulanacak tarifenin Düşük Tüketimli Tüketicilere İlişkin Son Kaynak Tedarik Tarifesi olacağını Alıcı kabul, beyan ve taahhüt eder. Bu fesih bildiriminin ve/veya tedarikçi değişikliği taleplerinin tedarik bitiş tarihinde yürürlüğe girebilmesi için Alıcı cari ve tüketimi yapılmış fakat henüz faturalandırılmamış tüm borç- larını peşinen ödemek veya teminatlandırmak mecburiyetindedir. Aksi halde Alıcı, Satıcı'nın bu fesih bildirimini geçersiz sayma yetkisine sahip olduğunu peşinen kabul, beyan, ikrar ve taahhüt eder. Fesih bildiriminin tanımlı süre zarfında yapılmamış olması hallerinde Sözleşme birer yıllık süreler ile otomatik olarak yenilenmiş kabul edilir. 9.2) Sözleşme'nin Satıcı Tarafından Feshi9.2.1) Alıcı'nın işbu Sözleşme'nin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi,9.2.2) Alıcı'nın herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden itibaren 15 takvim günü içerisinde ödememiş olması veya9.2.3) Sözleşme'nin 4.1'inci maddesinde belirtilen ön koşulların Sözleşme tarihinden 15 iş günü geçmiş olmasına rağmen sağlanmamış olması halinde, Satıcı işbu Sözleşmeyi her hangi bir ihbar ve/veya ihtara gerek olmaksızın Sözleşme'den doğan hakları saklı kalmak üzere tek taraflı olarak feshedebilir. Yapı- lanan Elektrik Enerjisi Piyasası, uzun vadeli planlamalarla, daha ucuz ve güvenli elektrik tedariğini hedefle- mektedir. Bu bağlamda Satıcı, Alıcı ile yapmış olduğu Sözleşme akabinde uzun vadeli planlamalar yapıp taah- hütlerde bulunmaktadır. Alıcı'nın işbu Sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle Satıcı'nın işbu Sözleşme'yi feshetmesi halinde, Alıcı Satıcı'ya, son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını ceza-i şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder. Satıcı, her türlü zarar ve ziyanını karşılamak için güvence bedelini irat kaydedecek, güvence bedeli hakkında yasal takip başlatabilecek ve güvence bedelinin zararını karşılamaması halinde Alıcı'ya karşı yasal takip yollarına başvurabilecektir. Satıcı'nın bu madde hükümlerine uygun olarak Sözleşmeyi fesih etmesi durumunda Alıcı'nın tazminat talep hakkı olmayacaktır. Alıcı'nın ödenmeyen faturası bulunması durumunda satıcı gelecekte doğa- bilecek zararlar açısından güvence bedelini saklı tutarak faturaları yasal takibe koyabilir. Faturaların yasal takip yoluyla tahsili durumunda, bir alacağı yok ise güvence bedeli Alıcı'ya iade edilecektir. 9.3) Sözleşme'nin Alıcı Tarafından Feshi ve Tedarikçi DeğişikliğiSatıcı'nın Sözleşme'de yer alan şartlara ve esaslara uygun olarak taahhütlerini yerine getir- memesi ve söz konusu ihlalin Alıcı tarafından yapılacak yazılı bildirimi takip eden 10 (on) iş günü içerisinde Satıcı tarafından giderilmemesi veya Satıcı'nın işbu Sözleşmedeki madde 5.4'teki hallere dayanarak indirim oranını Alıcı aleyhine değiştirmesi durumunda değişikliğin yapıldığı fatura tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde yazılı bildirim yapmak şartı ile, Alıcı Sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir. Bu durumda feshin yürürlüğe girebilmesi için işbu Sözleşme'nin 9.1'inci maddesinde belirtilen koşulların yerine getirilmiş olması şartı aranır. Şayet, işbu Sözleşme hitam tarihinden önce üst paragrafta ve/veya işbu Sözleşme'de belirtilen şartlar dışında bir sebep gösterilerek veya sebepsiz yere Alıcı tarafından tek taraflı olarak fesih edilirse, Alıcı tarafından tedarikçi değişikliği yapılır ise veya Alıcı tarafından elektriğin kullanıldığı işletme bildirimsiz ve/veya tahliye tarihinden en geç 5 takvim günü öncesinden Satıcı'ya bildirilmeden tahliye edilirse, Alıcı Satıcı'ya son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını, ceza-i şart bedeli olarak nakden ve defaten ödeyeceğini kabul, beyan, ikrar ve taahhüt eder. Bu durumda Alıcı, vermiş olduğu güvence bedellerinin irat olarak kayıt edileceğini, güvence bedelinin borcu karşılamaması veya güvence bedeli bulunmaması durumunda Satıcı'nın yasal yollara başvurma hakkının saklı bulunduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder.9.4) Sözleşme'nin Taraflarca Feshiİşbu Sözleşme'nin 9.1, 9.2 ve 9.3'üncü maddeleri saklı kalmak kaydıyla Sözleşme, hitam tari- hinden önce ancak tarafların mutabakatı ile sonlandırılabilir. Şöyle ki, taraflardan biri işbu Sözleşme yüküm- lülüklerine uymaya devam ettiği sürece, diğer taraf işbu Sözleşmeyi Sözleşme hitam tarihinden önce tek taraflı olarak feshedemez." şeklinde düzenleme yapılmıştır.Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9.2. maddesinde; davalının sözleşme hükümlerini ihlal etmesi veya herhangi bir faturanın son ödeme tarihinden itibaren 15 gün geçmiş olmasına rağmen ödenmemiş olması halinde davacının son iki fatura tutarında cezai şart ödemekle yükümlü olduğunun kararlaştırıldığı görülmüştür.Davalı şirket, tarafına düzenlenmiş 17/11/2021 tarihli faturayı vadesinde ve tam olarak ödememiştir. Davalının bu şekilde ,sözleşme ile üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyerek , sözleşmeyi ihlal ettiği,davalı şirketin fatura bedelini son ödeme tarihinde ödemediği, sözleşmenin 3.1 maddesi kapsamında davacının indirimsiz fatura düzenleme hakkının oluştuğu, nitekim takip konusu diğer faturanın indirimsiz düzenlendiği görülmüştür.Bilirkişi kurulunca;" Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde sözleşmenin 5.4. Maddesinde satıcının indirim oranlarında ve kar miktarlarından değişiklik yapmaya hakkının olduğu, bu durumda sözleşmenin 9.3. Maddesinin hükümlerinin saklı olduğu düzenlenmiştir. Sözleşmenin 5.4. Maddesinin atıf yaptığı 9.3.maddesinde alıcının sözleşmeyi fesih hakkı düzenlenmiş olup, buna göre alıcı indirim oranı değişikliği yapılan fatura tarihinden itibaren 30 gün içinde yazılı bildirim yapmak şartıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir" şeklinde tesbit yapılmış ise de ,burada indirim oranında değişiklik yapılmasının sözkonusu olmadığı,ilk fatura geç ödendiğinden ,sonraki faturanın indirimsiz düzenlenmesinin sözkonusu olduğu anlaşılmıştır.Elektrik mühendisi bilirkişi tarafından, takip konusu faturalar ile ilgili olarak YEK bedeli hesaplandığından bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Bu durumda davacının sözleşmeye göre cezai şart talep hakkının bulunduğu , takip konusu faturaların (cezai şart faturası dahil) sözleşmeye uygun hesaplandığı, davalı ... ... yönünden kefaletin geçerli olduğu , böylece davalıların takipteki borca itirazının haksız olduğu anlaşılmakla,davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken,yazılı gerekçe ile kısmen kabul kararı verilmesi hatalı olmuştur. Sözleşmede cezai şart tutarının son bir yıl içinde tahakkuk olunan en yüksek bedelli olan iki aylık fatura toplamı olacağı belirtilmiş olup,bu sebeple alacak likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır.. (Yargıtay 3. HD'nin 2023/1015 E., 2023/3558 K. 16.12.2023 tarihli ve 2023/525E, 2023/2380 K. Nolu 21.09.2023 tarihli ilamları bu yöndedir.)Bu sebeplerle ,tarafların istinaf taleplerinin bu yönlerden kabulü ile ,karar kaldırılıp yeniden esas hakkında aşağıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi gerekir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ve davalı tarafların istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile karar kaldırılarak, yeniden esas hakkında;1-Davanın KABULÜ ile ;Davalıların İstanbul Anadolu MTS İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında borca yönelik İTİRAZLARININ İPTALİ ile, takibin takip talebinde yazılı koşullarla DEVAMINA,2-Alacak cezai şarta ilişkin olup ,likit kabul edilemeyeceğinden davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3- Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 14.647,67 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.661,2 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.986,47 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,(evvelce davalı taraftan bakiye karar ve ilam harcı tahsil edilmiş ise ,mahsubu ile bakiyesinin tahsiline) 4-Davacı tarafça yatırılan 3.661,92-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafça yapılan toplam 8.346,75 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden taraflara istekleri halinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf masraflarının taraflar üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/11/2025