8. Hukuk Dairesi 2016/3624 E. , 2018/18271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün dahili davalı ... vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen malvarlıklarının bir kısmının 2002 yılından önce, bir kısmının 2002 yılından sonr
**8. Hukuk Dairesi 2016/3624 E. , 2018/18271 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün dahili davalı ... vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen malvarlıklarının bir kısmının 2002 yılından önce, bir kısmının 2002 yılından sonra edinildiğini, davacının da çalışarak katkıda bulunduğunu açıklayarak, mal rejiminin tasfiyesi ile katkı payı alacağı ve katılma alacağı isteğinde bulunmuştur. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Davalının yargılama sırasında 09.06.2012 tarihinde vefat etmesi üzerine, mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir. Mahkemece, davacının 155.916,57-TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının ıslah talebi ile bağlı kalınarak 138.669,00-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, dahili davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hükmü temyiz eden dahili davalı ... vekili, 08.01.2016 havale tarihli dilekçe ile adli yardım talebinde bulunmuş, temyiz eden dahili davalı ... vekilinin bu istemi Mahkemece, 08.01.2016 tarihli ara kararla kabul edilmiştir. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı HMK’nin 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanun’un 336/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında yapılırsa bu talep Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay tarafından incelenir. HMK’nin 337/(1). maddesinde de, talep hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilebileceği, adli yardım taleplerinin reddine ilişkin kararlarda sunulan bilgi ve belgelerin kabul edilmeme sebebinin açıkça belirtileceği yazılıdır. HMK’nin 334. maddesinin (1). fıkrasında, “Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.”, 336. maddesinin (2). fıkrasında ise, “Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Yukarıdaki hükümler karşısında, kanun yolu aşamasında adli yardım isteğinin incelenmesi görevi kanun yolu incelemesini yapacak olan Yargıtay’a ait olduğundan, mahkemenin 08.01.2016 tarihli, adli yardım talebinin kabulüne ilişkin ara kararı yok hükmünde olduğundan kaldırılarak, adli yardım talebi ile ilgili yapılan inceleme neticesinde; Dosya kapsamı, tarafların sıfatı, uyuşmazlığın niteliği, Anayasa’nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı ile bu kapsamda adalete ve mahkemeye erişim hakkı gözetildiğinde, HMK’nin 344. maddesi gereğince adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. 1.Davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hüküm, davacı vekiline 23.11.2015 tarihinde, dahili davalı ... vekiline 20.11.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, süresi içinde 04.12.2015 tarihinde dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dahili davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin, davacı vekiline 24.12.2015 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, davacı vekili, harcını da yatırdığı 07.01.2016 e-imza tarihli dilekçesi ile katılma yolu ile temyiz isteğinde bulunmuştur. Davacı vekili tarafından hüküm, 10 günlük temyize cevap süresi kaçırıldıktan sonra 07.01.2016 tarihinde harcı yatırılarak katılma yoluyla temyiz edildiğine, süresinden sonra yapılan temyiz istemi geçersiz bulunduğuna göre davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin sürenin geçmiş olması nedeniyle HUMK'un 432/4. maddesi hükmü uyarınca reddi gerekmiştir. 2-Dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, mahkeme gerekçesindeki "61.342,83+1.845,31+79.163,625" toplamının 142.351,76-TL olup, 155.916,575-TL olarak yazılmasının mahkemesince düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu anlaşıldığına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının redd ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.