3. Hukuk Dairesi 2016/6202 E. , 2016/9965 K. MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 1979 yılında evlendiklerini, dava…
**3. Hukuk Dairesi 2016/6202 E. , 2016/9965 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 1979 yılında evlendiklerini, davalı kocanın sık sık adres dahi bırakmadan evi terk edip birkaç yıl sonra geri döndüğünü, davalının son olarak iki yıl önce yine evi terk ettiğini ve o günden beri kendisinden haber alamadığını, müvekkilinin ev hanımı olup, hiç gelirinin olmadığını belirterek, müvekkili için aylık 600,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanında ise; birlikte yaşadıkları oğlu ile tartıştığı için olay günü evden ayrılmak zorunda kaldığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacı için takdir edilen aylık 350,00 TL tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren geçerli olarak davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, ayrı yaşamda haklılık nedenine dayalı olarak açılmış, tedbir nafakası talebine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 197.maddesine göre, ayrı yaşamakta hakkı olan eş diğer eşten tedbir nafakası isteminde bulunabilir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenlemeler gereği eşler evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katılmak zorundadırlar (TMK.madde 186/son). Buna göre evlilik birliğinin ortak giderleri olan kira, elektrik, yakıt, su ve benzeri giderlere davalı eş katılmak zorundadır. Bu bağlamda; tedbir nafakası miktarı tayin edilirken, birliğin giderlerine katılmada eşlerin "ekonomik güçleri" ile müşterek yaşam sırasında davalının eş ve çocuklarına sağlamış olduğu yaşam düzeyi dikkate alınmalı, hakim; eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyelerinin ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir. .../... -2- Somut olayda; kolluk araştırmasına göre, davacının ev hanımı olduğu, sabit bir geliri bulunmadığı, yalnız yaşadığı ve aylık 150 TL kira ödediği; davalının ise aylık 1.500 TL emekli maaşı ile "istiklal madalyası ve şeref aylığı alanlar" adı altında aylık 525 TL maaş aldığı, yalnız yaşadığı ve aylık 350 TL kira gideri bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle davalının tesbit edilen mevcut gelir durumuna göre, mahkemece takdir edilen nafaka bir miktar az olup, Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır. Hal böyle olunca mahkemece; davalı kocanın tesbit edilen geliri ile orantılı olacak ve onu zarurete düşürmeyecek şekilde...nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine göre davacı lehine daha uygun miktarda nafakalara hükmedilmesi gerekirken, az miktarda nafaka takdiri usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...