4. Hukuk Dairesi 2022/15292 E. , 2023/6629 K. MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1526 E., 2022/1198 K. HÜKÜM/KARAR : Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne/davanın kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Çaycuma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/5 E., 2021/1096 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. …
**4. Hukuk Dairesi 2022/15292 E. , 2023/6629 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1526 E., 2022/1198 K. HÜKÜM/KARAR : Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne/davanın kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Çaycuma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/5 E., 2021/1096 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.05.2013 tarihinde davalının sevk ve idaresindeki traktörüne bağlı tamburlu ot biçme makinesi ile tarlasında ot biçerken tedbirsiz ve dikkatsiz davranarak davacı ...'un yaralanmasına sebep olduğunu, kaza neticesinde çocuğun her iki ayağının dizden aşağısının kesilmek zorunda kaldığını, davalının kazada ağır kusurlu olduğunu ve ceza mahkemesince cezalandırılmasına karar verildiğini, bu olay nedeniyle çocuğun psikolojisinin bozulduğunu, iki bacağına protez takıldığını, bu nedenle fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL iş gücü kaybı nedeniyle maddi tazminat, Harun için 20.000,00 TL manevi tazminat, Ramazan için 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle ve 6.860,00 TL tedavi giderlerinin faturalardaki ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 04.06.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle tedavi gideri talebini 34.437,27 TL'ye ve iş göremezlik tazminatı talebini 439.161,43 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın köyden 800 metre uzaklıkta, etrafı çit ile çevrili yulaf ekili tarlada meydana geldiğini, 8 yaşındaki çocuğun kendi başına gezmesi ve tarlaya girmesi nedeniyle velisi bulunan davacının kusurlu olduğunu, tarlada davalı yanında eşi ve komşusunun yardım için bulunduğunu, davalının otların yüksekliği nedeniyle çocuğu göremediğini, olayın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığını, kusuru bulunsa dahi sürekli iş göremezliğin tedavi hatalarından kaynaklanmış olabileceğini, küçüğün tedavi masraflarını davalının karşıladığını, buna ilişkin banka dekontları bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 21.05.2013 günü davalı traktörüne bağlı "Tamburlu Ot Biçme Makinesi" ile tarlasında ot biçerken dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak küçük Harun'un her iki bacak kısmından yaralanmasına ve bacaklarının kesilmesine neden olduğu, Çaycuma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.012.2016 tarih ve 2014/554 E.ve 2016/ 77 K. sayılı dosyasında davalının cezalandırılmasına karar verildiği, Adli Tıp Kurumu raporunda davacının % 70 oranında sürekli iş göremez duruma geldiği, kusur raporunda olayın meydana gelmesinde davalının % 30 oranında, bakım ve gözetim görevini ihlalden dolayı davacı baba ve dava dışı anne Jale'nin %70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, buna istinaden maddi zarar yönünden 30.04.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada davacı küçük Harun'un 439.161,43 TL zarara uğradığının belirlendiği, ayrıca davacı ... için 7.000,00 TL, davacı küçük Harun için 15.000,00 TL manevi tazminata dosya içerisinde bulunan kusur raporu, davacıların maddi durumları, manevi tazminatın amacı dikkate alınarak hükmedildiği gerekçesiyle küçük ...‘un yaralanması sebebiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi gereğince toplam 439.161,43 TL davalıdan davacının maddi tazminat alacağının olduğunun (ilgili alacak kaleminin mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde 2 numaralı kısa kararda belirtilen süre zarflarından başlamak üzere yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine) tespitine, 30.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ilgili tazminatın tedavi giderleri bölümündeki 7.000,00 TL'sine 07.02.2020 tarihinden, 24.408,00 TL'sinin 25.01.2020 tarihinden, 1.429,00 TL'sinin 10.11.2020 tarihinden, 1.600,24 TL'sinin 18.02.2021 tarihinden itibaren bakiye kalan (394.724,19 TL) ise olay tarihi olan 21.05.2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak davacıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı vekilinin manevi tazminat talebinin kısmi kabulü ile davacı baba ... lehine olay tarihi olan 21.05.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle 7.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, küçük Harun Mosmos lehine olay tarihi olan 21.05.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; aktüer bilirkişi raporuna karşı ek rapor taleplerinin reddedildiğini, ret gerekçesinin belirtilmediğini, ancak raporda ciddi hatalar bulunduğunu, davalının % 30 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmiş olmasına rağmen ve maddi tazminatın tarafların kusurlarına oranlanmasına rağmen harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tamamından davalının sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada alınan ATK raporunda çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit edilirken küçük çocuğun kaza öncesine dair engellilik hali hiç sorgulanmayarak küçük Harun'un tüm engellilik halinin davalıya yüklendiğini, küçük çocuğun kazadan önce psikolojik rahatsızlıklarının olduğuna dair Bartın Devlet Hastanesinden celp edilen 14.05.2012 Tarih ve 104 numaralı ve süreklidir ibareli % 25 oranında zihinsel, ruhsal davranışsal bozukluğuna dair engellilik raporunun mevcut olduğunu, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde küçük çocuğun çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranına ilişkin yeniden rapor aldırılması elzem olduğu halde ATK raporuna itirazlarının da kabul görmediğini, ayrıca küçük çocuğun engelli kalmasında sağlık kuruluşlarının da ihmalleri bulunduğunu, çocuğun Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinden zamanında sevk edilmediğini, hastanede uzun süre bekletilerek kopan uzuvlarının doku ve hücrelerinin ölmesine neden olunduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından birlikte kusur olgusunun atlandığını, tek sorumlu davalı gibi değerlendirme yapıldığını, ağır bir tazminata mahkum edildiğini, tedavi evraklarının teyit edilmediğini, tedavi giderleri bakımından fazlaya dair hakların saklı tutulmadığını, müvekkilinin tedavi gideri ödemesi yaptığını açıklayarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Somut olayda, davaya konu tedavi giderlerinin tamamının faturalı bu anlamda belgeli tedavi gideri olduğu ve 6111 sayılı Kanun gereğince Sosyal Güvenlik Kurumunun tamamından sorumlu olduğu anlaşılmakla, tedavi giderleri yönünden talebin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği, davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulüne karar verildiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde fazlaya dair haklarını saklı tuttuğu, 04.06.2021 tarihli ıslah dilekçesinde tedavi gideri talebini 34.437,24 TL'ye, iş göremezlik tazminatı talebini 439.161,43 TL'ye, toplam talebini de 473.598,67 TL'ye artırdığı, bu durumda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ve yargılama giderlerinin buna göre hesabı gerekirken tümden kabulünin hatalı olduğu, davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf isteminin de kabulü gerektiği, İlk Derece Mahkemesinin kararında bulunan ve yukarıda belirtilen yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, tedavi giderleri talebinin reddine, dosya kapsamındaki aktüer rapor tarihindeki verilere göre yapılan iş göremezlik tazminatı hesabının mahkemece kabul edilen toplam miktardan fazla olduğu anlaşıldığından davacı tarafın istinafa başvurmaması nedeniyle davalı taraf lehine oluşan kazanılmış hakka göre davanın kısmen kabulü ile 439.161,43 TL iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilerek yeniden hüküm kurulduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 439.161,43 TL iş göremezlik tazminatının olay tarihi olan 21.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 7.000,00 TL ve davacı küçük ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile anılan davacılara verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, tedavi gideri talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 21.05.2013 tarihinde davalının kullandığı traktöre bağlı ot biçme makinesinin, davacının yaralanarak malul kalmasına sebep olması nedeni ile kazadan doğan sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 49, 54 ve 56 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle, davacı çocuğun kaza nedeni ile oluşan maluliyeti dikkate alınarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunun olayın oluşuna ve yasaya uygun oluşu, hükmedilen manevi tazminat miktarının olayın ağırlığına nazaran yüksek olmayışı dikkate alındığında davanın kısmen kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.