5. Hukuk Dairesi 2024/13352 E. , 2025/6578 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1503 Esas, 2024/2058 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/1183 Esas, 2021/575 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hâle getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ... yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı Erkal Yücel yönünden
**5. Hukuk Dairesi 2024/13352 E. , 2025/6578 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1503 Esas, 2024/2058 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/1183 Esas, 2021/575 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hâle getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ... yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı Erkal Yücel yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'in ... Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı, ...'in ise (A) Blokta kat maliki olduğunu, davalının ise ... Sitesi (A) Blok 1 numaralı dairenin kat maliki olduğunu, davalının sahip olduğu bağımsız bölümün balkonunu tente ile kapatmış olduğunu, hemen yanına küpeşte cam yaptırdığı ve teras tabir edilen bir alan kazandığını, söz konusu kapatma işleminin hukuka aykırı olduğunu ve eski hale getirilmesi için Beyoğlu .... Noterliğinin 13.09.2017 tarihli ve 16678 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirimde bulunulduğunu, bu nedenlerle ... Mahallesi, 49. Sokak, ... Sitesi (A) Blok 1 numaralı dairenin balkonunun kapatılması işlemi yönünden sözü edilen değişikliğin projesine uygun eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılardan ... Site Yönetimi adına dava açan yönetici ...'in ana taşınmazda bağımsız bölüm maliki olmadığını, kat malikleri tarafından kendisine verilmiş bir özel yetkinin de dosyaya sunulmadığını, aktif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin sahip olduğu bağımsız bölümün ön kısmındaki teras/bahçe alanının yönetim planı ile dairesine tahsis edildiğini, bu alanın ortak alan olmadığını, tapuya şerh edilmiş olan yönetim planının 1. maddesi Ek-2 tahsisli alanları gösterir vaziyet planından bu durumun net şekilde anlaşıldığını, ortak alandan bu alana herhangi bir girişin olmadığını, bu alanın tek kullanım şeklinin müvekkilin dairesinden geçerek sağlandığını, bu kısma üst kat dairelerinden yabancı maddeler düşmesi nedeniyle görüntüyü bozmayacak şekilde sabit olmayan açılır kapanır nitelikte çatı vasfı olmayan tente ile kapalı alan oluşturmayacak şekilde tahsisli alanın temiz kalmasını sağlayacak önlem alındığını belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ... yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ... Sitesi Yönetim Planı ile kat malikleri kurulunun kaldırıldığını, bu kurul yerine blok yapı temsilciler kuruluna yer verildiğini, bu kurulun yetkilendirmesinin yeterli görülmesi gerektiğini, Bakırköy 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/131 Esas sayılı dosyasında her iki davacı için davanın kabul edildiğini belirterek müvekkili ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun (634 sayılı Kanun) 19 uncu maddesinde ortak yer ve tesislerindeki bozukluğun ana yapı ya da bağımsız bölüme zarar vermesi halinde önlem alınması veya bozukluğun giderilmesi için kat maliklerinin rızasının aranmayacağı hususunun düzenlendiğini, Yargıtay’ın da birçok kararında ''can ve mal güvenliği ihtiyacı gibi'' zorunlu hallerin bulunması durumunda proje değişikliği olmadan mecburi değişikliğin yapılması gerektiğini kabul ettiğini, tahsisli alanın, bahçe ve balkon hizasında kalması sebebi ile üçüncü kişilerin ve diğer kat sakinlerinin (üst kat sakinlerinin) müdahalesine açık halde olduğunu, buna ilişkin tahsisli alana yukarıdan düşen taş, makas, sigara izmariti, cam parçası ve çöplerin fotoğraflarının sunulduğunu, ayrıca yağışlı havalarda ortak alandan tahsisli alana ve bağımsız bölüme su basması vakasının sürekli olarak yaşandığını, eksik bilirkişi raporu ile yanlış karar verildiğini, müvekkilinin ana yapı taşınmazın ve bağımsız bölümünün zarar görmemesi için dış görünüşü değiştirmeyecek ve bozmayacak şekilde sabit olmayan açılır kapanır çatı vasfı olmayan tente ile kapalı alan oluşturmayacak şekilde tahsisli alanın temiz ve güvenli kalmasını sağlayacak ve üstten düşecek yabancı maddelere karşı güvenlik tedbiri amacıyla en basit, en şık, en estetik ve ana yapının değerini artıran bir şekilde önlem aldığını, koruma amaçlı yapılan bu tentenin etrafının da kapatılmadığını, kapalı bir balkon haline de dönüştürülmediğini, yapılan işlemin güvenlik nedeni ile olduğu hususunun değerlendirilmediğini, dava konusu yerin bahçe kullanımlı olarak alındığını, yönetim planında da bu durumun kabul edildiğini, bu teras zemin dahil edilerek aidatların alındığını, bu alanın ortak alan değil tahsisli bir alan olduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, davacının malikin bulunduğu daire ile müvekkile ait dairenin tahsisli alanının cephesinin aynı yönde olmadığını, birbirlerini görür vaziyette olmadığını, davacı ... bağımsız bölümünü satın aldığı tarihte müvekkilinin bağımsız bölümünde ikamet ettiğini ve bu tahsisli alanı aynı şekilde kullandığını, davacının tahsisli alanı ve kullanım şeklini görerek ve bilerek bağımsız bölümünü satın aldığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda özetle ''... ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, 49. Sokak 3397 ada 4 parselde bulunan ... Sitesi (A) Blok D:1 adresindeki taşınmazın 2011 tarihli Bağcılar Belediye Başkanlığınca onaylı mimari projesi incelendiğinde; zemin katta, salon ve mutfak balkonunun önündeki bahçede belirlenmiş bir zemin terası bulunmamakta olup yerinde yapılan incelemede; dava konusu dairenin salon bölümü ve mutfak balkonunun önündeki bahçede yer alan, zemini seramik kaplı, ekli fotoğraflardan da görüleceği üzere proje hilafı olarak 10,00 metre x 3,30 metre ebatlarındaki yaklaşık 33 m² alanın yaklaşık 15 santimetre yüksekliğinde beton ile çevrelendiği ve zemin terası oluşturulduğu, bu terasın üstünün açılır kapanır tente ile kapatıldığı ve etrafının açık olduğu, bunun yönetim planına aykırı olduğu, bina ortak alanı olan bahçenin projesine uygun hale getirilmesindeki izlenecek yolun söz konusu taşınmazın yönetim planına ve onaylı mimari projesine aykırı olarak 10,60 metre x 3,30 metre ebatlarında zemin terasının oluşturulduğu, buraya takılan tentenin kaldırılması ve zemin terasının beton ve seramiklerinin kırılması, yıkım sonrası ortaya çıkan molozların ve atıkların nakliye yolu ile ortamdan uzaklaştırılması, projesine uygun olarak söz konusu dairenin önündeki bahçe peyzajının yeniden yapılması'' olarak belirtildiği, davacı vekili tarafından taleplerinin tentenin kaldırılmasına ilişkin olduğu, zemin terasının beton ve seramiklerinin kaldırılmasına ve bahçe peyzajının yeniden yapılmasına ilişkin taleplerinin olmadığına ilişkin 26.02.2021 tarihinde beyanda bulunulduğu, davacı ...'in 3397 ada 4 parsel sayılı taşınmazda bulunan sitede (A) Blok 5 numaralı dairenin maliki olup aktif husumete sahip olduğu, davalının da (A) Blok 1 numaralı dairenin maliki olup pasif husumete sahip olduğu, tapu kaydında şerhli 17.05.2013 tarihli yönetim planının 21 inci maddesinde ''A,B.C.D,E,F.G bloklar için “Toplu Yapı Yönetim Kurulu”, I blok için ise blok yönetimi müsaade etmedikçe blok yapının ön, yan veya arka cephelerine, bağımsız bölümlerin pencere, balkon veya teraslarına, dışardan görünen veya dışarı sarkan levha veya tabela asamazlar veya cam bölmelerin gerisine ışıklı veya ışıksız levha, tabela, afiş, isim vb. vasıtası araçlar kayamazlar, balkon veya teraslara binanın genel görüntü ve güzelliğini bozacak şekil veya renkte güneşlik koyamaz, buraları cam balkonla vs. kapatamaz ve güvenlik önlemleri alamazlar.” düzenlemesine yer verildiği, yine planın 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ise ''Gerek pencereler (pencerelerin içi ve dışı'' gerekse dış cephe üzerinde flama ,tanıtıcı bayrak,tabela,levha ve benzerlerinin bulundurulmasının yasak olduğu'' düzenlemesinin yer aldığı, mimari proje incelenerek verilmiş bilirkişi raporu, yönetim planı ve bilirkişi raporuna ekli fotoğraflar incelendiğinde, bilirkişi raporunda satış vaadi sözleşmesinde tahsisli alan olarak belirtilen yerin projesinde olmadığının belirtildiği, sabit şekilde yapılan tentenin kaldırılmasının kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, davalının istinaf nedeninin yerinde olmadığı, davacının istinaf nedenine ilişkin olarak ise; anataşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve onaylı mimari projeye aykırılıkların eski hale getirilmesine ilişkin davaların mülkiyet hakkına dayanılarak açıldığı, 634 sayılı Kanun'un yöneticinin görev ve yetkilerini düzenleyen 35 inci maddesinde mülkiyet hakkı ile sıkı sıkıya bağlantısı olan müdahalenin önlenmesi ve projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi davası açma yetki ve görevinin bulunmadığını, ancak kat mülkiyeti hukukunun özelliği itibarıyla uygulamada kat maliki olmayan yöneticinin, kat malikleri kurulu tarafından yetkilendirilmesi halinde böyle bir davayı açabileceği, somut davada davacı ...'in site yönetimi adına davayı açtığı, dosya arasına alınan tapu kaydına göre davacının malik olmadığı ve kat malikleri kurulu tarafından verilen bir yetki de bulunmadığından bu davacı yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi kararı yerinde olup davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.