T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1104 - 2025/1160 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1104 KARAR NO : 2025/1160 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06.07.2023 NUMARASI : 2022/583 Esas 2023/521 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15.10.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen k…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1104 - 2025/1160 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1104 KARAR NO : 2025/1160 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06.07.2023 NUMARASI : 2022/583 Esas 2023/521 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15.10.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 08.12.2015 tarihinde davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu ... plakalı araçla davacıya ait emniyet şeridinde park halindeki ... plakalı otobüse çarpması sonucu davacının aracında ekpertiz raporuna göre 151.000,00 TL’lik hasar meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sünücünün % 100 oranında kusurlu olduğunu, ayrıca davacının aracında değer kaybı oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 26.10.2017 tarihli dilekçesi ile dava değerini 50.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı şirket vekili, davanın süresinde açılmadığını, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, kazaya park ihlali yaparak kusurlu şekilde aracını park eden davacının neden olduğunu sigorta şirketince davacının tüm zararının karşılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.. Davalı ... vekili, zamanaşımı nedeni ile davanın reddi gerektiğini, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin değer kaybını da kapsayıp kapsamadığının araştırılmasını talep ettiklerini, kazanın oluşumunda davacının kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 17.10.2019 tarihli ve 2016/769 Esas, 2019/919 Karar sayılı kararla davanın kabulüne ilişkin hükme karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 17.06.2022 tarihli ve 2020/533 Esas, 2022/1645 Karar sayılı kararı ile hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada davanın trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen 11.04.2023 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, 09.10.2017 tarihli bilirkişi raporunda değer kaybının 50.000,00 TL olarak belirlendiği gerekçeleriyle davanın kabulü ile 50.000,00 TL’nin 08.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal oranda temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde, mahkemenin önceki kararının istinaf başvurusu üzerine kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği gerekçesiyle kaldırıldığını, mahkemece Adli Tıp Kurumundan alınan raporda Ankara İl Emniyet Müdürlüğü yazısına itibar edilmediği gibi bu hususa yer verilmediğini, kaldırma kararına uygun bilirkişi raporu alınmadan eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, olay yerinde park ve duraklamanın yasak olup olmadığının sorulması taleplerinin dikkate alınmadığını, hükme esas alınan raporda çelişkiler ve belirsizlikler bulunduğunu, kurallara aykırı park halindeki araca çarpma sonucunda kazanın meydana geldiğini ve davacıya ait aracın sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, aracın park edilmemesi gereken yere park edildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili adli yardım talepli istinaf dilekçesinde, mahkemece zamanaşımı hususu nazara alınmadan karar verildiğini, davanın 08.11.2017 tarihinde ıslah edildiğini ancak harcın 28.01.2019 tarihinde tamamlandığını ve ıslah tarihinin harcın tamamlanması tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, olay tarihinden itibaren işlemeye başlayan zamanaşımının davaya esas 10.000,00 TL kısım açısından durmuşsa da diğer talepler açısından işlemeye devam ettiğini ve 40.000,00 TL’lik kısmın zamanaşımına uğradığını, davacıya ait aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine aykırı park yapması, park edilemez mahale park yapılmış olması değerlendirilmeden davanın kabulüne karar verildiğini, olay yerindeki trafik levhasının tespitine rağmen işaret levhalarına 100 metre mesafede duraklamanın yasak olduğu hükmünün göz ardı edildiğini, kazanın gerçekleşmesinin yegane sebebinin kanuna aykırı park olduğunu, bilirkişi raporunda değer kaybının belirlendiği kısımda tarihin hatalı belirtildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, 08.12.2015 tarihinde davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın davacıya ait park halindeki araca çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, aracının hasar gördüğünü ve değer kaybı oluştuğunu belirterek araç değer kaybı bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece Dairenin 17.06.2022 tarihli ve 2020/533 Esas, 2022/1645 Karar sayılı kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı ... Turizm Ltd.Şti vekili ve adli yardım talepli olarak davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı ...'in adli yardım talebinin, 6100 sayılı HMK'nin 336/3. maddesi uyarınca değerlendirilerek Kanun'un 334 ve devamı maddeleri uyarınca koşulları bulunduğundan kabulüne karar verilerek istinaf incelemesi yapılmıştır. 1-2918 sayılı KTK.'nun 109 maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının 08.12.2015 tarihinde meydana geldiği, zamanaşımı süresinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89/4. ve 66/1-e maddelerine göre 8 yıl olduğu, araç değer kaybı talebine ilişkin davanın 26.04.2016 tarihinde zamanaşımı süresinde açıldığı, 08.11.2017 tarihinde ıslah edildiği ve harcının yatırıldığı anlaşıldığından davalı ... vekilinin davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğine ilişkin istinaf gerekçesi yerinde görülmemiştir. 2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, kaza tespit tutanağına göre sürücü ... idaresindeki araç ile seyir halinde iken yolun sağında emniyet şeridi üzerinde kurallara uygun nizami şekilde park halinde bulunan otobüse arka sol köşe kısmından çarpması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sürücünün 2918 sayılı Kanun'un 52/1.b maddesi kuralını ihlal ettiği, otobüs sürücüsünün kural ihlali bulunmadığının belirtildiği, Daire kaldırma kararı uyarınca Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen 11.04.2023 tarihli raporda, aracın tamamen emniyet şeridi üzerinde iken kazanın meydana geldiği, davalı sürücü ...'in idaresindeki minibüsle seyri sırasında yola gereken dikkatini vermemesi, emniyet şeridini seyir amaçlı kullanmaması, seyrini normal trafik akışının olduğu şeritler üzerinde sürdürmesi gerekirken bahsedilen hususlara riayet etmediği, görüntülerden de anlaşıldığı gibi, dikkatsiz ve tedbirsizliği sonucu emniyet şeridine girerek emniyet şeridi üzerinde park halinde olan otobüse mevcut hızı ile arkadan önlemsiz vaziyette çarptığı ve % 100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait otobüs sürücüsünün normal trafik akışının olduğu şeritlerin dışında, sağdaki emniyet şeridi üzerinde park halinde bulunduğu, ayrıca mahalde aydınlatma olduğundan fark edilebilir durumda olduğu da dikkate alındığında, otobüsün bu mahalde park halinde olmasının olayda bir etkenliği olmadığından sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, raporun kaza tespit tutanağı, kazaya ilişkin görüntüler, toplanan deliller ve daha önce düzenlenen raporlar değerlendirilmek suretiyle düzenlendiği, mahallinde keşif yapılarak düzenlenen 09.10.2017 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerle uyumlu olduğu, makine mühendisi bilirkişi tarafından Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde, gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor ile belirlenen araç değer kaybı bedelinin hüküm altına alınmış olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı ... vekili ve davalı ... Turizm Ltd. Şti vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıların istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 3.415,50 TL istinaf harcından peşin alınan 854,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,50 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı ... adli yardımdan yararlanmış olması nedeniyle istinaf başvurusunda alınmayan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davalı ...'ten tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davalılar tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 6-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 09.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.