4. Hukuk Dairesi 2013/14623 E. , 2014/9238 K. "" MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/03/2013 NUMARASI : 2010/61-2013/126 Davacı B.. P.. vekili Avukat H.G.. tarafından, davalılar ... Gazecilik A.Ş. vd. aleyhine 09/02/2010 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/03/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi da…
**4. Hukuk Dairesi 2013/14623 E. , 2014/9238 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/03/2013 NUMARASI : 2010/61-2013/126 Davacı B.. P.. vekili Avukat H.G.. tarafından, davalılar ... Gazecilik A.Ş. vd. aleyhine 09/02/2010 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/03/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, Milliyet Gazetesi'nin 09/02/2009 tarihli nüshasının 11. sayfasında davalı N.. Ş..'in kaleme aldığı ''Emniyet'ten İki İlginç Şema'' başlıklı yazıda B.. P..'nin kısaltması yazılarak davacı partinin isminin Hrant Dink ve Ergenekon ile ilişkilendirilmeye çalışıldığını, yayında şemaların emniyet istihbaratına dayandığının iddia edildiği, haberin partinin kamuoyundaki itibarını ve saygınlığını zedelemeye yönelik ve siyasi maksatlı olduğunu beyan ederek manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. Davalılar, davaya konu köşe yazısının hukuka uygunluk kriterlerinin tümünü haiz olduğundan manevi tazminat talep etme koşullarının gerçekleşmediğini, davanın konusunu oluşturan şemaların varlığının daha önce de yazılı ve görsel basında yer alarak alenileştiğini, henüz resmi olarak doğrulanmamış iddialar olduğunun okuyucuya aktarıldığını, yazının alenileşmiş bir haberin yeniden ve kapsamlı bir biçimde kamuoyuna aktarımından ibaret olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, kamuoyunda Ergenekon ve Dink cinayeti olarak bilinen davalarda davacı hakkında bir soruşturma bulunmadığı, şema ile Dink davasında sanık ve bağlantılı kişilerle ilişkilendirildiği, emniyet birimlerinde böyle bir şemanın bulunmadığının bildirildiği, hakkında soruşturma olmayan bir kısım kişilerin çıkarılması ve isminin kısaltılması şeklindeki uygulamadan davacının yararlandırılmadığı, şeklindeki gerekçe ile davacı partinin kişilk haklarının ihlal edildiği kabul edilerek istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.