1. Hukuk Dairesi 2010/2935 E. , 2010/6197 K. MAHKEMESİ : TEKİRDAĞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 21/10/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 1155 ada, 4 parsel ile 1156 ada, 2 parsel sayılı taşınmazlarda kayıt maliki olduğunu, komşu 1556 ada, 3 ve 4 parsel maliki davalı S.S. Dalyan Yapı Kooperatifinin, taşınmazları birbirinden ayıran ve masrafını kendisinin karşıladığı istinat duvarını, kanalizasyon ve yağmur atıklarını tahliye edebilmek için tahrip ettiğini, is…
**1. Hukuk Dairesi 2010/2935 E. , 2010/6197 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : TEKİRDAĞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 21/10/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 1155 ada, 4 parsel ile 1156 ada, 2 parsel sayılı taşınmazlarda kayıt maliki olduğunu, komşu 1556 ada, 3 ve 4 parsel maliki davalı S.S. Dalyan Yapı Kooperatifinin, taşınmazları birbirinden ayıran ve masrafını kendisinin karşıladığı istinat duvarını, kanalizasyon ve yağmur atıklarını tahliye edebilmek için tahrip ettiğini, istinat duvarında açılan delikten akıtılacak yağmur vs suların bahçede heyelana neden olacağını, duvardaki tahribatın giderilmesi için 30.000 TL. masraf gerektiğinin tespit edildiğini, ayrıca Kooperatifin A,B,C bloklarının çatı katında imara aykırı kat yapıldığını, D ve C blokta imara aykırı yapılandığını, binalar arasında korunması gereken çekme mesafesine uyulmadığını ileri sürerek elatmanın önlenmesine, davalı kooperatifin imara aykırı yapılaşmasının tespiti ile imara aykırı kat ve balkonların projeye ve imar mevzuatına aykırı kısımlarının giderleri davalılardan alınmak suretiyle yıktırılmasına, tahrip edilen istinat duvarının yapımı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000 TL: tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, şahsi sorumluluğa gidilemeyeceğini, Kooperatif başkanı olarak hareket ettiklerini, imar ve plan ve projeye aykırı yapılaşma olmadığını, davacı tarafından yapılan duvar nedeniyle kooperatif binalarının zarar gördüğünü, yağmur ve sel sularının doğal akış yönünün yapılan duvar ile kesildiğini, bodrum katının sular altında kaldığını su baskınının önlenmesi için duvarda delik açıldığını belirterek davanın husumetten ve esastan reddini savunmuştur. Mahkemece; imara aykırı yapılaşma nedeniyle elatmanın önlenmesi yıkım isteminin idari yargının görev alanında olduğu belirlenerek görev nedeniyle davanın reddine, duvarın tahrip edilmesi nedeniyle talep edilen tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım, tazminat isteklerine ilişkindir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden toplanan delillerden; davacının 1155 ada, 4 ve 1156 ada, 2 parsel sayılı taşınmazlarda kayıt maliki olduğu, komşu 1155 ada, 3 ve 1156 ada, 4 parsel sayılı taşınmazların da davalı S.S. Dalyan Konut Yapı Kooperatifi adına kayıtlı olup, ferdileşmeye gidilmediği, diğer davalıların ise kooperatif yönetiminde çalışan gerçek kişiler olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, davalı yapı kooperatifinin kayden malik olduğu taşınmazlarda imara ve projeye aykırı yapılaştığının tespiti ile imara aykırı kısımların yıkımı, parselleri birbirinden ayıran istinat duvarının tahrip edilmesinden dolayı zararın tazmini ve elatmanın önlenmesi isteği ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece yapılan keşifler sonucu elde edilen bilirkişi raporlarına göre; davalı yapı kooperatifi tarafından yapılan A, B ve C bloklarının kooperatife ait çaplı taşınmaz sınırları içinde kaldığı, davacı parsellerine müdahalesinin olmadığı, imara ve projeye aykırı yapılaşma nedeniyle elatmanın önlenmesi ve yıkım isteminin idari yargının görev alanında olduğu belirlenerek davanın reddine, istinat duvarının tahrip edilmesinden kaynaklanan tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Tarafların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ancak davalı kooperatif yönetimi yanında kooperatifin yöneticisi konumunda olan gerçek kişilere karşı da husumet yöneltildiği anlaşılmaktadır. Kooperatif tüzel kişiliğine yöneltilen bu davada tüzel kişinin üyesi veya ortağı olan yönetici konumundaki gerçek kişilerin taraf sıfatı yoktur. Davanın tüzelkişiye karşı açılması gerekli ve yeterlidir. Hal böyle olunca; kooperatif tüzelkişiliği yanında yönetici konumundaki gerçek kişilerinde kişisel sorumluluğunu doğuracak şekilde aleyhe hüküm kurulması isabetsizdir. Davalı gerçek kişiler E.Ü., H.ve R.S.’nun bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedene hasren HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 31.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.