Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7991 E. , 2024/2073 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7991 Karar No : 2024/2073 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVALI : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... San. Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜREC…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7991 E. , 2024/2073 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7991 Karar No : 2024/2073 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVALI : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... San. Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirketin uhdesinde bulunan S... nolu alçı taşıma maden ruhatına ait 2018 yılı revize işletme faaliyeti raporu kapsamında ihtirazi kayıtla beyan edilen ve ödenen ek Devlet hakkı orman payına ilişkin tahakkukun iptali ile fazladan ödenen 3.764,40 TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin davalı idarenin duyurusuna istinaden ek devlet hakkı bedelini ödediği, söz konusu ödemenin ihtirazi kayıtla yapıldığı, ... Noterliği'ne 24.06.2019 tarihli ihtirazi kayıtla yapılan bildirimde söz konusu hukuka aykırlığın ortaya konulduğu, 3213 sayılı Maden Kanununa eklenen Geçici Madde 43'de de 2019 yılında getirilen düzenlemenin 2018 yılı Devlet hakkı beyan, tahakkuk ve tahsilatlarında uygulanmayacağının belirtildiği, davalı idarenin 02.08.2019 tarihli duyurusu ile de hatalı uygulamadan dönüldüğü, davacı tarafından davalı idarenin resmi internet sitesinde yer alan duyuruya istinaden ödeme yapmasının davacının aleyhine olarak değerlendirilemeyeceği, davalı idarenin hatalı yönlendirmesi olduğunun açık olduğu, aksi yönde beyan durumunda davacı şirket açısından davalı idarece yaptırım uygulanma tehdidi altında olduğu hususu da dikkate alındığında, fazla yapılan ödemeden davalı idarelerin sorumlu olduğu, Maden Ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğün ... tarihli ve E... sayılı yazısı ile 3.764,40-TL tutarındaki tutarın baz alınması gerektiğinin ifade edildiği, ayrıca Mahkemenin E:... sayılı kararının da devlet hakkının 12.548,00-TL olmasının gerektiği yönünde karar verildiği, ek Devlet hakkının da ödenen Devlet hakkının %30'u üzerinden hesaplanması neticesinde 3.764,40-TL olarak ödenmesi gerektiği anlaşılmakla fazladan tahakkuk ettirilen kısım yönünden dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, Anayasanın 125. maddesi uyarınca hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle davacı tarafından ihtirazi kayıtla fazla ödenen 3.764,40-TL'nin ödemenin yapıldığı 25.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yatırılan bedelin faiziyle iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. 3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." düzenlemesi yer almaktadır. Anılan Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir" hükmü bulunmakta olup; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, 6. fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir. Uyuşmazlıkta, ihtirazi kayıtla beyan edilen ve ödenen ek Devlet hakkı orman payına ilişkin tahakkukun iptali ile fazladan ödenen 3.764,40 TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesi kapsamında kalmadığı, nitekim İdare Mahkemesi kararına esas dava değerinin toplam 3.764,40.-TL olması nedeniyle ilk derece mahkemesince kesin karar verileceği istinaf başvurusunda bile bulunulamayacağı, bu nedenle evleviyetle bakılan davanın 2577 sayılı Kanunun 46. maddesi kapsamında da değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 03/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.