4. Hukuk Dairesi 2015/9781 E. , 2017/3124 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 22/09/2014 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; ... hakkında açılan davanın reddine, ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/04/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılard…
**4. Hukuk Dairesi 2015/9781 E. , 2017/3124 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 22/09/2014 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; ... hakkında açılan davanın reddine, ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/04/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılardan ... aleyhine açılan davanın reddine, davalılardan ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalılardan ...’in ... Posta Gazetesi’nin 04.08.2014 tarihli nüshasında Bamteli adlı köşesinde “Paralel Ahlaksızlık” başlıklı yazısı ve 15.05.2014 tarihli nüshasında “Bir Yıl Önce Bugün” başlıklı yazısında kullanılan ifadelerin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini belirterek, uğranılan manevi zararın tazmini isteminde bulunmuştur. Davalılardan ... davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davacı hakkında 04.08.2014 tarihli yazıda yer alan ifadelerin düşünce ve fikir açıklaması kapsamında değerlendirilemeyeceği ve kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle davalılardan ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davalılardan ... aleyhine açılan davanın ise sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.