11. Ceza Dairesi 2021/27614 E. , 2024/4424 K. "" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/299 E., 2016/142 K. SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama Sanık ...'nun temyiz talebi yönünden; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; 7201 s…
**11. Ceza Dairesi 2021/27614 E. , 2024/4424 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/299 E., 2016/142 K. SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama Sanık ...'nun temyiz talebi yönünden; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsendiği, muhatabın bilinen en son adresine çıkarılan tebligatın iade edilmesi veya Merkezî Nüfus İdaresi Sisteminde (MERNİS) kayıtlı adresinin bilinen adresten farklı olması hâlinde MERNİS adresine “MERNİS” şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebligat çıkartılması gerekmektedir. Sanığın dosyada bilinen adresi ile MERNİS adresinin aynı olduğu, bu durumda Mahkemece öncelikle 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası esas alınarak gerekçeli kararın tebliği yoluna gidilmesi, bu şekilde tebligat girişiminin neticesiz kalması durumunda aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası esas alınarak "MERNİS" şerhi düşülmek suretiyle kararın tebliğe çıkarılması gerekirken doğrudan "MERNİS" şerhi ile yapılması suretiyle gerçekleştirilen tebliğ işleminin usûlsüz olduğu anlaşılmakla 08.11.2016 tarihli ek kararın kaldırılması ile sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli ve 2014/299 Esas, 2016/142 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, 1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrası (f) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 38.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,