1. Hukuk Dairesi 2026/1328 E. , 2026/2215 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/85 E., 2025/1834 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/167 E., 2022/45 K. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, aksi takdirde tazminat, olmazsa tenkis istemine ilişkindir. Davacı vekili; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 6 24... parsel sayı…
1. Hukuk Dairesi 2026/1328 E. , 2026/2215 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/85 E., 2025/1834 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/167 E., 2022/45 K. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, aksi takdirde tazminat, olmazsa tenkis istemine ilişkindir. Davacı vekili; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 6 24... parsel sayılı taşınmazın bedeli muris ... tarafından dava dışı ...'e verilerek taşınmazın ... isimli şahıstan satın alındığını ve aynı gün taşınmazın murisin isteği üzerine davalı oğlu ... adına tescil ettirildiğini, taşınmazın önce ... tarafından satın alınmasının nedeninin ... muris ... ile kavgalı olması ve taşınmazı murise satmak istememesinden kaynaklandığını, murisin çocukları arasında ayrım yaptığını, yurtdışında yaşaması nedeniyle müvekkilini dışladıklarını ileri sürerek dava konusu 6 24... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 1/4 oranında davacı adına tapuya tesciline, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın değerinin miras hissesi oranında tazminat olarak ödenmesine veya tenkise karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacının, dava konusu taşınmazın muris tarafından satın alındığına dair dosyaya delil sunamadığını, davalının taşınmazın bedelini ödeyerek ...'den satın aldığını, murisin taşınmazı davalı adına tescil ettirmesini gerektirir bir durum bulunmadığını, murisin dava konusu taşınmaz dışında birçok taşınmazının olduğunu, murisin hiçbir zaman mal kaçırma gibi bir amacının bulunmadığını, murise de yıllarca müvekkili tarafından bakıldığını, davacının zamanaşımına uğrayan taleplerinin de reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın muris adına hiç tescil edilmediği, davacının eşi ve çocuğu dışında dinlenen tanık anlatımlarına göre taşınmazın bedelinin muris değil davalı tarafından ödendiği, taşınmazın alımına murisin katkısı olmadığı, bu hali ile tenkisin de mümkün olmayacağı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın tapu tedavül kaydının incelemesinde taşınmazın muris adına hiç tescil edilmediği, davalının üçüncü kişiden satın almak suretiyle edindiği, taşınmazla ilgili muris tarafından temliki bir işlemin yapılmadığından, 01.04.1974 tarihli ½ sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı, davacının dava konusu taşınmaza ilişkin tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği, öte yandan, dava konusu taşınmazın bedelinin bizzat muris tarafından ödenip davalı adına tescil ettirilmesi koşullarının varlığı halinde tenkis hükümlerinin uygulanabileceği, ne var ki somut olayda davacı tarafın bu yöndeki iddiasının da kanıtlanamadığı; davacının eşi ve çocuğu dışında dinlenen tanık anlatımlarına göre dava konusu taşınmazın bedelinin muris değil davalı tarafından ödendiğinin sabit olduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya, maddi vakıalara aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.