2. Ceza Dairesi 2025/16587 E. , 2026/2188 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/347 E., 2023/561 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, mağdurun kullanmakta olduğu cep telefonuna pandemi ile ilgili bir mesajın geldiği, mesajda bulunan linke tıklaması ile telefonuna zararlı yazılım…
2. Ceza Dairesi 2025/16587 E. , 2026/2188 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/347 E., 2023/561 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, mağdurun kullanmakta olduğu cep telefonuna pandemi ile ilgili bir mesajın geldiği, mesajda bulunan linke tıklaması ile telefonuna zararlı yazılım bulaşması sonucunda ... bankası şubesinde bulunan mağdur hesabından sanığa ait ... Bankası hesabına 1.021,00 Türk lirası tutarında eft yapıldığı, cd çözüm tutanağında parayı çeken şüphelilerden birinin sanık ... olduğunun anlaşıldığı somut olayda, her ne kadar Mahkemesince sanığın üzerine atılı eylemin bilişim sistemlerini kullanmak suretiyle hırsızlık suçunu oluşturacağından bahisle mahkumiyetine karar verilmiş ise de, eylem müştekiye gönderilen mesaj linkinin tıklanması sonucunda gerçekleştiğinden, sanığın üzerine atılı eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-l maddesinde yer alan "kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle" işlenen dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Katılan ...'ın olay tarihinde kullanmakta olduğu cep telefonuna pandemi ile ilgili bir mesajın geldiği, mesajda bulunan linke tıkladığında telefonunu kullanamadığı ve sonrasında hesaplarını kontrol ettiğinde kendi adına ... Bankası nezdinde kayıtlı olan hesabından, hükümlü ... adına ... Bankası nezdinde kayıtlı olan hesaba bilgisi dışında 1.021,00 TL paranın EFT yapıldığını fark ettiği ve şikâyeti üzerine yürütülen soruşturmada, hükümlünün hesabına aktarılan suça konu paranın aynı tarihte hesaptaki diğer paralarla birlikte ATM'den nakit olarak çekildiğinin belirlendiği anlaşılmakla; anlatılan şekilde gerçekleşen olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve dairelerin dolandırıcılık suçu yönünden ortak olarak kabul ettiği hususlar şunlardır; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır, fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalıdır. Sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Bilişim sisteminin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması, kandırılması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Herhangi bir aldatma olmadan bilişim sisteminden yararlanılarak menfaat temin edilmişse dolandırıcılık olarak suç vasfını tayin etmek mümkün değildir. Bu durumda eylem ya 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-e maddesindeki “bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle” hırsızlık suçunu ya da aynı Kanun'un 244/4. maddesinde “Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.” şeklinde tanımı yapılan ve yaptırıma bağlanan suçu oluşturacaktır. Hileli vasıtalarla katılan ...'ın hesap bilgilerinin ve şifresinin elde edildiği ve sonrasında bu bilgilerle katılanın hesabından suça konu miktarda paranın EFT yoluyla hükümlünün hesabına gönderildiği olayda, eylemi öncelikle ikiye ayırmak gerekmektedir. İlk olarak katılanın hesabına ve şifresine, gönderilen aldatıcı SMS'teki linke tıklanması sağlanarak hile ile erişilmiş ve daha sonra ikinci eylem olan para transferi gerçekleştirilmiştir. Bu durumda katılan, hataya ve hileye cep telefonuna gelen SMS'e tıklaması sonucu telefonuna yüklenen casus yazılım kullanılarak bankacılık bilgileri elde edilmek için düşürülmüştür. Sanığın hilesi ile herhangi birisine para transferi yapmak üzere aldatılmak suretiyle bu tuzağa düşürülmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Dairelerin dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için belirlediği ilkelerden birisi de; yukarıda izah edildiği üzere, kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanması gerekliliğidir. Olayımızda katılan ... yalan ve hile olduğu kabul edilen eylemlerle herhangi bir para transferi yapmamıştır. Aldatma öğesi olan cep telefonuna gelen SMS'e tıklaması sonucu telefonuna yüklenen casus yazılım vasıtasıyla hesap bilgilerinin çalınmasına sebebiyet vermiştir. Yani aldatma ve hile, şifre ve banka bilgilerini elde etmeye yöneliktir. Bu eylem de, dolandırıcılık suçunun oluşumuna vücut vermeyecektir. Hileli vasıtalarla elde edilen bu bilgilerle katılanın haberi ve bilgisi olmadan, para transferi sırasında bizzat katılanın iradesini fesada uğratacak bir eylemde bulunmadan, katılanın hesabından bu bilgilerle para transferinin gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Katılanın hesabındaki paranın eksiltilmesinin sebebi katılanın ... ve işlemleri ile yanıltılmış iradesinden kaynaklanmamaktadır, tam tersine olay, hileli ve haksız şekilde elde edilen bilgilerle yeni işlemler yapılarak katılanın hesabının eksiltilmesi şeklinde gerçekleştirilmiştir. Açıklanan gerekçelerle, para transferi sırasında katılanın herhangi bir müdahale ve bilgisinin olmaması, bu konuda aldatılan ve yanıltılan bir iradesinin de bulunmaması, tam aksine katılandan haksız olarak elde edilen bilgilerle hükümlünün hesabına para transferi yapılması nedeniyle eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu değerlendirilmekle; mahkemenin suç vasfının hırsızlık olduğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.