TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR BEBEK AYA HARALAMBOS K İLİSESİ VE BEBEK AYA YAN İ MEZARLIK DOVA K İLİSESİ VE MEZARLI ĞI VAKFI BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2019/26485) Karar Tarihi: 20/12/2022 Başvuru Numaras ı: 2019/26485 Karar Tarihi : 20/12/2022 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Recai AKYEL Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Muhterem İNCE Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucu : Bebek Aya Haralambos Kilisesi ve Bebek Aya Yani Mezarl ık Dova Kilisesi
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR BEBEK AYA HARALAMBOS K İLİSESİ VE BEBEK AYA YAN İ MEZARLIK DOVA K İLİSESİ VE MEZARLI ĞI VAKFI BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2019/26485) Karar Tarihi: 20/12/2022 Başvuru Numaras ı: 2019/26485 Karar Tarihi : 20/12/2022 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Recai AKYEL Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Muhterem İNCE Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucu : Bebek Aya Haralambos Kilisesi ve Bebek Aya Yani Mezarl ık Dova Kilisesi ve Mezarl ığı Vakf ı Vekili : Av. Hülya BENL İSOY I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, cemaat vakf ının taşınmaz ın iadesi talebinin reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 5/8/2019 tarihinde yap ılm ıştır. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 3. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüşünü bildirmi ştir. Başvurucu, Bakanl ığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmu ştur. III. OLAY VE OLGULAR 4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 5. Başvurucu 20/2/2008 tarihli ve 5737 say ılı Vak ıflar Kanunu'nun 3. maddesinde tan ımı yap ılan cemaat vakf ı niteliğindedir. A. Cemaat Vak ıflar ının Taşınmaz Edinme Yetkileriyle İlgili Tarihsel Süreç 6.Boyac ıköy Panayia Evangelistra Kilisesi ve Mektebi Vakf ı (B. No: 2015/17575, 1/2/2017, 34-43) karar ında, cemaat vak ıflar ının taşınmazlar ı ve taşınmaz edinme yetkileriyle ilgili tarihsel süreç aç ıklanm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2019/26485 Karar Tarihi : 20/12/2022 37. Osmanl ı Dönemi'nde ilk defa 16 Şubat 1328 (1912) tarihli "Eşhas ı Hükmiyenin Emvali Gayrimenkuleye Tasarruflar ına Mahsus Kanun-u Muvakkat" ile tüzel ki şilere taşınmaz mal edinebilme olana ğı tan ınm ıştır. Bu nedenle gayrimüslim cemaat vak ıflar ının tasarruflar ında bulunan ta şınmazlar, söz konusu düzenlemenin yürürlü ğe girdiği 1912 y ılına kadar üçüncü ki şiler ad ına tescil edilmi ş olup bu i şleme de nam- ı müstear veya nam- ı mevhum denilmi ştir. An ılan Kanun'la tüzel ki şilere bu tarihten sonra ta şınmazlarda temellük ve tasarruf imkân ı sağlanm ış, ayr ıca tüzel ki şilerin bu tarihte fiilen tasarruflar ı alt ında olup başkalar ı ad ına tapuya tescil ettirdikleri mallar ının da kanunda öngörülen ko şullar dâhilinde kendi adlar ına tescil edilmesine olanak sa ğlanm ıştır. 8. Cumhuriyet Dönemi öncesinde geni ş bir uygulamaya sahip olan vak ıf müessesesi, 17/2/1926 tarihli ve 743 say ılı mülga Türk Kanunu Medenisi'nin kabulünden sonra da varl ığını sürdürmü ştür. 29/5/1926 tarihli ve 864 say ılı mülga Kanunu Medeninin Sureti Mer iyet ve Şekli Tatbiki Hakk ında Kanun'un 8. maddesinde 743 say ılı mülga Kanun'un yürürlü ğe girmesinden önce kurulan vak ıflar için ayr ı bir tatbikat kanunu çıkar ılmas ı gerektiği, yeni kurulan vak ıflar ın ise 743 say ılı Kanun'a tabi olaca ğı belirtilmi ştir (Agavni Mari Hazaryan ve di ğerleri , B. No: 2014/4715, 15/6/2016, 80). 9. Bu do ğrultuda 5/6/1935 tarihinde kabul edilen 2762 say ılı mülga Vak ıflar Kanunu'nun 1. maddesinde gayrimüslim cemaatlerce idare edilen vak ıflar, mütevellileri veya seçilmiş heyetleri taraf ından idare olunmak üzere mülhak vak ıflar aras ında say ılm ış; bu Kanun'un 44. maddesinde de vak ıflar ın tasarruflar ında bulunan ta şınmazlar ın vak ıf kütüğüne ve tapu siciline tescil edilmesi öngörülmü ştür. Ayr ıca ayn ı Kanun un geçici 1. maddesinde de gayrimüslim cemaat vak ıflar ını idare eden ki şilerce bu vak ıflara ait bütün mallar ın, gelirlerin ve bunlar ı sarf ettikleri yerlerin birer beyanname ile Vak ıflar İdaresine bildirilmesi gere ği düzenlenmi ştir. Uygulamada "1936 Beyannamesi" olarak adland ırılan bu bildirimler, Yarg ıtay taraf ından vak ıf senedi olarak kabul edilmi ştir. 10. Osmanl ı Dönemi'nde 1912 y ılına kadar tüzel ki şilerin taşınmazlar ını kendi adlar ına tapuya tescil ettirememeleri sebebiyle ço ğunlukla bir nam- ı müstear ya da nam- ı mevhum ad ına kaydedilen ta şınmazlar bak ımından Yarg ıtay İçtihatlar ı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 2/12/1942 tarihli ve 3/25 say ılı içtihad ı birleştirme karar ı ile 2762 say ılı Kanun'un 44. maddesine göre bu tür ta şınmazlar ın vak ıf ad ına idari yoldan tapuya tescil edilebilmesi için kay ıt sahibinin muvafakatine ihtiyaç oldu ğu belirtilmi ştir. 11. Buna kar şılık 2762 say ılı Kanun un 44. maddesine ili şkin Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 2/7/1956 tarihli ve 1972 say ılı tefsir karar ında nam- ı müstear vey a nam- ı mevhum ad ına kaydedilen ta şınmazlar ın kay ıt malikinin r ızas ı aranmaks ızın cemaat vak ıflar ı ad ına tapuya tescil edilebilece ği belirtilmi ştir. Bu karar ın ilgili k ısm ı şöyledir: "... Şu halde yukarda izah edildi ği veçhile kanun vazu gerek 16 Şubat 1328 tarihl i kanun ve gerekse 2762 say ılı kanunun 44 üncü maddesinde koydu ğu hükümlerle ondan evvel hükmi şahıslar ın gayrimenkule tasarruf hakk ının memnu olmas ından doğan ıztırar ile tapuda cemaatlerle münasebeti olan mevcut veya mevhun hakikî şahıslar üzerinde kaydedilmi ş ve fakat fiilî tasarruf ve intifa ı cemaat vak ıflar ına ait oldu ğu 44 üncü madded e yaz ılı karinelerle bir hakikat olarak kabul edilmi ş bulunan gayrimenkullerin cemaat hükm i şahıslar ı nam ına kay ıtlar ının tashihi için tapuca bu mallar kendi uhdelerinde mukayye t görünen şahıslar ın r ıza ve muvafakatlerine ihtiyaç olmadan tescili kanun vaz ıının matlûp v e maksudu oldu ğuna şüphe edilemez..." Başvuru Numaras ı: 2019/26485 Karar Tarihi : 20/12/2022 412. Ancak Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun 8/5/1974 tarihli ve E.1971/2-820, K.1974/505 say ılı karar ıyla cemaat vak ıflar ının 1936 y ılında verdikleri beyannameleri n vak ıfname olarak kabulünün zorunlu oldu ğu, vak ıfnamelerinde mal ya da ba ğış kabul edebilecekleri yönünde aç ıklık bulunmayan vak ıflar ın ise gerek do ğrudan gerekse vasiyet yoluyla ta şınmaz mal iktisap edemeyecekleri belirtilmi ştir. Benzer yakla şım, Dan ıştay taraf ından da benimsenmi ştir (Dan ıştay Onuncu Dairesinin 26/5/1982 tarihli ve E.1982/3285, K.1982/1413 say ılı; 26/3/1992 tarihli ve E.1991/1596, K.1992/1144 say ılı kararlar ı). 13. 3/8/2002 tarihli ve 4771 say ılı Kanun un 4. maddesiyle 2762 say ılı Kanun un 1. maddesine eklenen f ıkralarla yap ılan değişiklikle, vakfiyeleri olup olmad ığına bak ılmaks ızın cemaat vak ıflar ının Bakanlar Kurulunun izniyle dinî, hayri, sosyal, e ğitsel, s ıhhi ve kültürel alanlardaki ihtiyaçlar ını karşılamak üzere ta şınmaz mal edinebilmelerine ve ta şınmaz mallar ı üzerinde tasarrufta bulunabilmelerine olanak sa ğlanm ıştır. Bu kanun de ğişikliğinin iptali için Anayasa Mahkemesine yap ılan başvuru da Anayasa Mahkemesinin 27/12/2002 tarihli ve E.2002/146, K.2002/201 say ılı karar ıyla reddedilmi ştir. An ılan karardan sonra da 2/1/2003 tarihli ve 4778 say ılı Kanun la yap ılan düzenleme ile Bakanlar Kurulu yerine Vak ıflar Genel Müdürlüğünün izninin yeterli olaca ğı hükmü getirilmi ştir. 14. 27/2/2008 tarihinde yürürlü ğe giren 20/2/2008 tarihli ve 5737 say ılı Vak ıflar Kanunu'nun 80. maddesi ile 2762 say ılı Kanun yürürlükten kald ırılm ıştır. 5737 say ılı Kanun'un 3. maddesinde cemaat vak ıflar ı, vakfiyeleri olup olmad ığına bak ılmaks ızın 2762 say ılı mülga Kanun gere ğince tüzel ki şilik kazanm ış ve mensuplar ı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Türkiye deki gayrimüslim cemaatlere ait vak ıflar olarak tan ımlanm ıştır. Bu Kanun'un 12. maddesiyle de önceki yasal düzenlemelerden farkl ı olarak cemaat vak ıflar ına herhangi bir makamdan izin almaks ızın ve vak ıf amac ıyla öngörülen hizmetleri gerçekleştirme koşulu aranmaks ızın mal edinebilme olana ğı tan ınm ıştır. An ılan maddenin iptali için yap ılan başvuru ise Anayasa Mahkemesinin 17/6/2010 tarihli ve E.2008/22, K.2010/82 say ılı karar ıyla reddedilmi ştir. 15. Bunun yan ı s ıra 5737 say ılı Kanun un geçici 7. maddesi ile 1936 Beyannamesi'nde kay ıtlı olup hâlen bu vak ıflar ın tasarruflar ında bulunan nam- ı müstear veya nam- ı mevhumlar ad ına tapuda kay ıtlı olan taşınmazlar ile 1936 Beyannamesi'nden sonra cemaat vak ıflar ı taraf ından sat ın al ınm ış veya cemaat vak ıflar ına vasiyet edildi ği ya da bağışland ığı hâlde mal edinememe gerekçesiyle Hazine veya Vak ıflar Genel Müdürlü ğü ya da vasiyet edenler veya ba ğışlayanlar ad ına tapuda kay ıtlı olan ta şınmazlar ın tapu kay ıtlar ındaki hak ve mükellefiyetleri ile birlikte bu Kanun un yürürlü ğe girdiği tarihten itibaren on sekiz ay içinde müracaat edilmesi hâlinde Vak ıflar Meclisinin olumlu karar ından sonra ilgili tapu sicil müdürlüklerince cemaat vak ıflar ı ad ına tescil edilmeleri hükme bağlanm ıştır. 16. 5737 say ılı Kanun'a 22/8/2011 tarihli ve 651 say ılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 17. maddesiyle eklenen geçici 11. maddenin birinci f ıkras ı ile cemaat vak ıflar ının 1936 Beyannamesi'nde kay ıtlı olup malik hanesi aç ık olan ta şınmazlar ı, 1936 Beyannamesi'nde kay ıtlı olup kamula ştırma, sat ış ve trampa d ışındaki nedenlerle Hazine, Vak ıflar Genel Müdürlü ğü, belediye ve il özel idaresi ad ına kay ıtlı taşınmazlar ı ve 1936 Beyannamesi'nde kay ıtlı olup kamu kurumlar ı ad ına tescilli olan mezarl ıklar ı ile çeşmelerinin tapu kay ıtlar ındaki hak ve mükellefiyetleri ile birlikte bu maddenin yürürlü ğe girdiği tarihten itibaren on iki ay içinde müracaat edilmesi hâlinde Vak ıflar Meclisinin olumlu karar ından sonra ilgili tapu sicil müdürlüklerince cemaat vak ıflar ı ad ına tescil edilmesine olanak tan ınm ıştır. Ayr ıca maddenin ikinci f ıkras ında da cemaat vak ıflar ı taraf ından sat ın al ınm ış Başvuru Numaras ı: 2019/26485 Karar Tarihi : 20/12/2022 5veya cemaat vak ıflar ına vasiyet edildi ği ya da ba ğışland ığı hâlde mal edinememe gerekçesiyle Hazine veya Vak ıflar Genel Müdürlü ğü ad ına tapuda kaydedilen ta şınmazlarda n üçüncü şahıslar ad ına kay ıtlı olanlar ın Maliye Bakanl ığınca tespit edilen rayiç de ğerinin Hazine veya Vak ıflar Genel Müdürlü ğü taraf ından ödenece ği düzenlenmi ştir. B. Başvurucuya İlişkin Süreç 17. Vak ıflar Genel Müdürlü ğü 5737 say ılı Kanun'un geçici 7. maddesinin uygulanmas ına ilişkin olarak 13/5/2008 tarihli ve 2008/6 say ılı Genelge'yi (Genelge) yay ımlam ıştır. An ılan Genelge'nin ilgili k ısm ı şöyledir: "... B - Maddenin (b) bendi gere ğince tescili talep edilen ta şınmazlarla ilgili ekteki başvuru formuna ilaveten a şağıdaki belgelerin eklenmesi gerekmektedir: 1) Talebe ili şkin gerekçeli yönetim kurulu karar ı, 2) Taşınmaz ın vak ıf taraf ından talep edilme gerekçesini (ba ğış - vasiyet) gösterir belge, ...- Talep gerekçesi vasiyet ise; vasiyetname, var ise tenfiz karar ı, 3) Taşınmaz ın iktisab ına ilişkin varsa yönetim kurulu karar ı, 4) Var ise, iktisap edilen ta şınmaz ın kayd ına dair belge (gayrimenkul envante r defterinin ilgili sayfas ının vak ıf yönetim kurulunca onaylanm ış sureti veya e şdeğer bir belge), 5) Taşınmaz ın herhangi bir davaya konu olup olmad ığı, kesinleşmiş mahkeme karar ı, devam eden dava var ise dava dilekçesi, ..." 18. Başvurucu 5737 say ılı Kanun'un yürürlü ğe girmesinden sonra Vak ıflar Genel Müdürlüğüne müracaat ederek -di ğer 14 taşınmazla birlikte- İstanbul ili Be şiktaş ilçesi Bebe k Mahallesi'nde bulunan 568 ada 6 parsel numaral ı ve hâlihaz ırda Hazine ad ına tapuda tescilli olan taşınmaz ın 5737 say ılı Kanun'un 7. maddesi uyar ınca iadesini talep etmi ştir. Başvuru dilekçesine; Vak ıf mütevelli heyeti taraf ından 20/10/1964 tarihinde Be şiktaş Kaymakaml ığına sunulan ve 1936 Beyannamesi'nde belirtilenlerin d ışında edinilen taşınmazlar ın listesini gösterir beyanname, İstanbul Valili ğince düzenlenen 1964 tarihli tespit ve yoklama fi şi, Vak ıf mütevelli heyeti taraf ından Beşiktaş Kaymakaml ığına sunulan ve cemaate ait ah şap binan ın yanm ış olmas ı sebebiyle vergi mükellefiyetinin terkin edilmesi talebini içeren 19/12/1964 tarihli dilekçe ile bu dilekçeye cevap te şkil eden tadilat komisyonu karar ı, 1966 ve 1968 y ıllar ına ait vergilendirme i şlemleri, evin kilise taraf ından kiraya verildiğini gösteren Hazineye ait ecrimisil talepli dava dilekçesi eklenmi ştir. 19. Vak ıflar Genel Müdürlü ğü Vak ıflar Meclisi, tescile dayanak te şkil edebilecek belgelerin iki ay içinde tamamlanmas ının, aksi takdirde talepten vazgeçilmi ş say ılacağının Başvuru Numaras ı: 2019/26485 Karar Tarihi : 20/12/2022 6başvurucuya ihtar edilmesine 28/12/2009 tarihinde karar vermi ştir. Söz konusu süre dah a sonra 20/4/2010 tarihli yaz ıyla 16/7/2010 tarihine kadar uzat ılm ıştır. Vak ıflar Gene l Müdürlüğü 11/1/2011 tarihli i şlemle de ta şınmaz ın vak ıf ad ına tesciline dayanak te şkil edecek nitelikte belgelerin ibraz edilmedi ği gerekçesiyle talebi reddetmi ştir. 20. Başvurucu 28/12/2009 tarihli i şleme kar şı İstanbul 5. İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) 24/5/2010 tarihinde iptal davas ı açm ıştır. Dava dilekçesinde özetle şunlar ifade edilmi ştir: i. Vak ıflar Genel Müdürlü ğü 5737 say ılı Kanun'un geçici 7. maddesinin uygulanmas ı hakk ında 2008/6 say ılı Genelge do ğrultusunda de ğerlendirme yapm ıştır. Söz konusu Genelge 5737 say ılı Kanun'a ayk ırı ve kanunun kapsam ını daralt ıcı bir düzenlemedir. 5737 say ılı Kanun'un amac ı cemaat vak ıflar ına ait olup tapuda ba şkalar ı ad ına kay ıtlı görünen ta şınmazlar ın iadesini sa ğlamakt ır. Oysa Genelge'de istenen belgeler bu hakk ın kullan ımını imkâns ız k ılmaktad ır. ii.İadesi istenen ta şınmazlar ın baz ılar ının iktisab ı yıllar öncesine dayanmakta olup bu belgeleri temin etmek mümkün de ğildir. Cemaat vak ıflar ı 1936 tarihinden sonra Vak ıflar Genel Müdürlü ğünün denetimine girdi ğinden Genelge'de istenen belgelerin ço ğu, an ılan Müdürlü ğün arşivlerinde bulunmaktad ır. İdarenin kendi arşivlerini incelemesi hakkaniyet gere ğidir. iii. Başvuru s ıras ında idareye sunulan belgelerin mülkiyetin vakfa ait oldu ğunu ispatlamaya yetti ği hâlde Vak ıflar Genel Müdürlü ğü bunlar ı incelemeden karar vermiştir. Söz konusu belgelerden anla şılacağı üzere dava konusu ta şınmaz, mal edinememe gerekçesiyle Yorgi Meymaridis nam- ı müstear ad ıyla tapuda tescil edilmiştir. Taşınmaz ın Vakfa vasiyet edildi ğine ilişkin belge sunulamam ış ise de Vakf ın tasarrufunda bulundu ğunu gösteren birçok belge idareye sunulmu ştur. Özellikle 20/10/1964 tarihli listede 1936 Beyannamesi'nden sonra edinile n taşınmazlar aras ında dava konusu ta şınmaza da yer verilmi ştir. Ayr ıca tadilat komisyonu taraf ından haz ırlanan raporda ve vergi idaresi taraf ından düzenlenen ihbarnamede ta şınmaz ın maliki olarak ba şvurucu vak ıf gösterilmi ştir. Hâlihaz ırda Hazine ad ına kay ıtlı olan taşınmaz ın tapu kayd ı daha öncesinde Yorgi Meymaridis nam- ı müstear ad ına kay ıtlı olup, ta şınmaz ın ne zaman Hazine ad ına tescil edildiğinin araştırılmas ı gerekmektedir. 21. Daval ı Vak ıflar Genel Müdürlü ğü taraf ından sunulan savunma yaz ısında, başvurucunun tek tarafl ı beyan ına istinaden ta şınmaz ın başvurucu ad ına tescil edilmesinin mümkün olmad ığı, başvurucunun iddias ını ispatlayacak bilgi ve belgeleri sunma yükümlülü ğünün bulundu ğu belirtilmi ştir. Savunma yaz ısında ayr ıca Genelge'nin 5737 say ılı Kanun'un kapsam ını daraltmas ının söz konusu olmad ığı iddia edilmi ştir. 22.İdare Mahkemesi 17/2/2011 tarihinde davay ı süre aşımı gerekçesiyle usulden reddetmiştir. Karar, Dan ıştay Onuncu Dairesinin (Daire) 26/3/2013 tarihli karar ıyla bozulmuştur. 23. Bozma karar ına uyan İdare Mahkemesi, i şin esas ını incelemi ş ve 18/3/2014 tarihinde idari i şlemi iptal etmi ştir. Karar ın gerekçesinde, Anayasa ile güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının ancak Kanun ile s ınırland ırılabileceği hat ırlat ıldıktan sonra 5737 say ılı Kanun'un geçici 7. maddesinde, 18 ayl ık başvuru süresinin öngörüldü ğü ve başvuru için Başvuru Numaras ı: 2019/26485 Karar Tarihi : 20/12/2022 7gerekli olan belgeler konusunda aç ıklama yap ılmad ığı gibi eksikliklerin giderilmemesi hâlinde talepten vazgeçilmi ş say ılacağı yolunda da bir düzenlemeye yer verilmedi ği belirtilmiştir. Kararda, eksikliklerin yerine getirilmemesi hâlinde talepten vazgeçilmi ş say ılacağına ilişkin kural ın, mülkiyet hakk ı iddias ının ortaya sürülmesine engel bir sonuç doğurmas ı nedeniyle Anayasa'n ın 35. maddesinin amir hükmü uyar ınca Genelge ile düzenlenmesinin mümkün olmad ığı ifade edilmi ştir. Başvurucu taraf ından elindeki tüm belgelerin idareye sunuldu ğuna dikkat çekilen kararda, idarece tespit edilecek eksiklerin davac ı vakfa bildirilmesi gerekirken, tüm yükümlülü ğün Vakfa yüklenmesinin, Vakf ın belgelere ula şım imkân ının k ısıtlılığı da gözetildi ğinde hakkaniyete ayk ırı olacağı vurgulanm ıştır. Kararda sonuç olarak dava konusu ta şınmaz ın tesciline dayanak olabilecek belgelerin daval ı idareye sunulmas ı için 2 ay süre verilmesine, bu süre içinde eksiklikler giderilmedi ği takdirde talepten vazgeçilmi ş say ılmas ına dair i şlemde hukuka uygunluk bulunmad ığı aç ıklanm ıştır. 24.İdare Mahkemesi karar ı Dairenin 10/12/2014 tarihli karar ıyla onanm ıştır. Buna karşılık, Daire karar düzeltme a şamas ında verdi ği 21/6/2018 tarihli karar ıyla onama karar ını kald ırarak İdare Mahkemesi karar ını bozmuştur. Bozma karar ında, söz konusu Genelge'de Kanun'un geçici 7. maddesindeki şartlar ın var olup olmad ığının incelenmesi için gerekli olan belgelerin istenilmesinin öngörüldü ğü, bu hâliyle Genelge'de hukuka ayk ırılık bulunmad ığı belirtilmiştir. Bozma karar ında, Genelge'nin iptali istemiyle aç ılan davan ın Dairenin 11/12/2014 tarihli karar ıyla reddedildi ği ve bu karar ın da Dan ıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 7/12/2017 tarihli karar ıyla onand ığı hat ırlat ılm ıştır. 25.İdare Mahkemesi bozma karar ına uyarak 3/10/2018 tarihinde bozma karar ındaki gerekçeyle davay ı reddetmi ştir. Karar, Dairenin 12/3/2019 tarihli karar ıyla onanm ıştır. Nihai karar 1/7/2019 tarihinde ba şvurucuya tebli ğ edilmiştir. IV.İLGİLİ HUKUK 26. 5737 say ılı Kanun'un 3. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Bu Kanunun uygulanmas ında; ... Cemaat vakf ı: Vakfiyeleri olup olmad ığına bak ılmaks ızın 2762 say ılı Vak ıflar Kanunu gereğince tüzel ki şilik kazanm ış, mensuplar ı Türkiye Cumhuriyeti vatanda şı olan Türkiye deki gayrimüslim cemaatlere ait vak ıflar ı, ... ifade eder." 27. 5737 say ılı Kanun'un geçici 7. maddesi şöyledir: "Cemaat vak ıflar ının; a) 1936 Beyannamelerinde kay ıtlı olup, halen tasarruflar ında bulunan nam- ı müstear veya nam- ı mevhumlar ad ına tapuda kay ıtlı olan taşınmazlar, Başvuru Numaras ı: 2019/26485 Karar Tarihi : 20/12/2022 8b) 1936 Beyannamesinden sonra cemaat vak ıflar ı taraf ından sat ın al ınm ış veya cemaa t vak ıflar ına vasiyet edildi ği veya ba ğışland ığı halde, mal edinememe gerekçesiyle halen; Hazine veya Genel Müdürlük ya da vasiyet edenler veya ba ğışlayanlar ad ına tapuda kay ıtlı olan taşınmazlar, tapu kay ıtlar ındaki hak ve mükellefiyetleri ile birlikte bu Kanunun yürürlü ğe girdiği tarihten itibaren onsekiz ay içinde müracaat edilmesi halinde, Meclisin olumlu karar ından sonra, ilgili tapu sicil müdürlüklerince cemaat vak ıflar ı ad ına tescilleri yap ılır." 28. TBMM 9/11/2006 tarihli ve 5555 say ılı Vak ıflar Kanunu'nu kabul etmi ş ancak anılan Kanun'un Cumhurba şkan ı taraf ından bir kere daha görü şülmek üzere iade edilmesi üzerine Kanun 5737 say ı numaras ını alarak aynen kabul edilmi ştir. 5555 say ılı Kanun'un geçici 7. maddesi ile 5737 say ılı Kanun'un geçici 7. maddesi t ıpat ıp ayn ıdır. Cumhurba şkan ı taraf ından iade edilen 5555 say ılı Kanun'un geçici 7. maddesinin gerekçesi şöyledir: "Madde ile, mazbut vak ıf taşınmazlar ının herhangi bir hüküm ve karar al ınmaks ızın vakf ı ad ına tescil edilmesi sa ğlanm ıştır." 29.İlgili diğer ulusal hukuk ile mahkeme kararlar ı için bkz. Boyac ıköy Panayia Evangelistra Kilisesi ve Mektebi Vakf ı, 12-24. V.İNCELEME VE GEREKÇE 30. Anayasa Mahkemesinin 20/12/2022 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 31. Başvurucu, Vak ıflar Genel Müdürlü ğünün 5737 say ılı Kanun'un geçici 7. maddesinin uygulanmas ı hakk ında 2008/6 say ılı Genelge do ğrultusunda de ğerlendirme yaparak talebi reddetti ğini, Genelge'nin 5737 say ılı Kanun'a ayk ırı ve kanunun kapsam ını daralt ıcı bir düzenleme oldu ğunu ileri sürmü ştür. Başvurucu, Genelge ile vak ıflarca temini mümkün bulunmayan belgelerin istendi ğini, böylece kanunla tan ınan iade hakk ından yararlan ılmas ının imkâns ız hâle getirildi ğini iddia etmi ştir. Başvuru s ıras ında idareye sunulan belgelerin mülkiyetin Vakfa ait oldu ğunu ispatlamaya yetti ği hâlde Vak ıflar Gene l Müdürlüğünün bunlar ı incelemeden karar verdi ğini belirten ba şvurucu, tapu kay ıtlar ının ve idarenin ar şivlerinin ara ştırılmas ından sonra bir karar verilmesi gerekti ğini savunmu ştur. Başvurucu sonuç olarak mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğini ifade etmi ştir. 32. Bakanl ık görüşünde, idare taraf ından talep olunan ve verilen ek sürelere ra ğmen tamamlanmayan eksikliklerin varl ığı karşısında başvuru yollar ının usulüne uygun tüketilip tüketilmedi ğinin değerlendirilmesi gerekti ği belirtilmi ştir. Bakanl ık, başvuru yollar ının tüketilmesi kural ı bağlam ında son olarak ba şvurucunun tapu iptali ve tescil davas ı açmad ığına dikkat çekmi ştir. Bakanl ık ayr ıca Vak ıflar Genel Müdürlü ğünün 11/1/2011 tarihli ret işlemine kar şı dava aç ılmamas ı sebebiyle söz konusu i şlemin Anayasa Mahkemesinin zaman bak ımından yetkisinin ba şlamas ından önce kesinle ştiğini belirtmi ştir. Taşınmaz ın tapuda ba şkalar ı ad ına kay ıtlı olmas ı sebebiyle ba şvurucunun ma ğdur statüsünün bulunmad ığını savunan Bakanl ık, başvurucunun mevcut mülkünün ya da ta şınmaz ı iade alacağına dair me şru bir beklentisinin de bulunmad ığını ileri sürmü ştür. Esasa ili şkin olarak ise Bakanl ık; Dan ıştay ın Genelge'nin kanunun uygulanmas ı niteliğinde oldu ğuna dair tespitinde bariz takdir hatas ı ve keyfîlik bulunmad ığını ifade etmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2019/26485 Karar Tarihi : 20/12/2022 933. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı beyan ında Daire karar ının 1/7/2019 tarihinde kesinle ştiği gözetildi ğinde başvurunun Anayasa Mahkemesinin zaman bak ımından yetkisinin kapsam ında kald ığı ileri sürülmü ştür. Başvurucu, derece mahkemelerinin meselenin esas ını inceledi ği gözetildi ğinde Bakanl ığın başvuru yollar ının tüketilmedi ği iddias ının dayanaks ız olduğunun anla şıldığını ifade etmi ştir. 1936 y ılından sonra edindi ği taşınmaz ından kanuna ayk ırı olarak yoksun b ırak ılmas ı sebebiyle ma ğdur statüsünün bulunduğunu vurgulayan ba şvurucu, mülkiyetinin mevcut oldu ğunu gösteren belgeleri idareye sundu ğu hâlde bunlar ın incelenmemesinden yak ınm ıştır. B. Değerlendirme 34. Anayasa'n ın "Mülkiyet hakk ı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: "Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz." 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden a. Zaman Bak ımından Yetki 35. Başvurunun niteli ği dikkate al ındığında öncelikle zaman bak ımından yetki meselesinin tart ışılmas ı gerekmektedir. Nitekim Bakanl ık da zaman bak ımından yetki meselesinin tart ışılmas ı gerektiğine işaret etmiştir. 36. Anayasa'n ın 148. maddesinin üçüncü f ıkras ı ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 45. maddesinin (1) numaral ı f ıkras ında herkesin, Anayasa'da güvence alt ına al ınm ış temel hak ve özgürlüklerden Sözle şme ve buna ek Türkiye'nin taraf oldu ğu protokoller kapsam ındaki herhangi birinin kamu gücü taraf ından ihlal edildi ği iddias ıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilece ği hükmüne yer verilmi ştir. Anayasa'n ın geçici 18. maddesinde uygulama kanununun yürürlü ğe girdiği tarihten itibaren bireysel ba şvurular ın kabul edilece ği, 6216 say ılı Kanun'un 76. maddesinin (1) numaral ı fıkras ında ise Kanun'un 45. ila 51. maddelerinin 23/9/2012 tarihinde yürürlü ğe gireceği belirtilmi ştir. 37. 6216 say ılı Kanun'un geçici 1. maddesinin (8) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra kesinle şen nihai i şlem ve kararlar aleyhine yap ılacak bireysel ba şvurular ı inceler." 38. Anayasa ve 6216 say ılı Kanun'un an ılan hükümleri uyar ınca Anayasa Mahkemesinin zaman bak ımından yetkisinin ba şlang ıcı 23/9/2012 tarihi olup Anayasa Mahkemesi ancak bu tarihten sonra kesinle şen nihai i şlem ve kararlar aleyhine yap ılan bireysel ba şvurular ı inceleyebilecektir. Bu aç ık düzenlemeler kar şısında an ılan tarihten önce kesinleşmiş nihai işlem ve kararlar ı da içerecek şekilde yetki kapsam ının genişletilmesi mümkün de ğildir. Anayasa Mahkemesinin zaman bak ımından yetkisine ili şkin bu düzenlemelerin kamu düzenine ili şkin olmalar ı nedeniyle bireysel ba şvurunun tü m Başvuru Numaras ı: 2019/26485 Karar Tarihi : 20/12/2022 10aşamalar ında resen dikkate al ınmas ı gerekir ( Ahmet Melih Acar , B. No: 2012/329, 12/2/2013, 15; G.S., B. No: 2012/832, 12/2/2013, 14). 39. Anayasa Mahkemesinin zaman bak ımından yetkisini do ğru olarak belirleyebilmek için kesinle şen nihai i şlem ve karar ın tarihinin yan ı sıra gerçekle ştiği iddia olunan müdahalenin zaman ını da doğru tespit etmek gerekir. Bu tespit yap ılırken müdahaleyi oluşturan olaylar ve ihlal edildi ği iddia olunan hakk ın kapsam ı birlikte de ğerlendirilmelidir (Zeycan Yedigöl [GK], B. No: 2013/1566, 10/12/2015, 31). 40. Başvuru konusu ta şınmaz ın hangi tarihte ve hangi sebeple Hazine ad ına tescil edildiği dosya kapsam ından anla şılamasa da ba şvurucunun iddias ına göre ta şınmaz 1936 yılından sonra Vakfa vasiyet edilmi ş, ancak mal edinememe gerekçesiyle Yorgi Meymaridis nam- ı müstear ad ıyla tapuda tescil edilmi ş daha sonra Hazine ad ına -dosyadan anla şılamayan bir tarihte- tapuya kaydedilmi ştir. Kamu makamlar ının taşınmaz ın Hazine ad ına tescilinden önce Yorgi Meymaridis müstear ad ıyla tapuya kay ıtlı olduğunun aksine bir iddias ı bulunmamaktad ır. Esasen idare ve mahkemeler ta şınmaz ın Hazine ad ına tescil edilmeden önce kimin ad ına kay ıtlı olduğu ve Yorgi Meymaridis ad ına kay ıtlı ise bunun nam- ı müstear olup olmad ığı yönünde bir inceleme yapmam ıştır. Taşınmaz ın Hazine ad ına kaydedilmesinden önce Yorgi Meymaridis ad ına kay ıtlı olup olmad ığı ve bu ki şinin nam- ı müstear olup olmad ığı başvurucunun mülkünün varl ığı noktas ında önem ta şısa da bu mesele işin esas ıyla yak ından ba ğlant ılıdır. Kamu otoritelerinin ba şvurucuyu malik olarak tan ımad ıklar ı gözetildi ğinde başvurucunun mülkünü 2012 y ılından önce kaybetti ğinin kabulü gerekir. 41. Anayasa Mahkemesi Agavni Mari Hazaryan ve di ğerleri (B. No: 2014/4715, 15/6/2016) karar ında bireysel ba şvurunun yürürlü ğe girdiği 23/9/2012 tarihten önce mülkiyeti kaybedilen ta şınmazlarla ilgili olarak hangi durumlarda mülkiyet hakk ı şikâyetiyle bireysel ba şvuruda bulunulabilece ğini tart ışmıştır (Agavni Mari Hazaryan ve di ğerleri, 96-119). Söz konusu kararda A İHM kararlar ına da at ıfta bulunularak müdahalenin anl ık bir eylem olmas ı ile devam eden bir durum olmas ı aras ında ayr ım yap ılm ıştır. An ılan karardaki ilkelerin şu şekilde toparlanmas ı mümkündür: i. Anl ık bir eylem şeklinde gerçekle şen müdahalelerde zaman bak ımından yetki açısından dikkate al ınacak tarih, iddia edilen ihlal durumunu olu şturan olay ın meydana geldi ği veya ihlalin ortadan kald ırılmas ı için dava aç ılm ış ise bu davada nihai karar ın verildiği tarihtir. ii. Buna kar şılık 23/9/2012 tarihinden önce ba şlayan ve ihlal olu şturan eylem ya da olay bu tarihten sonra da devam etmekte ise bu hâlde "devam eden bir durum" söz konusu oldu ğundan Anayasa Mahkemesinin ba şvuruya bakma yetkisi bulunmaktad ır. iii. Mülkiyetten yoksun b ırakma şeklindeki müdahaleler, anl ık bir eylem mahiyetinde olup bu gibi hâllerde müdahale te şkil eden i şleme kar şı başlatılan yarg ısal sürecin 23/9/2012 tarihinden önce kesinle şmesi durumunda kural olarak müdahalenin Anayasa Mahkemesinin zaman bak ımından yetkisinin d ışında kald ığı kabul edilir. iv. Bununla birlikte mülkiyetin yitirildi ğinin kesinle ştiği tarihten sonra ayne n iade veya bunun yerine ikame olmak üzere tazminat ödenmesini öngören yeni bir Başvuru Numaras ı: 2019/26485 Karar Tarihi : 20/12/2022 11başvuru yolunun ihdas edilmesi hâlinde malikin bireysel ba şvuru hakk ı canlan ır. Bu durumda Anayasa Mahkemesinin zaman bak ımından yetkisi yeni ihdas edilen hukuk yolunun tüketilmesi üzerine verilen nihai karar ın tarihine bak ılarak tespit edilir. Buna göre nihai karar ın 23/9/2012' tarihinden sonraki bir tarihe tesadüf etmesi hâlinde bu karara kar şı yap ılacak bir bireysel ba şvuru Anayasa Mahkemesinin zaman bak ımından yetkisinin kapsam ına girmiş olur. 42. 27/2/2008 tarihinde yürürlü ğe giren 5737 say ılı Kanun'un geçici 7. maddesiyle 1936 Beyannamesi'nden sonra cemaat vak ıflar ına vasiyet edildi ği hâlde, mal edinememe gerekçesiyle hâlen Hazine ad ına tapuda kay ıtlı olan taşınmazlar ın cemaat vak ıflar ına iadesi imkân ı getirilmiştir. 43. Başvurucunun bir cemaat vakf ı olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktad ır. Başvurucu, iadesini talep etti ği taşınmaz ın Vakfa vasiyet edildi ği hâlde mal edinememe gerekçesiyle nam- ı müstear adla tapuya tescil edildi ğini ileri sürerek iade talebinde bulunmuştur. Öte yandan ba şvurucu, bu ta şınmaz ın kendi tasarrufunda bulundu ğuna işaret eden baz ı belgeleri idareye sunmu ştur. Bu durumda yüzeysel bir de ğerlendirmeyle bak ıldığında başvurucunun durumunun 5737 say ılı Kanun'un geçici 7. maddesi kapsam ına girdiği ve taşınmazlar ın iadesi gerekti ği iddias ının bu manada savunulabilir bir temele sahip olduğu söylenebilir. Ba şvurucunun bu maddeye istinaden açt ığı davan ın Anayasa Mahkemesinin zaman bak ımından yetkisinin ba şlad ığı dönemden sonra kesinle ştiği izahta n varestedir. 44. Kamu makamlar ı tescile dayanak belgelerin sunulmad ığı gerekçesiyle başvurucunun talebini reddetmi ş iseler de bu meselenin ba şvurunun esas ıyla bağlant ılı olmas ı ve başvurucunun açt ığı davadaki temel tart ışma noktas ının da bu mesele etraf ında toplanmas ı sebebiyle bu hususun esasla birlikte de ğerlendirilmesinin daha uygun olaca ğı kanaatine var ılm ıştır. Bu itibarla ba şvurunun Anayasa Mahkemesinin zaman bak ımından yetkisinin kapsam ında kald ığı değerlendirilmi ştir. b. Olağan Başvuru Yollar ının Tüketilmesi 45. Bakanl ık, başvurucunun iddialar ının ancak adli yarg ıda aç ılacak bir davada çözüme kavu şturulabilece ğini ileri sürmü ştür. 46. Anayasa'n ın 148. maddesinin üçüncü f ıkras ı ile 6216 say ılı Kanun'un 45. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında bireysel ba şvuruda bulunulmadan önce ihlal iddias ının dayanağı olan işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmü ş olan idari ve yarg ısal başvuru yollar ının tamam ının tüketilmi ş olmas ı gerektiği belirtilmi ştir. Temel hak ihlallerini öncelikle derece mahkemelerinin gidermekle yükümlü olmas ı, kanun yollar ının tüketilmesi koşulunu zorunlu k ılar (Necati Gündüz ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, 19, 20; Güher Ergun ve di ğerleri , B. No: 2012/13, 2/7/2013, 26). 47. Başvuru yollar ının tüketilmesi gere ğinden söz edilebilmesi için öncelikle hukuk sisteminde, hakk ının ihlal edildi ğini iddia eden ki şinin başvurabilece ği idari veya yarg ısal bir hukuk yolunun öngörülmü ş olmas ı gerekmektedir. Ayr ıca bu hukuk yolunun iddia edilen ihlalin sonuçlar ını giderici, etkili ve ba şvurucu aç ısından makul bir çabayla ula şılabilir nitelikte olmas ı ve sadece kâ ğıt üzerinde kalmay ıp fiilen de i şlerliğe sahip bulunmas ı gerekmektedir. Olmayan bir hukuki yolun tüketilmesi ba şvurucudan beklenemeyece ği gibi hukuken veya fiilen etkili bulunmayan, ihlalin sonuçlar ını düzeltici bir vas ıf taşımayan veya Başvuru Numaras ı: 2019/26485 Karar Tarihi : 20/12/2022 12aşırı ve olağan olmayan birtak ım şeklî koşullar ın öngörülmesi nedeniyle fiilen eri şilebilir ve kullan ılabilir olmaktan uzakla şan başvuru yollar ının tüketilmesi zorunlulu ğu bulunmamaktad ır (Fatma Y ıldırım, B. No: 2014/6577, 16/2/2017, 39). Bununla birlikte norm düzeyinde makul bir ba şarı sunma kapasitesi bulunan bir yolun uygulamada ba şarıya ulaşmayacağına dair şüphe, o ba şvuru yolunun tüketilmemesini hakl ı kılmaz ( Sait Orçan , B. No: 2016/29085, 19/7/2017, 36). 48. Başvurucunun ba şvuru yollar ının tüketilmesi noktas ında kendisinden beklenebilecek her şeyi yerine getirip getirmedi ğinin başvurunun özellikleri dikkate al ınarak incelenmesi gerekir ( S.S.A. , B. No: 2013/2355, 7/11/2013, 27, 28). Ancak somut olay ın koşullar ı itibar ıyla başvuru yollar ının tüketilmesinin yarar sa ğlamayaca ğının veya etkili olmad ığının anlaşılmas ı hâlinde an ılan yollar tüketilmeden yap ılan bir ba şvuru incelenebilir (Şehap Korkmaz , B. No: 2013/8975, 23/7/2014, 33). Öte yandan ba şvuru yollar ının tüketilmesi, çok kat ı olarak uygulanmas ı gereken mutlak bir kural de ğildir. Teorik düzeyde var olan bir ba şvuru yolunun tüketilmesinin somut olay ın koşullar ında başvurucuya a şırı külfet yüklemesi hâlinde bu yolun tüketilmesinin gerekli olmad ığına karar verilebilir ( Rasul Kocatürk [GK], B. No: 2016/8080, 26/12/2019, 38). 49. Taşınmaz mülkiyetiyle ilgili uyu şmazl ıklar kural olarak ancak adli yarg ı taraf ından çözümlenebilir. Dolay ısıyla taşınmaz ın başvurucu ad ına tescil edilebilmesi için kural olarak adli yarg ıda tapu iptali ve tescili davas ı aç ılmas ı gerekir. Ancak 5737 say ılı Kanun'la cemaat vak ıflar ına ait oldu ğu değerlendirilen ta şınmazlar ın idari yoldan vak ıflar adına tescili olana ğı getirilmi ştir. Gerçekten 5737 say ılı Kanun'un geçici 7. maddesinde 1936 Beyannamesi'nden sonra cemaat vak ıflar ına vasiyet edildi ği hâlde, mal edinememe gerekçesiyle hâlen Hazine ad ına tapuda kay ıtlı olan taşınmazlar ın talepte bulunan cemaa t vak ıflar ı ad ına idari yoldan tesciline imkân tan ınm ıştır. Maddenin gerekçesinde aç ıkça maddeyle "mazbut vak ıf taşınmazlar ının herhangi bir hüküm ve karar al ınmaks ızın vakf ı adına tescil edilmesi sa ğlanm ıştır" denilmiştir. 50. Öte yandan Anayasa Mahkemesi Boyac ıköy Panayia Evangelistra Kilisesi v e Mektebi Vakf ı karar ında tescil talebinde bulunulan ta şınmazlar ın nam- ı müstear veya nam- ı mevhumlar ad ına tapuya kay ıtlı olmamas ı ya da hâlihaz ırda Hazine veya Vak ıflar Gene l Müdürlüğü d ışındaki kişiler ad ına tescilli olmas ı durumunda 5737 say ılı Kanun'un geçici 7. maddesinin uygulanamayaca ğını tespit etmi ştir (Boyac ıköy Panayia Evangelistra Kilisesi v e Mektebi Vakf ı, 44-53). Somut olayda ba şvurucunun 5737 say ılı Kanun'un geçici 7. maddesi kapsam ında yapt ığı başvuruda tescilini talep etti ği taşınmaz hâlihaz ırda Hazine adına kay ıtlıdır. Ayr ıca somut olaydaki ta şınmaz ın Vakf ın kullan ımında olduğunu gösteren baz ı belgeler ba şvurucu taraf ından Vak ıflar Genel Müdürlü ğüne ve İdare Mahkemesine sunulmuştur. Dolay ısıyla 5737 say ılı Kanun'un geçici 7. maddesinde öngörülen ba şvuru yolunun somut olayda etkili olmad ığı sonucuna ula şılabilmesi için hiçbir neden bulunmamaktad ır. c. Sonuç Olarak51. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ı ğı anlaşılan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2019/26485 Karar Tarihi : 20/12/2022 132. Esas Yönünden a. Mülkün Varl ığı 52. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğinden şikâyet eden bir kimse, önce böyle bir hakk ının var oldu ğunu kan ıtlamak zorundad ır. Bu nedenle öncelikle ba şvurucunun Anayasa'n ın 35. maddesi uyar ınca korunmay ı gerektiren mülkiyete ili şkin bir menfaate sahip olup olmad ığı noktas ındaki hukuki durumunun de ğerlendirilmesi gerekir ( Cemile Ünlü , B. No: 2013/382, 16/4/2013, 26; İhsan Vurucuo ğlu, B. No: 2013/539, 16/5/2013, 31). 53. Mülkiyet hakk ı, özel hukukta veya idari yarg ıda kabul edilen mülkiyet hakk ı kavramlar ından farkl ı bir anlam ve kapsama sahip olup bu alanlarda kabul edilen mülkiyet hakk ı, yasal düzenlemeler ile yarg ı içtihatlar ından bağıms ız olarak özerk bir yorum ile el e alınmal ıdır (Hüseyin Remzi Polge , B. No: 2013/2166, 25/6/2015, 31). Anayasa'n ın 35. maddesiyle güvenceye ba ğlanan mülkiyet hakk ı, ekonomik de ğer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varl ığı hakk ını kapsamaktad ır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, 20). Bu ba ğlamda mülk olarak de ğerlendirilmesi gerekti ğinde kuşku bulunmayan menkul ve gayrimenkul mallar ile bunlar ın üzerinde tesis edilen s ınırlı ayni haklar ve fikrî haklar ın yan ı sıra icras ı kabil olan her türlü alacak da mülkiyet hakk ının kapsam ına dâhildir ( Mahmut Duran ve di ğerleri , B. No: 2014/11441, 1/2/2017, 60). 54. Somut olayda ba şvurucu 5737 say ılı Kanun'un geçici 7. maddesi kapsam ında yapt ığı başvurunun mevcut bireysel ba şvuruya konu k ısm ında bir adet ta şınmaz ın tescilini talep etmi ştir. Başvurucunun talebi tescile dayanak bilgi ve belgelerin sunulmad ığı gerekçesiyle reddedilmi ştir. Başvurucu taraf ından aç ılan davada verilen kararda bu taşınmaz ın 1936 Beyannamesi'nden sonra ba şvurucuya vasiyet edilen ta şınmazlardan olmad ığı yolunda bir tespit yap ılmam ış ve dava bu temelde reddedilmemi ştir. Bireysel başvuruya konu kararda ba şvurucunun 5737 say ılı Kanun'un geçici 7. maddesiyle getirilen imkânlardan yararlanabilmesi için gerekli olan tescile dayanak belgeleri sunmad ığı tespit edilerek ta şınmaz ın mülkiyet durumunun incelenmesi a şamas ına geçilememi ştir. Başvurucu taraf ından başlatılan sürecin temel amaçlar ından biri de hak iddia etti ği taşınmaz ın başvurucuya ait olup oldu ğunu tespit ettirmektir. Di ğer bir ifadeyle ba şvurucunun belirttiği taşınmaz ın başvurucuya ait olup olmad ığı tam olarak yarg ılaman ın sonucunda anlaşılabilecektir. Cemaat vak ıflar ının taşınmaz ının nam- ı müstear ad ına kay ıtlı olabilece ği gözetildiğinde mülkün varl ığının tam olarak ispatlamas ının beklenmesi hakkaniyete uygun olmaz. Bu durumda ba şvurucunun belirtilen ta şınmaz ın kendisine ait oldu ğuna işaret eden belgeler sunmu ş olmas ı mülkün varl ığının kabulü için yeterli görülmelidir. Somut olayda başvurucu derece mahkemelerine bu yönde belgeler sunmu ştur. Dolay ısıyla tüm bu hususlar gözetildiğinde başvurucunun mülkünün bulundu ğu sonucuna ula şılmaktad ır. b. Müdahalenin Varl ığı ve Türü 55. Anayasa'n ın 35. maddesinde bir temel hak olarak güvence alt ına al ınm ış olan mülkiyet hakk ı kişiye -başkas ının hakk ına zarar vermemek ve yasalar ın koydu ğu sınırlamalara uymak ko şuluyla- sahibi oldu ğu şeyi diledi ği gibi kullanma, ondan tasarru f etme ve onun ürünlerinden yararlanma olana ğı verir ( Mehmet Akdo ğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, 32). Dolay ısıyla malikin mülkünü kullanma, mülkün semerelerinden yararlanma ve mülkü üzerinde tasarruf etme yetkilerinden herhangi birinin s ınırlanmas ı mülkiyet hakk ına müdahale te şkil eder ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017, 53). Başvuru Numaras ı: 2019/26485 Karar Tarihi : 20/12/2022 1456. Anayasa'n ın 35. maddesi ile mülkiyet hakk ına temas eden di ğer hükümleri birlikte de ğerlendirildi ğinde Anayasa'n ın mülkiyet hakk ına müdahaleyle ilgili üç kural ihtiva ettiği görülmektedir. Buna göre Anayasa'n ın 35. maddesinin birinci f ıkras ında, herkesi n mülkiyet hakk ına sahip oldu ğu belirtilmek suretiyle mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına yer verilmiş; ikinci f ıkras ında da mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına müdahalenin çerçevesi belirlenmi ştir. Maddenin ikinci f ıkras ında, genel olarak mülkiyet hakk ının hangi ko şullarda sınırlanabilece ği belirlenerek ayn ı zamanda mülkten yoksun b ırakman ın şartlar ının genel çerçevesi de çizilmi ştir. Maddenin son f ıkras ında ise mülkiyet hakk ının kullan ımının toplum yarar ına ayk ırı olamayaca ğı kurala ba ğlanmak suretiyle devletin mülkiyetin kullan ımını kontrol etmesine ve düzenlemesine imkân sa ğlanm ıştır. Anayasa'n ın diğer baz ı maddelerinde de devlet taraf ından mülkiyetin kontrolüne imkân tan ıyan özel hükümlere yer verilmi ştir. Ayr ıca belirtmek gerekir ki mülkten yoksun b ırakma ve mülkiyetin düzenlenmesi, mülkiye t hakk ına müdahalenin özel biçimleridir ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan, 55-58). 57. Somut olayda ba şvurucunun ihtilaf konusu ta şınmaza ili şkin olarak malik s ıfat ı kamu otoritelerince tan ınmamaktad ır. Dolay ısıyla başvurucunun mülkiyet hakk ına yap ılan bir müdahalenin mevcut oldu ğunun kabulü gerekir. Di ğer taraftan niteli ği ve amac ı gözetildiğinde müdahalenin mülkten yoksun b ırakmaya ili şkin kural çerçevesinde incelenmesi uygun görülmü ştür. c. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 58. Anayasa'n ın 13. maddesi şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yaln ızca Anayasan ın ilgil i maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasan ın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz." 59. Anayasa'n ın 35. maddesinde mülkiyet hakk ı s ınırsız bir hak olarak düzenlenmemi ş, bu hakk ın kamu yarar ı amac ıyla ve kanunla s ınırland ırılabileceği öngörülmü ştür. Mülkiyet hakk ına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırland ırılmas ına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'n ın 13. maddesinin de gözönünde bulundurulmas ı gerekmektedir. Dolay ısıyla mülkiyet hakk ına yönelik müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanmas ı, kamu yarar ı amac ı taşımas ı ve ayr ıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yap ılmas ı gerekmektedir ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan, 62). Bu durumda öncelikle müdahalenin kanuni dayana ğının bulunup bulunmad ığının incelenmesi gerekir. 60. Anayasa'n ın 35. maddesinin ikinci f ıkras ında mülkiyet hakk ının ancak kamu yarar ı amac ıyla kanunla s ınırlanabilece ği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakk ına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gere ği ifade edilmi ştir. Öte yandan temel hak ve özgürlüklerin s ınırland ırılmas ına ilişkin genel ilkelerin düzenlendi ği Anayasa'n ın 13. maddesinde de hak ve özgürlüklerin ancak kanunla s ınırlanabilece ği temel bir ilke olarak benimsenmi ştir. Buna göre mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalelerde dikkate al ınacak öncelikli ölçüt, müdahalenin kanuna dayal ı olmas ıdır. Bu ölçütün sa ğlanmad ığı tespit edildiğinde diğer ölçütler bak ımından inceleme yap ılmaks ızın mülkiyet hakk ının ihlal edildiği sonucuna var ılacakt ır (Ford Motor Company, B. No: 2014/13518, 26/10/2017, 49). Başvuru Numaras ı: 2019/26485 Karar Tarihi : 20/12/2022 1561. Müdahalenin kanuna dayal ı olmas ı öncelikle şeklî manada bir kanunun varl ığını zorunlu k ılar. Şeklî manada kanun, TBMM taraf ından Anayasa'da belirtilen usule uygun olarak kanun ad ı alt ında ç ıkar ılan düzenleyici yasama i şlemidir. Hak ve özgürlüklere müdahale edilmesi ancak yasama organ ınca kanun ad ı alt ında ç ıkar ılan düzenleyici işlemlerde müdahaleye imkân tan ıyan bir hükmün bulunmas ı şart ına bağlıdır. TBMM taraf ından ç ıkar ılan şeklî anlamda bir kanun hükmünün bulunmamas ı hakka yap ılan müdahaleyi anayasal temelden yoksun b ırak ır (Ali H ıdır Akyol ve di ğerleri [GK], B. No: 2015/17510, 18/10/2017, 56). 62. Bununla beraber Anayasa Mahkemesinin daha önceki kararlar ında da belirtildiği üzere kanunla düzenleme zorunlulu ğu, hakka yap ılacak müdahalenin uygulamas ının kanunun çerçevesini a şmayacak şekilde tüzük, yönetmelik, tebli ğ ve genelge gibi yürütme organ ının ç ıkaracağı ikincil düzenlemelerle yap ılmas ına mâni de ğildir ( Tahsin Erdoğan, B. No: 2012/1246, 6/2/2014, 60). Temel hak ve özgürlüklerin s ınırland ırılmas ına ilişkin konularda temel esaslar, ilkeler ve genel çerçeve kanunla belirlendikten sonra uzmanl ığa ve idare tekni ğine ilişkin hususlar ın yürütme organ ınca ç ıkar ılacak düzenleyici işlemlerle tanzim edilmesi mümkündür (AYM, E.2014/177, K.2015/49, 14/5/2015). 63. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yap ılacak müdahalelerin ve s ınırland ırmalar ın kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfî müdahaleyi engelleyen ve hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletinin en önemli unsurlar ından biridir ( Tahsin Erdoğan, 60). Kanunun varl ığı kadar kanun metninin ve uygulamas ının da bireylerin davran ışlar ının sonucunu öngörebilece ği kadar hukuki belirlilik ta şımas ı gerekir. Bir di ğer ifadeyle kanunun kalitesi de kanunilik ko şulunun sa ğlan ıp sağlanmad ığının tespitinde önem arz etmektedir ( Necmiye Çiftçi ve di ğerleri, B. No: 2013/1301, 30/12/2014, 55). Müdahalenin kanuna dayal ı olmas ı, müdahaleye ili şkin yeterince eri şilebilir ve öngörülebilir kurallar ın bulunmas ını gerektirmektedir ( Türkiye İş Bankas ı A.Ş. [GK], B. No: 2014/6192, 12/11/2014, 44). 64. Bir uyu şmazl ıkta uygulanacak hukuk kurallar ının ve özellikle müdahalenin kanuni dayana ğını oluşturan kanun hükümlerinin yorumlanmas ı derece mahkemelerinin takdirindedir. Derece mahkemelerince, mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin kanuni dayanağını oluşturduğu ifade edilen hükümlerle ilgili olarak geli ştirilen yorumlar ın isabetli olup olmad ığını denetlemek Anayasa Mahkemesinin görevi de ğildir. Bununla birlikte derece mahkemelerinin yorumlar ının kanunun aç ık lafz ıyla çelişki içinde oldu ğu veya kanun metni dikkate al ındığında bireyler taraf ından öngörülmesinin mümkün olmad ığı sonucuna ula şıldığı hâllerde mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin kanuni dayana ğının bulunmad ığı kanaatine var ılmas ı mümkündür (mahkemeye eri şim hakk ı yönünden benzer de ğerlendirme için bkz. Ziya Özden, B. No: 2016/67737, 19/11/2019, 59). 65. Somut olayda ba şvurucunun 5737 say ılı Kanun'un 7. maddesi kapsam ında yapt ığı iade başvurusu Genelge'de belirlenen tescile elveri şli belgelerin ibraz edilmedi ği gerekçesiyle reddedilmi ştir. Dolay ısıyla başvurucunun talebinin reddedilmesinin temel sebebi tescile dayanak belgelerin sunulmad ığının düşünülmesidir. Bu durumda tescile dayanak belge eksikliği gerekçesiyle ba şvurucunun talebinin reddedilmesinin kanuni dayana ğının bulunup bulunmad ığının incelenmesi gerekir. 66. Öncelikle incelenecek olan mesele mülkiyet hakk ına müdahalenin şeklî manada bir kanuna dayan ıp dayanmad ığıdır. Başvurucunun talebinin 5737 say ılı Kanun'un 7. maddesine dayan ılarak ç ıkar ılan Genelge'ye istinaden reddedildi ği anlaşılmaktad ır. Söz Başvuru Numaras ı: 2019/26485 Karar Tarihi : 20/12/2022 16konusu Genelge'de; talebe ili şkin gerekçeli yönetim kurulu karar ının, taşınmaz ın vak ıf taraf ından talep edilme gerekçesini (ba ğış-vasiyet) gösterir belgenin, talep gerekçesi vasiyet ise vasiyetnamenin ve varsa tenfiz karar ının, taşınmaz ın iktisab ına ilişkin varsa yönetim kurulu karar ının, varsa iktisap edilen ta şınmaz ın kayd ına dair belgenin, ta şınmaz ın herhangi bir davaya konu olmas ı hâlinde kesinle şmiş mahkeme karar ının, dava devam ediyorsa dava dilekçesinin ibraz ı gerektiği belirtilmi ştir. 67. Genelge'nin kanuna uygunlu ğunu incelemek kural olarak Anayasa Mahkemesinin görevi de ğildir. Bununla birlikte Genelge'nin veya uygulanma tarz ının kanunilik ölçütünü kar şılay ıp karşılamad ığının denetlenmesi Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurular ı inceleme görevi kapsam ında bir zorunluluktur. Mülkiyet hakk ının ilk elden doğrudan genelge ve benzeri nitelikteki ikincil mevzuatla s ınırland ırılmas ı mümkün olmasa da genelgenin -kapsam ını aşmamas ı kayd ıyla- kanunun uygulanmas ına aç ıklık getirmesine anayasal bir engel bulunmamaktad ır. Bu durumda incelenecek mesele Genelge'nin veya uygulanma tarz ının kanunun kapsam ını aşıp aşmad ığı, kanunda öngörülmeyen birtak ım biçim koşullar ı getirerek iade hakk ından yararlan ılmas ını zorlaştırıp zorlaştırmad ığıdır. 68. 5737 say ılı Kanun'un geçici 7. maddesinde 1936 Beyannamesi'nden sonra cemaat vak ıflar ına vasiyet edildi ği hâlde, mal edinememe gerekçesiyle hâlen Hazine ad ına tapuda kay ıtlı olan taşınmazlar ın tapu kay ıtlar ındaki hak ve mükellefiyetleri ile birlikte bu Kanun'un yürürlü ğe girdiği tarihten itibaren on sekiz ay içinde müracaat edilmesi hâlinde Meclisin olumlu karar ından sonra ilgili tapu sicil müdürlüklerince cemaat vak ıflar ı ad ına tescillerinin yap ılacağı belirtilmi ştir. Görüldü ğü üzere an ılan maddede iade başvurus u yap ılabilmesi için sunulmas ı gereken belgelerin türü ve niteli ğiyle ilgili olarak s ınırlay ıcı bir düzenleme yer almamaktad ır. Bununla birlikte iadesi istenen ta şınmaz ın cemaat vakf ına vasiyet edildi ği hâlde mal edinememe gerekçesiyle Hazine ad ına tescil edildi ğini ispata yarayan belgelerin istenmesi i şin doğası gereğidir. İspata yarayan belgelerin istenmesi kanunun kapsam ının aşıldığı anlam ına gelmez. Bu yönüyle Genelge'nin kanunun s ınırlar ını aştığı ya da iade hakk ının kullan ılmas ını aşırı zorlaştırdığı söylenemez. 69. Ne var ki somut olayda Vak ıflar Genel Müdürlü ğü ve akabinde İdare Mahkemesi, Genelge'de belirtilen tescile dayanak belgelerin ibraz edilmedi ğini ve idari yolla tescilin ko şullar ının oluşmad ığını kabul etmi ştir. İspat vesikalar ının belli tür ve nitelikle sınırland ırılmas ı hakk ın kullan ımının kanunun öngördü ğünün ötesinde zorla ştırılmas ı sonucunu do ğurabilir. 70.İdari işlem ve mahkeme karar ında başvurucunun ibraz etti ği belgelerin neden tescile dayanak te şkil etmedi ğiyle ilgili olarak bir aç ıklama yap ılmam ıştır. Başvurucunun sunduğu belgelere bak ıldığında bunlar ın taşınmaz ın mülkiyet ve kullan ım durumunu ispatlamaya elveri şli olduğu görülmektedir. Ba şvurucu; Vak ıf mütevelli heyeti taraf ından 20/10/1964 tarihinde Be şiktaş Kaymakaml ığına sunulan ve 1936 Beyannamesi'nde belirtilenlerin d ışında edinilen ta şınmazlar ın listesini gösterir beyannameyi, İstanbul Valiliğince düzenlenen 1964 tarihli tespit ve yoklama fi şini, Vak ıf mütevelli heyeti taraf ından Beşiktaş Kaymakaml ığına sunulan ve cemaate ait ah şap binan ın yanm ış olmas ı sebebiyle vergi mükellefiyetinin terkin edilmesi talebini içeren 19/12/1964 tarihli dilekçe ile bu dilekçeye cevap te şkil eden tadilat komisyonu karar ını, 1966 ve 1968 y ıllar ına ait vergilendirme i şlemlerini, evin kilise taraf ından kiraya verildi ğini gösteren Hazineye ait ecrimisil talepli dava dilekçesini vs. ibraz etmi ştir. Başvurucunun ibraz etti ği bu belgelerin taşınmaz ın başvurucuya ait oldu ğunu tam olarak ispatlay ıp ispatlamad ığı ancak detayl ı bir incelemeden sonra anla şılacak olmakla birlikte bunlar hiç incelenmeden Genelge'ye at ıfla Başvuru Numaras ı: 2019/26485 Karar Tarihi : 20/12/2022 17talebin reddedilmesi, kanunla öngörülmeyen s ınırland ırman ın uygulay ıcı makamlar taraf ından ihdas edildi ği izlenimi yaratm ıştır. Gerçekten kanunda herhangi bir delil sınırland ırmas ı yap ılmam ıştır. Esasen Genelge'de de Genelge içeri ğinde say ılanlar ın dışındaki belgelerin ibraz ı hâlinde talebin de ğerlendirilmeyece ği anlam ına gelecek bir düzenleme bulunmamaktad ır. Ancak Vak ıflar Genel Müdürlü ğünün İdare Mahkemesi taraf ından da hukuka uygun bulunan somut olaydaki uygulamas ı başvurucunun sunabilece ği ispat araçlar ını sınırlay ıcı bir yöne kaym ıştır. 71. Vak ıflar Genel Müdürlü ğünün başvurucunun sunabilece ği delilleri s ınırland ırıcı bu uygulamas ının kanuni bir temeli bulunmamaktad ır. 5737 say ılı Kanun'un geçici 7. maddesinde ispat araçlar ı bak ımından herhangi bir s ınırlama yap ılmam ıştır. Başvurucu, taşınmaz ın kendisine ait oldu ğunu ispatlama konusunda delil sunma serbestîsine sahiptir. İdarenin ba şvurucunun sundu ğu belgeleri ta şınmaz ın mülkiyetinin ba şvurucuya ait oldu ğunu ispatlay ıp ispatlamad ığı yönünden incelemekten kaç ınmas ı başvurucuya tan ınan idari yolla tescil imkân ından yararlan ılmas ını aşırı derecede zorla ştırm ıştır. Dahas ı idarenin kendi ar şiv kay ıtlar ını araştırmas ının, özellikle somut olaydaki ta şınmaz ın hangi gerekçeyle Hazine ad ına tescil edildi ğine yönelik olarak hiçbir inceleme yap ılmas ının önünde bir engel bulunmazken idareyi kendi ar şiv kay ıtlar ını inceleme yükümlülü ğünden kurtaran yorumun öngörülebili r olduğunun kabulü de güçtür. İdarenin ve Mahkemenin ba şvurucunun belge sunma konusundaki serbestîsini s ınırland ıran ve idareyi kendi ar şiv kay ıtlar ını araştırma yükümlülü ğünden azade k ılan yorumunun kanuni dayana ğa sahip olmad ığı sonucuna ulaşılm ıştır. 72. Öte yandan kanunun gerekçesinden de anla şılacağı üzere kanun koyucunun amac ı, cemaat vak ıflar ının Hazineye geçmi ş taşınmazlar ının adli yarg ıda dava aç ılmas ına gerek kalmadan idari yoldan cemaat vak ıflar ına iade edilmesinin temin edilmesidir. Ancak Vak ıflar Genel Müdürlü ğünün ve İdare Mahkemesinin ispat araçlar ını sınırland ırıcı ve idareyi kendi ar şiv kay ıtlar ını araştırma yükümlülü ğünden kurtaran yorumu ba şvurucunun taşınmaz ın idari yoldan iadesi imkân ından yararlanmas ını kanunun öngördü ğünün ötesinde güçleştirmiştir. 73. Sonuç olarak ba şvurucunun 5737 say ılı Kanun'un geçici 7. maddesiyle getirilen iade imkân ından yararlanmak amac ıyla yapt ığı başvurunun Genelge'de öngörülen belgelerin ibraz edilmedi ği gerekçesiyle reddedilmesinin kanuni bir temeli bulunmamaktad ır. Var ılan sonuca göre müdahalenin me şru bir amac ının veya ölçülü olup olmad ığının değerlendirilmesine gerek görülmemi ştir. 74. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 3. Giderim Yönünden 75. Başvurucu, ihlalin tespit edilmesini ve yeniden yarg ılama yap ılmas ına hükmedilmesini talep etmi ştir. 76. Tespit edilen ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına ilişkin usul ve esaslar 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinde yer almaktad ır. 77. Başvuruda tespit edilen mülkiyet hakk ı ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Bu kapsamda Başvuru Numaras ı: 2019/26485 Karar Tarihi : 20/12/2022 18karar ın gönderildi ği yarg ı mercilerince yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında düzenlenen bireysel ba şvuruya özgü yeniden yarg ılama kurumunun özelliklerine ili şkin kapsaml ı aç ıklamalar için bkz. Mehmet Do ğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, 54-60; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019, 53-60, 66; Kadri Enis Berbero ğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, 93-100). VI. HÜKÜMAç ıklanan gerekçelerle; A. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin mülkiyet hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere İstanbul 5. İdare Mahkemesine (E.2018/1797, K.2018/1619) GÖNDER İLMESİNE, D. 364,60 TL harç ve 9.900 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 10.264,60 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, E. Ödemenin karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 20/12/2022 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi.