T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/881 KARAR NO : 2026/405 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.02.2024 NUMARASI : 2023/66 Esas 2024/140 Karar DAVANIN KONUSU :Tazminat KARAR TARİHİ : 04.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 05.03.2026 İlk D…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/881 KARAR NO : 2026/405 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.02.2024 NUMARASI : 2023/66 Esas 2024/140 Karar DAVANIN KONUSU :Tazminat KARAR TARİHİ : 04.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 05.03.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07.09.2021 tarihinde davalı ... AŞ'ne zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracını geri geri park ettiği esnada aracın arka tarafında bulunan ...'e çarpması neticesinde davacının oğlu olan ...'in vefat etmesine neden olduğunu, olayla ilgili olarak Hatay Cumhuriyet Başsavcılığınca 2021/16017 sayılı dosya ile soruşturma başlatıldığını, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...’in asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı ... şirketinin kaza tarihinde geçerli poliçe limiti ve kusur nispetinde hükmedilecek tazminattan sorumlu olduğunu, davalı tarafa dava öncesinde gerekli tüm belgelerle müracaat yapmalarına rağmen davalı tarafça olumlu bir geri dönüş olmadığını belirterek, muris ...'in desteğinden mahrum kalan anne ...'e destekten yoksun kalma tazminatı olarak HMK 107 anlamında şimdilik 5.000,00-TL maddi tazminatının davalıdan başvuru tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.01.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile poliçe teminat limitleri kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı talebini 430.000,00-TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olayın meydana geldiği yerin karayolu olmadığını, bu nedenle trafik ekiplerince kaza tespit tutanağı tanzim edilmediğini, kazanın meydana geldiği yerin karayolu olmaması sebebiyle davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, müteveffanın mirasçılarının müteveffanın kendilerine ne suretle destek olacağını ispatlaması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusur tespitinin gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın oluşumunda bir kusuru bulunmadığını, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün tüm dikkat, tedbir ve gayretine rağmen kazanın gerçekleşmiş olduğunu, kazaya ilişkin tanzim edilen kaza tespit tutanağında atfedilen kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere hesaplama yapılacak ise %1,8 teknik faiz üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde davalı ... şirketine 29.04.2021-2022 tarihleri arasında ZMMS sigortası ile sigortalandığı, ölüm ve sakatlık limitinin 430.000,00-TL olduğu, makine mühendisi tarafından düzenlenen 19.06.2023 tarihli kusur raporu ile dava konusu kazanın oluşumunda davalı sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, müteveffa ...'in ise kusurunun bulunmadığının bildirildiği, alınan kusur raporu dosya kapsamındaki kanıtlarla uyumlu olduğundan hükme esas alındığı, kazanın olduğu yerin aracın park edildiği ve karayolu ile bağlantılı olması nedeniyle Karayolları Trafik Kanunu uyarınca karayolu sayılan yerlerden olduğu ve davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunduğu, aktüer raporunda 07.09.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle müteveffanın hayatını kaybetmesi sonucu müteveffanın anne ve babasının destekten yoksun kalacağı, destekten yoksun kalanlara 12,5'er pay verilmesi gerektiği, TRH-2010 yaşam tablosu, progresif rant tekniğine göre yapılan hesaplamada hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının 1.519.181,75-TL olduğu, kaza tarihi itibariyle poliçe limitleri dikkate alındığından davacının davalıdan talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 430.000,00-TL olduğu belirtilerek, davanın kabulüne 430.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının 17.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur raporunda ebeveynlerin denetim yükümlülüğünden kaynaklanan sorumluluğunun değerlendirilmediğini, İTÜ trafik kürsüsünden yeniden rapor alınması gerektiğini, mahkemece alınan kusur bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun % 100 olarak belirtildiğini, bu doğrultuda hesaplama yapılarak dosyanın karara çıkarıldığını, müteveffa küçüğün babasına ait kamyonetin kasasında oynamakta iken babasının aracı evin bahçesine park ettiği sırada kasadan düşerek vefat ettiğini, müteveffa küçüğün kaza tarihinde 12 yaşında olması sebebi ile aracın kasasında bulunmasından kaynaklanacak riskleri anlayabilecek durumda olmaması sebebi ile kendisine kusur izafe edilemeyeceğini ve araç sürücüsü babanın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, çocuktan sorumlu anne babanın yükümlülüğü ve kusuru bakımından değerlendirme yapılması gerektiğini, kusur değerlendirmesi yapılırken dava dışı araç sürücüsü olarak değil anne ile birlikte ebeveyn denetim gözetim yükümlülüğünden kusur verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava ölümlü trafik kazası neticesinde ZMMS poliçesi kasamında davacının destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazalarında irdelenmesi gereken husus ise trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların olaya etkileri ve dolayısıyla sürüş kusurlarıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu düzenlenmiştir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Somut olayda, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı açık kasa kamyoneti ile evinin yola göre karşı tarafında bulunan ...'e ait evin yanında bulunan boş alana geri manevra ile park etmesi esnasında kamyonetin kasasında bulunan oğlu ...'in aracın araçtan düşmesi sonucu yaralanması ve sonrasında hastanede vefat ettiği, kazada, bilirkişi raporu ile dava dışı sürücünün yönetmelikte belirtilen uygun şartları sağlamadan müteveffa oğlunun araç kasasında olduğunu bilmesine rağmen tehlike yaratacak şekilde aracı geri manevra ile kendi evinin karşısında bulunan boş alana park etmeye çalışması sırasında dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak araca patinaj yaptırmış olması veya aniden durmuş olması birlikte değerlendirildiğinde davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde % 100 (yüzde yüz) oranında asli ve tam kusurlu, müteveffanın ise kusursuz olduğu tespit edilip, müteveffanın ölümü nedeniyle davacı annesinin müteveffanın desteğinden yoksun kaldığı, müteveffanın kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması ve ileride asgari ücretten daha fazla gelir elde edeceğine dair dosyaya yansıyan bir bilgi ve belge bulunmaması nedeniyle asgari ücret düzeyinde gelir elde edebileceği kabul edilerek, asgari ücret üzerinden aktif çalışma süresi gözetilerek işlemiş /işleyecek aktif pasif dönem hesabı yapılmak suretiyle yapılan hesaplama doğrultusunda belirlenen tazminatın hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, hükme esas alınan kusur ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde oluş şekline uygun düşecek biçimde kusur değerlendirilmesi yapılmak suretiyle tarafların kusur oranlarının takdir ve tayin edilmesine, dava dosyasına konu maddi olayın meydana geldiği yerin karayolu ile bağlantısı olduğu anlaşılması nedeniyle 2918 sayılı KTK'nın 2. Maddesi gereğince kazanın karayolu sayılan yerde meydana gelmiş olması nedeniyle davalının sorumlu tutulmasında, davalı nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu davranışı neticesinde desteğini kaybeden davacının destekten yoksun kalma tazminatı zararının oluşmasına, destekten yoksun kalma tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak pay dağılımına ilişkin uygulamada benimsen ilkelere uygun düşecek ve yerleşik ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, davalı sürücü babanın aynı zamanda sigortalı aracın maliki olması nedeniyle KTK'nın 92/1-g maddesi gereğince baba yönünden hesap edilen destekten yoksun kalma tazminatının poliçe limitine dahil edilmeksizin yapılan hesaplama doğrultusunda davacı anne için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatın talep ile bağlı olacak şekilde poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 29.373,30-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 7.344,00-TL'nin mahsubu ile kalan 22.029,30-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 04.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.