1. Ceza Dairesi 2023/7273 E. , 2024/1864 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/70 E., 2023/96 K. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ınc
**1. Ceza Dairesi 2023/7273 E. , 2024/1864 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/70 E., 2023/96 K. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2021/435 Esas, 423 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2021/2307 Esas, 2022/691 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 08.02.2023 tarihli ve 2022/8320 Esas, 2023/363 Karar sayılı kararı ile ''... sanık lehine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince ceza belirlenirken makul ile üst sınır arasında bir ceza tayini uygulanması gerekirken, yazılı şekilde 18 yıl hapis cezası uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini...'' nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2023 tarihli ve 2023/70 Esas, 2023/96 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz istemi; suçun tasarlanarak işlendiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının haksız olduğuna, ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; eksik incelemeye, meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının bulunduğuna, tahrik hükümlerinin üst hadden uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ve maktul arasında olaydan öncesine dayalı gürültü sebebiyle bir husumetin olduğu, bu durumun tarafların aşamalarda verdiği beyanlarla da doğrulandığı, olay anında gece vakti sanık ve maktul arasında sözlü tartışma olarak başlayan tartışmanın sonrasında büyüdüğü, tarafların bunun üzerine kavga etmeye başladıkları, tanık beyanlarına göre ilk kavgada küfür duyulmadığı, tarafların biranda birbirlerine vurmaya başladıkları, ilk kimin vurduğunu görmedikleri, daha sonra sanığın bıçak almak için evine gittiği, tanık ...'in sanığın ardından aşağı indiği ve sanığın elinde bıçağı görmesi üzerine onu sakinleştirmeye çalıştığı ve eve gitmesi konusunda ikna ettiği, tanık kendi evine doğru çıkarken bu kez merdivende maktul ile karşılaştığı, maktulü de ikna etmeye çalışırken sesleri duyan sanığın tekrar dışarı çıktığı ve tarafların tekrar kavga etmeye başladıkları, bu sırada maktul ile sanığın da elinde bıçak bulunduğu, bıçaklı olup birbirlerine hamle yapmaları nedeniyle tanığın tarafları ayırmaktan vazgeçtiği, binanın bahçesine çıkan maktul ve sanığın karşılıklı olarak birbirlerine hamlelerinin ardından çıkan kavga sırasında maktulün elindeki bıçak ile sanığı sol kol, sol omuz ve göğüs bölgesinden basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif şekilde yaraladığı bunun üzerine sanığın da bıçak ile maktulün göğüs bölgesinden 3 adet müstakilen öldürücü nitelikte olacak şekilde, 1 adet sağ elinden basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif şekilde olmak üzere yaraladığı, maktulün tüm müdahalelere rağmen kesici delici alet yaralanmasına bağlı kaburga kesisi ile birlikte iç organ (kalp, akciğer) kesilmesinden gelişen iç ve dış kanama sonucu hayatını kaybettiği, bu hususların dosya içerisinde bulunan Adli Tıp raporlarıyla da sabit olduğu olayda; maktulün elindeki bıçak ile sanığı yaraladığı, sanığın da elindeki bıçak ile maktulün göğüs bölgesinden 3 adet müstakilen öldürücü nitelikte olacak şekilde 1 adet sağ elinden basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, olayın seyri sanıktan meydana gelen yaralanmanın niteliği göz önünde bulundurularak sanık hakkında alt ve üst sınır arasında makul derecede haksız tahrik indirimi yapıldığı, anlaşılmıştır. 2 Sanığın atılı suçu işlediğini ikrar eden savunması, katılan ... ve tanık ...'in beyanları, 17.05.2021 tarihli ölü muayene otopsi tutanağı, 17.05.2021 tarihli sanığa ait adlî muayene raporu, ... Kriminal Polis Labaratuvarı Müdürlüğünce sanığın kullandığı bıçak ile ilgili aldırılan rapor, sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı dosya içerisinde bulunmaktadır. IV. GEREKÇE 1. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin gerek sanığın ikrar içeren savunması gerek tüm dosya içeriği ile saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, olayda meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının bulnmadığı, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Katılan vekilinin haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının haksız olduğuna, sanık müdafiinin haksız tahrikin derecesine yönelen temyiz istemleri yönünden; Mahkemece Yargıtay bozma ilamı üzerine bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılamada; haksız tahrik uygulaması sırasında makul ceza verilerek makul ile üst sınır arasında bir ceza tayini uygulanması gerekirken, yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile yapılan uygulama sırasında makul ceza verilerek 15 yıl hapis cezası hükmedilmek suretiyle bozma ilamını etkisiz kılarak eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2023 tarihli ve 2023/70 Esas, 2023/96 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2024 tarihinde karar verildi.