İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 21/11/2025 YAZIM TARİHİ : 21/11/2025 Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2022 tarih, 2021/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZ…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2242 - 2025/2378 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2242 KARAR NO : 2025/2378 KARAR TARİHİ : 21/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/06/2022 NUMARASI : 2021/... ESAS 2022/... KARAR DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... İNŞAAT TİCARET VE SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 21/11/2025 YAZIM TARİHİ : 21/11/2025 Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2022 tarih, 2021/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin şirketin kurucuları arasında yer aldığını ve toplam sermayenin %12'sine sahip azlık pay sahibi olduğunu, davalı şirketin bağımsız denetime tabi bir şirket olduğunu, şirketin 2020 yılına ilişkin olağan Genel Kurul Toplantısı'nda hazırlanmış olan hazır bulunanlar listesinde pay sahipleri ..., ..., ..., ..., ...'in hazır bulunduğu, müvekkilinin şirketin 2020 Olağan Genel Kurulu'na katılıp ilgili maddelere muhalefet şerhlerini düşen pay sahibi olarak huzurdaki davayı açma hak ve yetkisine sahip olduğunu, davalı şirketin yönetim kurulunun 15/04/2021 tarihli 2021/008 sayılı almış olduğu karar ile şirketin 2020 yılına ilişkin olağan Genel kurulunun 18/05/2021 tarihinde saat 15:00 de Acıdereosb Mahallesi Turgut Özal Bulvarı No:3 Sarıçam/ADANA adresinde gündem maddelerinin görüşülmesi için toplantıya davet edildiğini, 15 Nisan 2021 tarihli ve 2021/005 sayılı yönetim kurulu kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini ve yönetim kurulunda alınmış kararların 20 Nisan 2021 tarihli 10313 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlandığını, davaya konu Genel Kurul'un Şirketin 2020 yılına ilişkin faaliyetlerinin görüşülmesine ilişkin olduğunu, 2020 yılı faaliyet döneminde bağımsız denetime tabi olan davalı şirketin faaliyet sonuçlarının henüz 2020 yılı denetçisi atanmadan ve bağımsız denetim sonuçları çıkmadan yapılmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin yine de herhangi bir hak kaybına uğramamak için davaya konu Genel Kurul'a temsilcisi vasıtasıyla katıldığını ve Genel Kurul'un usulüne ve toplantıda alınan kararlara ilişkin muhalefet şerhlerini ve itirazlarını tutanağa geçirdiğini, müvekkilinin işbu davaya konu genel kurulda alınan kararlara itiraz etme sebepleri ile benzer sebeplerden ötürü davalı şirketin 2019 Olağan Genel Kurulu'nda alınan kararların iptalini de talep ettiğini, söz konusu davanın Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/816 Esas sayılı dosya nezdinde halen derdest olduğunu, 18 Mayıs 2021 tarihli 2020 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda gündemin 2,3,4,5 ve 6.maddeleri kapsamında alınan tüm kararların TTK ya ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olduğundan bahisle davalarının kabulüne, 18 Mayıs 2021 tarihli 2020 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda gündemin 2,3,4,5 ve 6.maddeleri kapsamında alınan tüm kararların iptaline ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Genel Kurul'da yasaya uygun şekilde alınmış olan kar payı dağıtılmaması kararına karşı yapılan itirazların hukuki olmadığını, yıllık faaliyet raporu ve finansal tablolar, bilanço ve kar/zarar hesaplarının hukuka ve usule uygun olup iptalini gerektirir hiçbir hukuki ve maddi gerekçe mevcut olmadığını, davacının yönetim kurulu üyelerinin ibrası ile ilgili itirazları ve taleplerinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının, müvekkili şirkete bağımsız denetçi atanmasına dair gündemin 6'ncı maddesinin de iptalini talep etmiş olup, işbu talebin hukuken kabul edilebilir hiçbir yanı olmadığını, huzurdaki davanın kötü niyetli olduğundan bahisle hukuka aykırı şekilde ikame edilmiş davanın esastan tüm talepleri ile birlikte reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; davalı şirketin 18/05/2021 tarihinde yapılan 2020 yılı olağan genel kurul toplantısında şirket paylarının 56.000.000,00.TL toplam itibari değerinin %52 asaleten %48 vekaleten olmak üzere toplam 112.000 adet payın (%100) toplantıda temsil edildiği toplantı nisabının mevcut olduğunu, iptali istenen 2,3,4,5 ve 6 nolu gündem maddelerinin davacının muhalefetine karşın diğer pay sahiplerinin olumlu oyları ile kabul edildiğini, 2,3,4 ve 5 nolu gündem maddelerinin 2020 yılı finansal tabloları ile ilgili olduğunu, davalı şirket bağımsız denetime tabi şirket olduğunu, bu durumda 6102 sayılı TTK nun 397 ve devamı hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davalı şirketin 2020 yılı finansal tablolarının ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporlarının denetimden geçmeden ve genel kurul bu konularda bilgilendirilmeden 2020 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı'nın yapıldığını, bu durumda 2020 yılı faaliyet raporlarına ilişkin genel kurul kararlarının hukuka aykırı olduğu kanaatine varılarak davalı şirketin 18/05/2021 tarihli 2020 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 2,3,4 ve 5 nolu kararların iptaline karar verilmiş, Genel Kurul tarafından faaliyet dönemi bitmeden denetçinin seçiminin yapılmamış olması ve mahkemeden de süresi içerisinde bu konuda herhangi bir talepte bulunulmaması dikkate alındığında Genel Kurul tarafından denetçi seçilmesinin her zaman mümkün olduğu kabul edilerek denetçi seçimine ilişkin 6 nolu kararın iptali talebinin reddine karar karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkeme tarafından eksik ve hatalı değerlendirme yapılarak, 18/05/2021 tarihinde yapılan 2020 yılına ilişkin Genel Kurul Toplantısı'nda alınan 2-3-4 ve 5 nolu kararların iptaline karar verildiğini, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yıllık faaliyet raporu ve finansal tablolar, bilanço ve kar-zarar hesaplarının hukuka ve usule uygun olduğunu, Genel Kurulun Gündem'ine ait 2, 3 ve 5. maddelerinin iptalini gerektirir hiçbir hukuki ve maddi gerekçe mevcut olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile tanzim edilmiş olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafça açılan davanın hukuki bir yararının bulunmadığını, davacının tamamen kötüniyetli olarak davrandığını, hakkın kötüye kullanılmasının söz konusu olduğunu, davacının hakkını kötü niyetle kullanılması durumunda oluşacak zararlardan davacının sorumlu olacağını, Genel Kurul Kararları'nın iptalini gerektirir hiçbir hukuki neden bulunmadığını, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava TTK'nun 445 ve devamı maddelerine dayanan genel kurulu kararının iptali talebine ilişkindir. Davacı tarafından, müvekkilin %12 ortağı olduğu davalı şirketin 18/05/2021 tarihli 2020 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 2,3,4,5 ve 6 nolu kararların hukuka uygun alınmaması nedeni ile alınan kararlara muhalif kalınarak yazılı muhalefet şerhi verildiğini, bu kapsamda ilgili kararların iptalini talep ettiği, davalı ise, genel kurulda yasaya uygun şekilde karar alındığı, davanın kötüniyetli açıldığını, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 397/2.maddesinde "denetime tabi olanlar hazırlanmış olan finansal tablolarının denetimden geçip geçmediğini, denetimden geçmiş ise denetçi görüşünü ilgili finansal tablonun başlığında açıkça belirtmek zorunda olup, bu hüküm yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu için de uygulanır, denetime tabi olduğu halde denetlettirilmemiş finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu düzenlenmemiş hükmündedir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Somut olayda, iptali istenen 2 numaralı gündem maddesi 2020 yılı faaliyet raporlarının okunması, müzakeresi ve karara bağlanması, 3 numarası gündem maddesi 2020 yılı bilanço ve kar-zarar hesaplarının okunması müzakeresi, 4 numaralı gündem maddesi kar dağıtımı hususunun görüşülmesi ve karara bağlanması, 5 numaralı gündem maddesi 2020 yılı yönetim kurulu üyelerinin ibrası ve huzur hakkının karara bağlanmasına ilişkindir. Açıklanan işbu gündem maddeleri finansal tablolarla, dolayısıyla bağımsız denetim raporunun okunması ile doğrudan ilintili maddelerdir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2019/.. Karar sayılı ilamları). Zira bağımsız denetim raporundaki tespitlere göre bu maddelerle ilgili olumlu veya olumsuz oy kullanılması söz konusu olabilecektir. Bağımsız denetim raporunun genel kurul tarihi itibariyle henüz hazırlanmamış ve okunmamış olmasına göre işbu maddeler kanunun emredici hükümlerine aykırıdır. Bu itibarla, davalı şirketin bağımsız denetime tabi şirketlerden olduğu, 28/03/2022 tarihli genel kurul tutanağından bağımsız denetim raporunun genel kurul tarihi itibariyle henüz yayınlanmadığı ve genel kurulda okunmadığı, iptali istenen genel kurul kararlarının bağımsız denetim raporunun okunması ile ilgili olduğu, yukarıda açıklanan yasal düzenleme gereğince denetlettirilmemiş finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun düzenlenmemiş hükmünde olduğu, genel kurul tarihi itibariyle bağımsız denetim raporunun henüz hazırlanmamış olması nedeniyle anılan maddelerin kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğu, ancak 6 nolu gündem maddesi olan 2020 yılı finansal tablolarının kamu gözetimi kapsamında denetlenmesi için bağımsız denetçi atanması ve karara bağlanması TTK'nın 420. maddesinde gösterilen “finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular” kapsamında bulunmadığı, bu nedenle, mahkemece genel kurulda bağımsız denetçinin her zaman seçilebileceği gerekçesiyle 6 nolu gündem maddesini iptal edilmeyerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70.TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 21/11/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır