3. Ceza Dairesi 2024/1405 E. , 2024/6615 K. İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI :2022/279 E., 2023/48 K. SUÇ :Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma HÜKÜM :Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER :Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize …
**3. Ceza Dairesi 2024/1405 E. , 2024/6615 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI :2022/279 E., 2023/48 K. SUÇ :Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma HÜKÜM :Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER :Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ve müdafinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/26672 Esas, 2022/4821 sayılı bozma kararı üzerine; Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2023 tarihli ve 2022/279 Esas, 2023/48 sayılı kararı ile sanık hakkında; Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 inci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına ve mahsuba karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... Ve Müdafinin Temyiz İstemi Özetle Müvekkilin kovuşturma aşamasında vermiş olduğu istikrarlı beyanlarına katıldığına, o ifadelerinde belirttiği gibi iddia edilen eylemlerin hiçbiriyle bir ilgisinin bulunmadığına, tanıklardan sadece ...’u tanıdığına, mahkemenin dayanmış olduğu tanıkların soruşturma aşamasındaki beyanlarının doğruyu yansıtmayan, kendi içlerinde ve birbirleriyle çelişkili ifadeler olduğuna, tanık ...'nın emniyette yapmış olduğu teşhislerde kendi ağabeyi Kasım Elma’yı teşhis ettiğine, bu durum teşhislerin kolluk birimleri tarafından matbu olarak hazırlandığını ve tanığa okutturulmadan ve fotoğraf gösterilmeden imzalattırıldığını gösterdiğine, tanık beyanlarının soyut nitelikte olduğuna, teşhis tutanaklarının hukuka aykırı olduğuna, tanık beyanlarını destekleyen somut bir delile rastlanılmadığına, TCK'nın 302 nci maddesinde tanımlanan suçun unsurlarının oluşmadığına, iletişimin tespiti tutanaklarında suç unsuru bulunmadığına, müvekkilin cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak kesin delile rastlanılmadığına, suç tarihinde müvekkilin 18 yaşını gerçekte doldurmadığına, kimlikte yaşının büyük yazıldığına, bu yönde kemik testinin yapımasına yönelik talepleri ve tevsii tahkikat taleplerinin reddedildiğine, tüm delillerin sabit olduğu kabul edilse bile eylemin terör örgütü üyeliği suçunu oluşturduğuna, suç tarihi itibariyle yaşının 1,5-2 yıl büyük yazıldığına, bununla ilgili Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesinde davasının devam ettiğine, babasının teyzesinin oğlu Mehmet Zeyrek'in vefat ettiği günden bir gün sonra dünyaya geldiğine, vefat tarihinin de 11.03.1998 olduğuna, bu nedenle gerçek doğum tarihinin 12.03.1998 olduğuna ancak kimlikte doğum tarihinin 01.07.1997 olduğuna, yaşı için kemik tespitinin yapılmasına ve lehine değerlendirilmesini talep ettiğine, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, her türlü şüpheden uzak kesin kanıya varılamadığına ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "...2015 yılı içerisinde doğu ve güneydoğu bölgelerinde bazı şehir ve ilçelerde PKK terör örgütünün aldığı kararlar sonucu öz yönetim ilan edilerek güvenlik güçleriyle çatışmaya girme amaçlı ve devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmak suretiyle devletin bağımsızlığını zayıflatmaya yönelik cadde ve sokaklara barikatlar kurulduğu, hendekler açıldığı, buralara kolluk kuvvetlerinin girişine izin verilmediği, öz yönetim savunma birlikleri adı altında PKK'ya bağlı silahlı birlikler oluşturulduğu, örgüt emir ve talimatı ile açılan hendek ve kurulan barikatlarda silahlı nöbet tutulduğu,yapılan askeri operasyonlar sonucu bu girişimlerin bertaraf edilebildiği, bu eylemlerin vahim nitelikte ve TCK'nun 302 maddesinde belirtilen ülke topraklarının bir kısmını devlet yönetiminden ayırmaya yönelik elverişli eylemler olduğu, Sanığın bu kapsamda PKK/KCK silahlı terör örgütünün şehir gençlik yapılanması (YDG-H) içerisinde Silopi İlçesi Cudi Mahallesinde halk insiyatifi timinde silahlı faaliyet gösterdiği,tanık ...'nin teşhis beyanında da belirttiği üzere Miho (K) adını kullandığı, tanıkların anlatımlarından ve sanığın soruşturma ifadelerindeleri ve Sulh Ceza Hakimliğindeki ikrarından anlaşılacağı üzere Silopi ilçe merkezine gelen PKK/KCK silahlı terör örgütünün dağ kadrosu ile birlikte ... mahallesinde ve Cudi mahallerinde barikat kurulmasına ve hendeklerin kazılmasında çalıştığı,yine tanıkların bir birlerini destekler şekilde beyanlarında belittiği üzere sanığı Cudi Mahallesinde hendek ve barikatlarda silahlı nöbet tuttuğu sanığın böylelikle; PKK/KCK Silahlı Terör Örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde ve örgütün amaçları doğrultusunda emir talimat içerisinde silahlı faaliyet göstermek,hendek barikatlarda nöbet tutmak,güvenlik güçleriyle çatışmaya girmek,kod adı kullanmak şeklinde yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arzeden eylem ve faaliyetlerde bulununarak örgütle hiyeraşik ve organik açıdan tam bir disiplin içinde bağlı olduğu vede sanığın Türkiye Cumhuriyeti Devleti Egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmak ve devletin bağımsızlığını ile eğemenliği zayıflatmayı amaç edinen PKK/KCK silahlı terör ile organik bağ içine girerek yapıya dahil olmakla silahlı terör örgütü üyesi olduğu sabittir. Sanıkla birlikte aynı ve başka mahallelerde silahlı faaliyet yürüten ve haklarında aynı neviden Şırnak Ağır Ceza Mahkemelerinde ve mahkememizde dava bulunan açık tanıklar kovuşturma aşamasında soruşturma aşamasındaki teşhis beyanlarını kabul etmediklerini baskı altında ve görmeden imza attırıldığını belirtmiş iseler de; dosya içerisine alınan gözaltı giriş çıkış adli raporları ve tanıkların kendi hakkındaki soruşturma dosyasındaki ifadelerinde bu hususa ilişkin bir emareye dahi rastlanmamış olup tanıkların teşhis beyanlarına mantıklı bir açıklama getiremediklerinden tanıkların kovuşturma aşamasındaki beyanlarına mahkememizce itibar edilmemiş olup; Her ne kadar sanık savunmasında önceki soruşturma aşamasında verdiği ifadelerini kabul etmeyerek tanıklar ...,... ile ...'i ve mağdur ...'ı tanımadığını ve diğer tanık ... ile aralarından kız meselesi yüzünden husumet olduğunu ,kendisi hakkındaki iddiaların yalan ve iftira olduğunu,hiç bir terör örgütüne katılmadığını ve faaliyetinde yer almadığı şeklinde beyanda bulunmuş ise de;teşhiste bulunan açık ve gizli tanıkların sanığın Cudi Mahallesinde silahlı olarak faaliyet gösterdiği,nöbet tuttuğu, sanığın mevzilere olduğunu belirtir tape kayıtları,sanığın kendi soruşturma ifadelerinde,sorgu hakimliğindeki ikrarı ve tanık anlatımlarından anlaşıldığı üzere Cudi Mahallesi ve ... Mahallesin (zap) de dağdan gelen örgüt üyeleri ile birlikte hendek ve barikat yapımında yer aldığı,bazen belediye kepçesininde bu işlerde kullanıldığı yönündeki beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın PKK/KCK silahlı terör örgütünün YDG-H yapılanması içerisinde yer alarak örgütün öz yönetim ilanı çerçevesinde dağ kadrosundan gelen örgüt elemanlarıyla birlikte MİHO (K) adıyla Cudi Mahallesinde ve ... Mahallesinde güvenlik güçleri ile çatışmaya girme amaçlı açılan hendek ve kurulan barikatlarda çalışan,Cudi Mahallesinde silahlı nöbet tutmak suretiyle faaliyet gösteren sanığın suçtan kurtulmaya yönelik inkar yollu savunmalarına itibar edilmeyerek bu haliyle sanığın PKK/KCK terör örgütünün amacı olan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmak ve devlet egemenliğini zayıflatmak amacıyla silahlı faaliyet göstererek hendek barikat yapımında yer alması,buralarda silahlı nöbet tutması ve güvenlik güçleriyle çatışmaya girmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nun 302/1.maddesinde belirtilen Devletin Birliği ve Ülke Bütünlüğünü Bozma amaç suçuna elverişli/vahim nitelikte olduğuna kuşku bulunmayan filleri gerçekleştirdiği ve aynı zamanda amaç suça yönelik yine vahim nitelikte olan ve terör suçu olarakta 3713 sayılı TMK'da belirtilen,araç suçlara iştirak ettiği sabit olan sanığın fiili nedeniyle; 5237 sayılı TCK'nun 302/1 inci maddesinde belirtilen Devletin Birliği ve Ülke Bütünlüğünü Bozma amaç suçuna elverişli/vahim nitelikte olduğuna kuşku bulunmayan filleri gerçekleştirdiği mahkememizce sabit görülmekle sanığın bu fiilleri nedeniyle TCK'nın 302/1 inci maddesi uyarınca mahkumiyetine, 3713 sayılı TMK'nun 3 ve 5 inci maddesi uyarınca cezasından yarı oranında arttırım yapılmasına, Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde alınarak ve yargılama boyunca duruşmanın düzenini bozduğuna veya başkaca bir olumsuz tutum veya davranışının bulunmadığı hususları birlikte değerlendirilerek sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62 nci Maddesi uyarınca indirim yapılmasına Sanığa verilen ceza miktarıda dikkate alınarak tutukluluk halinin devamına..." Tespitlerine yer verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık Hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık ve müdafiinin suç tarihi itibariyle yaş küçüklüğü iddialarının doğru olup olmadığının tespiti için, sanığın hastanede doğup doğmadığının araştırılması, hastanede doğmuşsa doğum belgelerinin dosyaya celp edilmesi, hastanede doğmamış olması durumunda kemik yaşı incelemesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması, yine sanığın bu duruma ilişkin asliye hukuk mahkemesinde yaş düzeltim davasının mevcut olduğunu iddia etmesi karşısında bu durumun da araştırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Sanık Hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu yönünden Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2023 tarihli ve 2022/279 Esas, 2023/48 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Sanık ...'nın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, verilen ceza miktarı, bozma nedenleri, kaçma şüphesi ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin tahliye taleplerinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2024 tarihinde karar verildi.