13. Hukuk Dairesi 2017/6801 E. , 2020/1381 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, dava dışı damadının davalının yanında çalıştığı sırada davalı ile davalının işyerinin 50.000,00 TL bedelle devri konusunda anlaşt…
**13. Hukuk Dairesi 2017/6801 E. , 2020/1381 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, dava dışı damadının davalının yanında çalıştığı sırada davalı ile davalının işyerinin 50.000,00 TL bedelle devri konusunda anlaştıklarını, kendisinin de bankadan kredi çekmek sureti ile davalının hesabına bu nedenle 50.000,00 TL gönderdiğini, ancak davalının işyerini damadına devretmediğini ve damadını işten çıkardığını, bunun üzerine davalı hakkında başlattığı takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile Bergama İcra Müdürlüğü'nün 2015/1336 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-6100 sayılı HMK'nun 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK'nun 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK'nun 298/2. maddesi gereğince de, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün birbirine uyumlu olması gerekir.