6. Hukuk Dairesi 2011/9875 E. , 2011/11510 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı ve davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av.... ve davacı Hazine vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra d
**6. Hukuk Dairesi 2011/9875 E. , 2011/11510 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı ve davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av.... ve davacı Hazine vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, 107.080 TL tazminatın tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüyle 51.120.44 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili ve davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiracısı olduğu dava konusu Kozan Dağılcak Mevkiinde bulunan kır gazinosunda 20.01.2007 tarihinde kundaklama olduğu sanılan yangın çıktığını, taraflar arasındaki sözleşme gereğince tesislerde çıkacak yangınlara karşı kiracının her türlü tedbiri alacağını, bağlı olduğu mülki amirliğin ve il yangın komitesinin aldığı kararlara uyacağını, kira süresinin 31.12.2007 tarihinde sona ereceğini, bu nedenle davalının çıkan yangından sorumlu olduğunu, davacının yangın sonucu meydana gelen hasarı ve yangının çıkış sebebini mahkeme aracılığı ile tespit ettirdiğini, buna göre yangının kundaklama sonucu kasıtlı olarak çıkarıldığını, davalının ise yangına karşı bekçi bulundurma görevini şeklen yerine getirdiğini, sözleşmenin amacına uygun olarak güvenlik önlemlerini almadığını, çıkan yangından sorumlu olduğunu belirterek, hasar miktarı 107.080 TL’nin yasal faizi ile tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davacının yaptırdığı delil tespitini kabul etmediklerini, ayrıca kendilerinin yaptırdığı bir tespit varken davacının bu tespite itiraz etmek yerine ayrı bir tespit yaptırdığını, kiralananın kundaklanmasında müvekkilinin sorumlu tutulmasını gerektirecek bir kusurunun olmadığını, kiralanan davacının elinde de olsa aynı sonucun meydana geleceğini, davalının mesire yerinde ve kır gazinosunda iki adet bekçi görevlendirdiğini, her bir yeri ayrı bekçilerin koruduğunu, ancak bekçi de olduğu halde kiralananın kimliği belirsiz kişilerce kundaklandığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davada dayanılan ve hükme esas alınan sözleşmenin noter tarafından tescilinden itibaren beş iş günü içinde başlamak üzere ve iki yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 6. maddesine göre tesisi boşaltma tarihi 31.12.2005’tir. Sözleşmenin 5. maddesi gereğince süre uzatımına gidildiği takdirde işletme süresi 31.12.2007 olarak belirlenir ve bu süre sonunda yeniden ihale yapılır. Sözleşmenin özel 14. maddesi hükmüne göre, işletmeci tesisler ve çevresinde çıkabilecek yangınlara karşı her türlü tedbirleri almak ve çıkabilecek yangınlarda söndürme çalışmalarına katılmak, il yangın kriz komitesinin ve bağlı bulunduğu mülki idare amirlerince alınan kararlara uymak zorundadır. Bu tedbirler tesisin kapalı olduğu saatlerde bekçi marifeti ile devam ettirilir. Meydana gelen zararlar işletmeciden tahsil edilir. Sözleşmenin 19. maddesine göre, işletmeci orman yangınlarının çıkmasına engel olacak her türlü tedbiri almak zorundadır. İşletmecinin kusuru, ihmali ve tedbirsizliğinden dolayı meydana gelebilecek olan yangınlardan tamamen işletmeci sorumludur. Sözleşmenin 24. maddesine göre, işletmeci tesiste kullanıma hazır halde yeteri kadar sağlık çantası ve yangın söndürme cihazı bulundurmak zorundadır. Tesisin yanması halinde tesislerin yeniden bakımı ve onarımı işletmeci tarafından yapılacaktır. Bu şartlar geçerli olup tarafları bağlar. Dava konusu kiralanan kır gazinosu, davalının tasarruf ve kullanımında iken 20.01.2007 tarihinde gece saatlerinde meydana gelen yangın sonucu tamamen yanmıştır. Olaya müdahale eden itfaiye ekipleri 22.01.2007 tarihinde İlçe Jandarma Komutanlığı’na yazdıkları yazıda yangının kundaklama olabileceğini belirtmişlerdir. C.Savcılığı da bu olasılık üzerinde durarak 03.03.2008 gün ve 2007 / 353 sayılı kararı ile daimi arama kararı vermiştir. Yangın sonrasında davalı tarafından Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007 / 11 D.İş dosyası ile yaptırılan tespitte bilirkişiler yangının kundaklama sonucu çıktığına, zarar miktarının da 35.591.04 TL olduğuna ilişkin rapor düzenlenmişlerdir. Davacının Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007 / 26 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan tespitte ise yangının çıkış sebebinin kundaklama olduğu yinelenirken bu kez hasar bedeli 107.080.50 TL olarak belirlenmiştir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında hasar bedelinin 51.120.44 TL olduğu belirtilirken, itfaiye bilirkişisi 26.10.2009 tarihli talimatla alınan raporunda, kış mevsiminde gece vakti çıkan yangının ısınmak için yakılan ocak ya da şömineden çıkan alev ya da kıvılcımlardan kaynaklanmış olabileceğini, yangının kasıtlı çıkarıldığına ilişkin bir izin bulunmadığını, davalının tedbirsiz ve dikkatsiz davranarak yangının meydana gelmesinde % 50 oranında kusurlu olduğunu beyan etmiştir. Mahkemece yargılamada alınan son bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de, her iki taraf da alınan raporlara itiraz etmişlerdir. Diğer yandan dosyada bulunan üç bilirkişi raporu, gerek yangının çıkış nedeni, gerek oluşan hasar bedeli yönünden birbirinden farklı ve çelişkilidir. Mahkemece bu çelişkilerin giderilmesi yoluna gidilmemiştir. Yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Bu durumda mahkemece dava konusu olaya ilişkin davalının kusurunun ve taşınmazın sözleşmede belirtilen özellikleri ve niteliği de gözönünden bulundurularak uğranılan hasarın tespiti yönünden konusunun uzmanı bilirkişi heyetinden önceki raporlardaki çelişkileri de giderecek şekilde yeni bir rapor alınıp sonucuna göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 825 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, keza Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 825 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.