T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1203 Esas KARAR NO: 2026/106 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 02/04/2024 NUMARASI: 2022/132 2024/106 DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini KARAR TARİHİ: 28/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın il…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1203 Esas KARAR NO: 2026/106 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 02/04/2024 NUMARASI: 2022/132 2024/106 DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini KARAR TARİHİ: 28/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ...’nın aralarındaki dostluğun bir nişanesi olarak ...’nın davaya konu yağlıboya portresini 1988 yılında resmettiğini ve ...’ya hediye ettiğini, davaya konu söz konusu tablonun orijinalinin halen ...’nın Beşiktaş'taki evinde bulunduğunu, dava konusu eserin daha önce ... Yayınevi tarafından yayımlanan “... ...” isimli kitabın kapak sayfasında yer aldığını, kitabın künye bilgilerinin yer aldığı sayfada ise eserin müvekkile ait olduğu açıkça belirtildiğini, davacının resimlerinde kullanmış olduğu imzasının orijinal portrenin üzerinde de yer aldığını, değişik platformlarda yağlı boya portresini sergilendiğini, dergilere, gazetelere mülakatlar verildiğini, ... ve değişik birçok televizyon kanalında davaya konu söz konusu resme ilişkin röportajlara katıldığını, tüm bu hususlar müvekkilinin eser sahibi olduğunu şüpheye yer bırakmaksızın açıkça gösterdiğini, davalı tarafından izinsiz yayınlandığını ve ''umuma arz yetkisi'' aşıldığını, ayrıca dava konusu tablonun ana kompozisyonun tamamen değiştirildiğini, bu değişikliğe bir de davalı yanın internet sitesinin logosu ve imzası eklenerek işbu sanat eseri tamamen metalaştırıldığını, sanatsal eser statüsünde bulunan tabloya logo ve cümle eklenmek suretiyle eserin orijinal hali değiştirildiğini ve eser üzerinden müvekkilinin imzası kaldırıldığını, Eserin değiştirilmesi durumunun FSEK md. 16 neticesinde aykırılık teşkil ettiğini, davalının dava konusu paylaşımı yapmış bulunduğu sosyal medya hesabında 16,5 bin takipçisi bulunduğunu, davalının kamuya arz alanı ve imkanı müvekkil ......’na göre daha fazla olduğundan dolayı eser sahibinin asıl fikirleri ve sanat eserindeki manevi hazzı, davalı şahsın yapmış olduğu paylaşım ile kamu nezdinde gölgelendiğini, eser sahibi olarak tanıtılma hakkı ihlal edildiğini ileri sürerek eser sahibi olarak tanıtılma hakkı ihlal edildiğini ileri sürerek davaya konu paylaşımın yeniden yayınlanmasının, çoğaltılmasının, yayılmasının önlenmesi ve yayından kaldırılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, FSEK m. 66 uyarınca devam eden tecavüzün ref’i ve muhtemel tecavüzün men’ine; Davalının, söz konusu tabloyu haber olarak kullanması sebebiyle 5846 s. FSEK m. 68/1 uyarınca, müvekkilin sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin 3 katının bilirkişi raporu neticesinde tam ve kesin miktar belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 1000 TL’sinin söz konusu ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; FSEK m. 66 uyarınca devam eden tecavüzün ref’i ve muhtemel tecavüzün men’ine; 5846 s. FSEK m. 68/1 uyarınca, davalının sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin 3 katının bilirkişi raporu neticesinde tam ve kesin miktar belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 1000 TL’sinin söz konusu ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; Davacının manevi haklarının haleldar olması sebebiyle 5846 s. FSEK m. 70 uyarınca ihlale konu her bir ayrı olay bakımından ihlal edilen manevi hakların ayrı ayrı değerlendirilmesi suretiyle toplamda 6000 TL manevi tazminatın ihlal tarihlerinden itibaren işleyecek olan kanuni faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 07.03.2024 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat istemini 15.000 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddini, belirsiz alacak davası olarak ikame edilebilmesi hukuken mümkün olmayan davanın usulden reddini, davanın, müvekkili şirket yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddini, somut olayda davalı müvekkil ...'nın davacıya ait olduğu iddia edilen eseri paylaşmadığı ve paylaşmakta da maddi menfaat sağlama saiki bulunamayacağı gözetilerek, davacı yan tarafından zamanaşımının kaçırılması nedeniyle mali hak talebi adı altında talep edilen maddi tazminat talebinin tümden reddini, eserini internet ortamında paylaşan sanatçının, işbu eserin internet gibi sınırı olmayan bir platformda kontrolsüz şekilde yayılabileceğini öngörmemesi mümkün olmadığından, kötüniyetle zenginleşme aracı olarak görülen manevi tazminat talebinin esastan ve tümden reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/04/2024 tarih ve 2022/132 Esas, 2024/106 Karar sayılı kararıyla; "...Toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları, HHK 266 madde kapsamında sunulu deliller ile uyumlu bilirkişilerin kök ve raporları, emsal belirlenmesine yönelik kullanılan yöntemin bilimsel olması gözetilerek Fsek 68 maddesi uyarınca 5.000 TL nın 3 katı 15.000 TL' telif tazminatı ile Takdiren 6.000. TL manevi tazminatın davalılardan ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine,Davanın davalılardan ... AŞ yönünden pasif husumet yokluğu gözetilerek reddine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.07.1987 tarih, 1836/4131, 13.10.2009 tarih 5561/10516, 13.09.2011 tarih 10929/10277 ve HGK'nın 20.03.2002 tarih, 176/214 sayılı kararlarında açıklandığı ve öğretide de benimsendiği üzere, hak sahibinin FSEK'in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı talebinde bulunduğu ve mahkemece de telif tazminatına hükmedildiğinden taraflar arasında farazi sözleşme yapılmış gibi bir hukuki durum meydana geleceğinden ve bu durumda, davalının eyleminin de farazi sözleşme kapsamında yasal kullanım haline dönüşeceğinden; davacı hak sahibi farazi sözleşmenin kapsadığı kullanımın ref’ini ve menini isteyemeyeceğinden bu yöndeki ref ve men istemin reddine, ihtiyati tedbir talebinin şartları bulunmadığından tedbir isteminin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE 1-Davanın davalılardan ... AŞ yönünden pasif husumet yokluğu gözetilerek reddine, 2- Fsek 68 maddesi uyarınca 5.000 TL nın 3 katı 15.000 TL' telif tazminatının 13.8.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3- Takdiren 6.000 TL manevi tazminatın 13.8.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılardan ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.07.1987 tarih, 1836/4131, 13.10.2009 tarih 5561/10516, 13.09.2011 tarih 10929/10277 ve HGK'nın 20.03.2002 tarih, 176/214 sayılı kararlarında açıklandığı ve öğretide de benimsendiği üzere, hak sahibinin FSEK'in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı talebinde bulunduğu ve mahkemece de telif tazminatına hükmedildiğinden taraflar arasında farazi sözleşme yapılmış gibi bir hukuki durum meydana geleceğinden ve bu durumda, davalının eyleminin de farazi sözleşme kapsamında yasal kullanım haline dönüşeceğinden; davacı hak sahibi farazi sözleşmenin kapsadığı kullanımın ref’ini ve menini isteyemeyeceğinden bu yöndeki ref ve men istemin reddine, ihtiyati tedbir talebinin şartları bulunmadığından tedbir isteminin reddine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava şartı olan arabuluculuk sürecinde davalı şirketin husumet yokluğuna dair herhangi bir itiraz ileri sürmediğini ve tutanağa geçirilmediğini, davalı tarafından atılan...... kendisinin kurucusu olduğu ......okullarına ait logo eklendiğini, reklam ve ... yapmak suretiyle açıkça ticari kar amacı güdüldüğünü, davalı yan tarafından, iktibas serbestisinin sınırları içerisinde de kalmayan davacı müvekkiline ait eserin, kullanılması durumu açıkça FSEK bakımından ihlalli kullanım kapsamına girdiğini, görselde tüzel kişiye ait logonun kullanıldığını beyanla davalı şirket yönünden verilen pasif husumet yokluğu nedeniyle verilen usulen ret kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; Bilirkişi raporu gerçeği yansıtmadığını, raporda '.......'' kullanıcı adlı ... hesabının mavi tik alması, paylaşılan fotoğrafların müvekkilinin ...'ya ait olması sebebiyle ... yani eski adıyla ........ isimli sosyal medya hesabının müvekkiline ait olduğu kanaatine varılmış olsa da bu yorum hukuki mesnetten uzak olduğunu, raporun teknolojik gelişmeleri içermediğini, halihazırda ..........adayı müvekkili ...'nın hayran hesabı olma ihtimali dikkate alınmaksızın, dava konusu sosyal medya hesaplarının kendisine ait olduğunun kabulünün hukuk kaidelerinden uzak, soyut ve afaki bir yorum olduğunu, dava konusu eserin alenileştirildiğini, başkaları tarafından kopyalanıp çoğaltılmaya açık olduğunu, müvekkilinin ilgili sosyal medya paylaşımını yapmış olma ihtimalinde dahi müvekkili tarafından eserin imzalı halinin mi imzasız halinin mi elde edildiğinin belli olmadığını, Eserin, müvekkiline imzasız halinin ulaşmış olma ihtimalinin varlığı önem arz etiğini, ...'nın portresi şeklindeki eserin diğer portrelerinden ayırt eden bir özelliği mevcut olmadığını, ...'nın klasik portresinin farklı kişiler tarafından icra edilmiş halleri bulunduğunu, ayırt edici özelliği haiz bulunmadığını, davacı yan tarafından tablonun internet sitesinde yayımlanması yoluyla, umuma arz yetkisinin tüketildiğini, ünlü futbol duayeni ...'yı anmak amaçlı olarak tabloyu sosyal medya hesaplarında paylaştığı iddia olunan tüm bu şahıslara karşı açtığı davanın TMK 2. madde uyarınca dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, eserin esaslı unsurları üzerinde herhangi bir değişiklik bulunmadığını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, FSEK'ten doğan hakların ihlali iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda özetlendiği şekilde davalı ... şirketi yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne, farazi sözleşmenin kapsadığı kullanımın ref’ini ve menini isteminin reddine, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Karara karşı, taraf vekillerince yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Yapılan yargılama ile uyuşmazlık konusu tablonun FSEK 4. Madde kapsamında eser mahiyetinde olduğu, sunulu deliller kapsamında FSEK 11. Maddesine dayalı olarak davacının eser sahibi olarak kabul edilmesi yerinde olduğu gibi rıza hilafına eser üzerinde değişiklik yapmak suretiyle eser sahibi davacının manevi haklarının ihlal edildiğinin anlaşılması karşısında manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi yerinde olup, ihlal edilen hakkın niteliği dikkate alındığında takdir edilen manevi tazminatın hakkaniyete de aykırı olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.İlk derece mahkemesi-nce kabul edilen ve istinaf incelemesine konu edilen maddi tazminat değeri 15.000,00-TL olup, karar tarihi olan 02/04/2024 itibarı ile istinaf sınırı 28.250,00-TL olmakla maddi tazminat yönünden davalı vekilinin istinaf isteminin ise usulden reddine karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından her ne kadar istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmuş ise de yapılan yargılama ile ihlale konu eylemlerin davalı ...'ya ait sosyal medya hesapları üzerinden gerçekleştirildiği anlaşılmakla davalı şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmişti HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf talebinin, 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf talebinin, 6100 sayılı HMK'nın 341. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 4- Davacı yandan alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile artan 304,4 TL harcın davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, 5- Davalı yandan alınması gereken 1.434,51 TL nispi harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile artan 1.006,91 TL harcın davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, 6-İstinaf yargılaması gideri olarak davacı avansından kullanılan: 640,00 TL (teb.-müz.-posta) masrafının 1/2 oranında 320,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı yönünden HMK'nun 361. maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere, davalı yönünden ise KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/01/2026