7. Ceza Dairesi 2023/973 E. , 2024/10532 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/594 E., 2022/683 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun
**7. Ceza Dairesi 2023/973 E. , 2024/10532 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/594 E., 2022/683 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanık hakkındaki hapis cezasının koşulları oluşmadığı halde ertelenmesinin ve suç eşyasının taşınmasında kullanılan nakil aracının müsaderesi konusunda karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, haksız ve hukuka aykırı hükmün açıklanan sebeplerle bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 15.01.2013 tarihinde Hacıpaşa piyade hudut karakolu sorumluluk sahasında bulunan 22-23 hudut kazıkları arasında motorlu devriye timi görevini icra ederken, olay yerinde sanık ...'nın sürücülüğünü yaptığı .... plaka sayılı traktör tespit edilmiş, olaya müdahale eden ve beyanları alınan tanık piyade askerleri araç ile malzemeleri almak istedikleri esnada olay yeri kalabalıklaşmış, görevli personelin şahıslarla konuştuğu sırada, sanık .... plaka sayılı traktör ile olay yerinden kaçmış, olay yerinde yapılan geniş çaplı arama tarama faaliyeti neticesinde 59 teneke içerisinde yaklaşık 1062 litre zeytinyağı ele geçirilmiş, olay yerinde yakalanan malzemenin ve ..... plaka sayılı aracın sahibi olan sanık ... olay sonrası temin edilmiştir. Sanığın aşamalarda, olay yerinde olmadığını traktörünün evinin önünde bulunduğunu, kimin tarafından suçta kullanıldığını bilmediğini ifade etmesi üzerine olaya müdahale eden ve sanığı gördüklerini beyan eden tutanak tanıklarının beyanları alınarak teşhis işlemi yaptırılmış, tanıklar sanığı teşhis etmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki sübuta yönelen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen suçun üst sınırının iki yılın altında olduğu gözetilerek; 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinde yer alan geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin, 19.08.2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “..basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, 5271 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olmakla birlikte, iptal kararının sonuçları itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, zira 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2. Ele geçen eşyanın gümrüklenmiş değerinin 9.850,94 TL olduğu, bu değerin suç tarihi itibarıyla Dairemiz kabulüne göre pek hafif değer aralığında bulunduğu, bu haliyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikiinci fıkrası uyarınca sanığın cezasında 1/2 ila 2/3 oranında indirim yapılması gerekirken Kanuni sınırların dışına çıkılarak üçte bir oranda indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini, 3.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, 4.5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince hapis cezası ertelenen sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği, aynı Kanun'un 51 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde ise cezanın infaz edilmiş sayılacağı ihtaratının yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 5. İddianamede müsaderesi talep edilen .... plaka sayılı aracın, müsadere koşullarının oluşmaması nedeniyle kararın kesinleşmesi beklenmeden sahibine iade edilmesi yönünde kurulan 31.05.2013 tarihli hükme yönelik temyiz incelemesinde Dairemizin 23.06.2020 tarihli ve 2016/12852 Esas, 2020/10038 Karar sayılı bozma ilamında nakil aracına yönelik kurulan hükme ilişkin bir inceleme yapılmadığı ve karar verilmediği, bozma sonrası mahkemenin nakil aracının müsaderesi kararına ilişkin daha önce verilmiş bulunan karara atıf yapmak suretiyle nakil aracı hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmaması ve nakil aracı hakkında atıf yapılan hükmün tarihinin "31.05.2013" yerine " 31.05.2012" olarak yazılması, 6.Gümrük kaçağı eşyanın değerinin hangi hallerde "hafif" veya "pek hafif" kabul edileceğinin yerleşik Yargıtay içtihat ve uygulamaları ile belirli olduğu halde hükmün gerekçesinde ''7242 sayılı yasada yapılan değişiklikte eşyanın değerinin hangi hallerde hafif veya pek hafif kabul edileceği belirlenmeyip hakim takdirine bırakıldığı anlaşılmaktadır'' şeklinde hatalı tespitlere yer verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.