5. Hukuk Dairesi 2025/8406 E. , 2025/15476 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/520 Esas, 2024/625 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/242 Esas, 2022/309 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzeri…
5. Hukuk Dairesi 2025/8406 E. , 2025/15476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/520 Esas, 2024/625 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/242 Esas, 2022/309 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 16... parsel sayılı taşınmazın bir kısmına kamulaştırma yapılmaksızın iş makineleri ile toprak alımı yapmak ve üzerine mıcır malzeme serilmek suretiyle fiilen el atıldığını, arta kalan kısmına ise imar planında kısmen yol alanı olarak ayrılmak suretiyle hukuken el atıldığını, proje bütünlüğü ilkesi gereği taşınmazın fiilen ve hukuken el atılan kısımlarına ilişkin bedelin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, taşınmaza fiilen el atılıp atılmadığının araştırılması gerektiğini, fiilen el atılmadığının anlaşılması halinde davanın idari yargı mercilerinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan yolun ana arter niteliğinde olduğunu, müvekkili idare tarafından taşınmaza fiilen el atılmadığını, dava konu yol çalışmalarının ... tarafından gerçekleştirildiğini, bu nedenle müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idarelerden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın ana arterde kalmadığını, sorumluluğun ilçe Belediye Başkanlığından olduğunu, bu nedenle müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini gerektiğini, davacının taşınmazı 25.09.2023 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye sattığını, aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, taşınmaza fiilen el atılmadığını, davanın idari yargı mercilerinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür. 3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idare ile diğer davalı ... Başkanlığının sorumlu oldukları tazminat tutarları farklı olduğu ve aralarında müteselsil sorumluluk bulunmadığı hâlde, her bir davalı idarenin sorumlu olduğu miktar ayrılmaksızın infazda güçlük oluşturacak şekilde davalı idarelerce müteselsilen karşılanması yönünde harca ve yargılama giderine hükmedildiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesinde hukuken hata yapılmadığı, proje bütünlüğü bağlamında el atılmayan kısımlarda da davalı idarelerin sorumlu olması gerektiği, taşınmazın konumuna göre belirlenen bedelin makul ve adil olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin ileri sürdükleri istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hata yapılmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; yol yapılmak suretiyle taşınmaza fiilen el atılmış olduğu anlaşılmakla, imar planında kısmen yol ve park olarak ayrılan taşınmazda fillen el atılmakla plan uygulamasına başlandığı gözetilerek proje bütünlüğü gereği davacının el atılan kısımlardaki payına hükmedilmesi isabetli olup, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi yöntem itibarıyla yerindedir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idareler vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kıyası emsal olarak incelenen ... 15 45... parsel sayılı taşınmazın 13.06.2017 tarihli satışının serbest satış niteliği taşımadığı, mahkeme kararı uyarınca kamulaştırma gereği taşınmazın tesciline ilişkin olup emsal alınmasının uygun olmadığı anlaşıldığından, rapor hüküm kurmaya elverişli ve inandırıcı bulunmamıştır. 5. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmazlara yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkân tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazların, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ve dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede uygulanan düzenleme ortaklık payı oranının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazların; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmazlar ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazların değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulmasının gerekmektedir. 6. Alınması gereken karar harcı ile yargılama giderlerinin sorumluluk oranlarına göre davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi gerektiği düşünülmeksizin, yazılı şekilde davalı idarelerden müştereken ve müteselsilen alınmasına hükmedilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idareler vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı idareler vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı idarelerden peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.