2. Hukuk Dairesi 2025/4348 E. , 2026/358 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/673 E., 2025/25 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 5. Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/115 E., 2022/896 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından tazminat tale…
2. Hukuk Dairesi 2025/4348 E. , 2026/358 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/673 E., 2025/25 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 5. Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/115 E., 2022/896 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından tazminat taleplerinin reddi, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve nafakalar yönünden; davalı- davacı kadın vekili tarafından ise zina davasının reddi, erkeğin davasının kabulü, nafaka ve tazminat miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Asıl dava, davacı- davalı erkek tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davasıdır. Karşı dava ise davalı- davacı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davası olup yine kadın tarafından birleşen dava ile zina nedeniyle boşanma davası açıldığı görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda her iki davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı olarak TMK 166/1 inci maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiş, birleşen zina hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasının hak düşürücü süresi içinde açılmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir. Hükmün taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yeniden hüküm tesis edilerek ortak çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakasının miktarı, yoksulluk nafakasının ödenme şekli ve kadın lehine hükmedilen tazminat miktarların artırılmasına karar verilmiş, sair yönlerden istinaf başvurusu esastan ret edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yukarıda gösterildiği şekilde taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesi'nce her ne kadar kadının birleşen zinaya dayalı davasının hak düşürücü süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan deliller ve özellikle tanık anlatımlarına göre erkeğin ayrı bir ev açarak başka kadınlarla birlikte olduğu ve zina eyleminin temâdi ettiği anlaşılmış olup bu sebeple hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Davalı- davacı kadının zina hukuki nedenle boşanma davasının kabulü gerekir. Şöyle ki genel ve özel boşanma hukuki sebebine dayalı olarak birlikte görülen boşanma davalarında, özel boşanma sebebine dayalı davanın reddine dair karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunda genel hukuki sebebe dayalı olarak verilen boşanma hükmü nedeniyle boşanma kararının kesinleştiğinden söz edilemez. Davalı- davacı kadın tarafından özel hukuki nedene dayalı olan (zina) davasının reddi istinaf ve temyiz edildiğinden kadının evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı davasının kabulü yönünden de hüküm istinaf ve temyiz edilmiş olup boşanma hükmü kesinleşmediği de anlaşılmaktadır. Hal böyle iken davalı- davacı kadının zina sebebiyle açtığı boşanma davasının kabulü gerekirken yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraflarca karşılıklı açılan boşanma davaları ve fer'îleri yönünden yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.