7. Ceza Dairesi 2021/3487 E. , 2024/878 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/45 E., 2016/542 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar ... ve ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının müsadere talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükmü temyize…
**7. Ceza Dairesi 2021/3487 E. , 2024/878 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/45 E., 2016/542 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar ... ve ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının müsadere talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği, münhasıran sanıklar ... ve ... hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, kararın usul ve esas yönünden incelenerek bozulmasına ilişkindir. II. GEREKÇE [adres satırı maskelendi] Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ...; aracın bagajında cep telefonu olduğunu bilmediğini, sanık ...; telefonların kendisine ait olduğunu, sanık ...'u tanımadığını, cep telefonlarının sanık ... ile ilgisinin olmadığını, sanık ...; kendisinin lokal işletiyor olduğunu, diğer sanıkları tanımadığını, kendisinin lokalinin umuma açık bir yer olduğunu, cep telefonlarının kime ait olduğunu ve lokaline kimin koyduğunu bilmediğini beyan etmiştir. Dosya kapsamında bulunan 15.01.2013 tarihli Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu raporunda, suça konu cep telefonlarının kayıt dışı olduğu tespit edilmiştir. Ele geçen cep telefonları için alınan 19.04.2013 tarihli bilirkişi raporunda, suça konu cep telefonlarının yabancı menşeli olduğu bildirilmiştir. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden 1.Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; olay tutanağı, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'ın alınan savunmasının sanık ... tarafından doğrulanması karşısında, sanık ...'ın savunmasının aksine atılı suçu işlediği yönünde cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden [adres satırı maskelendi] C. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü ile Nakil Aracı Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci maddesi ve 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz eden fiili, eylem ile ceza arasındaki denge gözetildiğinde teşdidi gerektirdiği halde, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılmadan tayin edilmesi, 2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 3.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek; Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 4.Sanık hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, 5.Suça konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 6.Araç ve eşyanın değeri itibarıyla aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı anlaşılmakla, 100 adet gümrük kaçağı cep telefonunun taşınmasında kullanılan ...plakalı nakil aracının, ... niyetli 3. kişiye ait olup olmadığı hususunun tespiti bakımından, ruhsat sahibinin çağrılarak beyanın alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyizinin münhasıran sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri ile nakil aracına yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede; A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat ve Nakil Aracının İadesine İlişkin Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında kurulan beraat ve nakil aracının iadesine ilişkin hüküm yönünden katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar bakımından herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü, Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü ve Nakil Aracı Yönünden Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü ile nakil aracına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin, sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik anılan sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.02.2024 tarihinde karar verildi.