T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/642 KARAR NO: 2026/609 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 23/11/2022 NUMARASI: 2021/369 Esas - 2022/935 Karar DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucun…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/642 KARAR NO: 2026/609 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 23/11/2022 NUMARASI: 2021/369 Esas - 2022/935 Karar DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 13/03/2018 tarihinde Kastamonu istikametinden...... ili istikametine seyrederken yolda karşı yola ilerleyen yaya...'a aracının sol ön kısmı ile çarptığını iş bu kaza neticesinde müvekkili ...'ın annesi olan müteveffa...'ın ölümüne neden olduğunu, iş bu davaya davalı kusuruyla sebep olduğunu, müteveffaya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, sigorta şirketine 12/12/2019 tarihinde başvurulmuşsa da, davalı sigorta şirketinin iş bu zarar tazmini taleplerine olumsuz yanıt verdiğini, kazada annesini kaybetmekle beraber davacı müvekkilinin psikolojik problemler yaşadığını belirterek fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak ve ileride arttırılmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL tutarındaki maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizleri ile birlikte davalılardan tahsiliyle taraflarına ödenmesini, müvekkili lehine olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak ve ileride arttırılmak kaydıyla 150.000-TL tutarındaki manevi tazminatın davalı...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizleri ile birlikte tahsiliyle taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın, müvekkili şirket nezdindeki .... Trafik Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçelerden kaynaklanan sorumluluğunun azami teminat limiti dâhilinde gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, trafik tutanağında ve diğer adli safahatlardaki sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul mahkemelerinin yetkili olmadığını, davacının annesinin ölümüyle maddi desteğinden yoksun kaldığının kabul edilemez olduğunu, TBK 53 md. düzenlenen ölüme neden olmanın doğurduğu destekten yoksun kalma karşılığı olan giderim konusunun desteğin yitirilmesi yüzünden uğranılan zarar olduğunu, dayanak raporların belirlediği asli kusura dayanılarak maddi giderim isteminde bulunulamayacağını, olay sonraki beyinde ur oluşması nedeniyle ameliyat geçirmiş olan davalının halen özel bir iş yerinde asgari ücretle çalışmakta olduğunu, olay sırasında kazalıya çarpmamak için yaptığı manevralar sonucun aracının büyük hasar gördüğünü ve hurda değeri ile satıldığını, ölümü nedeniyle istenebilecek manevi giderim, sunulu kanıtlar ile YİBK'nun 22/06/1966 gün 7/7 sayılı kararı ışığı altında, felaketi özenir hale getirecek nitelikte olmaması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının maddi tazminat davasının reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 10.000-TL’nin 13/03/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı...’dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur yönünden itirazlarının dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, maddi tazminat yönünden Yargıtay İçtihatları da dikkate alınarak kabul kararı verilmesi gerekirken eksik inceleme üzerine talebin reddine karar verilmesi hatalı olduğunu, manevi tazminat yönünden talebinin 10.000,00 TL'lik kısmı üzerinden kabul kararı verilmesi, manevi tazminat kavramının hukuki amacına aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ölüm nedeniyle istenebilecek manevi giderinin, sunulu kanıtlar ile YİBK'nun 22/06/1966 7/7 sayılı kararına göre, felaketi özenir hale getirecek nitelikte olmaması, özel durumların gözetilmesi (kusur, yaş, sağlık, ilişki sıklığı), ilgililerin sosyal ve ekonomik durumlarının dikkate alınması, sorumluluğu darlığa düşürmemesi, TMK 4 md. uyarınca hukuka, hakseverlik ve denklik ilkelerine uyumlu takdiri gerektirdiğini, davacının annesi ile ilişkisinin yüzeyselliği, ölenin, davacının ve davalının sosyal ve ekonomik düzeylerinin zayıflığı, tarafların yöresel yaşam ölçekleri ile uyumsuzluğu nedenleriyle takdir edilen tutarın yüksek olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından davalı sürücü...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 13/03/2018 tarihinde Kastamonu istikametinden Karabük ili istikametine seyir halindeyken yoldan karşı yola ilerleyen yaya...'a çarpması neticesinde ölümlü trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin kusura ilişkin istinaf talebi bakımından değerlendirme yapıldığında; Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporuna göre sürücü .......'in %25, müteveffanın ise %75 oranında kusurlu olduğu, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı Safranbolu 1.Asliye Ceza Mahkemesinin2018/214 Esas sayılı dosyasına sunulan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre kazanın meydan gelmesinde davalı sürücü ......alt düzeyde tali, müteveffanın ise asli kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçek1eşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir. Desteğin, çocuklarının bakım ihtiyacından ne zaman kurtulacağını tayin etmek çocuğun yaşadığı yöreye, sosyal çevreye, çocuğun özelliklerine, cinsiyetine, ailenin sosyal ve ekonomik durumuna göre değişmektedir. Hakim, her somut olayda, destek ölmeseydi, ne kadar süre ile destek olacak idi ise bu süreyi destek süresi olarak kabul eder. Ana-babaya yardımda, onların yaşama süreleri; çocuklara yardımda ise, çocukların çalışmaya başlama süresi esas alınır. Çocuklarda, kız veya erkek olmalarına, yüksek öğrenim yapıp yapmamalarına göre farklı süreler kabul edilmektedir. Bunun dışında kız çocukları için genellikle, çalışmaya başlama veya evlenme ile destek ihtiyacı ortadan kalkar. Yargıtay 17. Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre, yüksek öğrenim görme durumu bulunmayan halde, kız çocuklarının 22 yaşına kadar, erkek çocuklarının 18 yaşına kadar; yüksek öğrenim gören ya da görme ihtimali bulunan çocukların ise 25 yaşına kadar destek alacağı dikkate alınarak destek tazminatı hesaplanması gerekmektedir. Somut olayda müteveffanın oğlu olan davacının 48 yaşında olduğundan destek yaşını geçtiği, fiziksel bir engelin bulunmadığı ve bu nedenle devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmadığı gibi müteveffanın davacıya fiili desteği ile ilgili herhangi bir belge ve bilgi sunulmadığından mahkemece davacının destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından, taraf vekillerinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davacı vekili ile davalı... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekili ile davalı... vekili vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 553,00 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 553,00 TL harcın davalı...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/03/2026