6. Hukuk Dairesi 2024/1033 E. , 2024/2674 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/213 E., 2023/564 K. DAVA TARİHİ : 03.08.2007 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Davacı yüklenici vekili, müvekkili ile davalı iş sahibi arasında düzenlenen 15.07.2003 tarihli sözleşme ile yapımı kararlaştırılan işin büyük oranda tamamlandığı halde sözleşmenin davalı tarafça haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek, haksız feshin tespiti, tasfiye tutanağı düzenlenerek muarazanın giderilmesi…
**6. Hukuk Dairesi 2024/1033 E. , 2024/2674 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/213 E., 2023/564 K. DAVA TARİHİ : 03.08.2007 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Davacı yüklenici vekili, müvekkili ile davalı iş sahibi arasında düzenlenen 15.07.2003 tarihli sözleşme ile yapımı kararlaştırılan işin büyük oranda tamamlandığı halde sözleşmenin davalı tarafça haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek, haksız feshin tespiti, tasfiye tutanağı düzenlenerek muarazanın giderilmesi, davalı tarafça ilgili kurumlara yazı yazılması ve teminat mektuplarının iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının sözleşme ile üstlendiği işleri sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmediğini, eksik ve ayıplı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça feshinin haksız olduğu gerekçesiyle davalının haksız ve tek taraflı eylemi ile davacının üstlendiği eser sözleşmesinin münfesih olduğuna, davalı taraf zorla davacı şirketi inşaat sahasından uzaklaştırdığından ve inşaatı da gayri resmi olarak 03.07.2004 tarihinden teslim aldığı, bu tarih itibari ile geçici kabulün yapıldığının tespitine ve muarazanın bu şekilde giderilmesine, SSK ve Vergi Dairesine de bu konuda davalı Belediyece yazı yazılmasına, davacı tarafın teminat mektuplarının yine davacı tarafa iadesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 31.01.2012 tarihli, 2010/6548 Esas, 2012/422 Karar sayılı ilamıyla; “davacı vekili dava dilekçesinde SGK’ya ve vergi dairesine davalı ... tarafından gerekli yazıların yazılmasına karar verilmesini istemiş, mahkemece bu istek kabul edilmiştir. Davalı ... tarafından SGK’ya ve vergi dairesine yazıların yazılması idari işlem niteliğindedir. Adli yargı mahkemelerinin idareyi belli bir şekilde davranmaya zorlama yetkileri bulunmamaktadır. Mahkemece bu konuda yanılgıya düşülerek SGK’ya ve vergi dairesine davalı belediyeyi yazı yazmaya zorlayıcı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır” gerekçesiyle kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin ilamına karşı davalı vekilince bu kez karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesinin) 15.05.2013 tarihli, 2012/3726 Esas, 2013/3122 Karar sayılı ilamıyla davacı yüklenicinin fesihte haksız olduğunun Ümraniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/205 Esas sayılı dosyasında verilen karar ile kesinleştiğini, mahkemece davacının sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespitine, muarazanın giderilmesine, SSK ve Vergi Dairesine yazı yazılmasına ilişkin istemlerinin reddine, SSK'dan ilişiksizlik belgesi ibraz etmesi için süre verilmesine, ibraz ettiğinde teminat mektuplarının iadesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle düzelterek onama ilâmının kaldırılarak mahkeme kararının kesin olarak bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, davacı ile davalı arasındaki iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin tespitine, muarazanın bu şekilde düzeltilmesine, SGK ve Vergi Dairesine yazı yazılmasına ilişkin taleplerin reddine, davalının feshedilen davaya konu sözleşme sebebi ile davacıdan almış olduğu tüm teminat mektuplarının davacıya iadesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 26.11.2014 tarihli, 2014/5398 Esas, 2014/6835 Karar sayılı ilamıyla; kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluştuğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına karşı direnilmesi üzerine, davalı vekilince direnmeye yönelik temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2022/6-1234 Esas ve 2023789 Karar sayılı kararıyla kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratmayacak şekilde hüküm fıkrasının oluşturulması gerektiği gerekçesiyle direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, davacı ile davalı arasındaki iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin tespitine, muarazanın bu şekilde düzeltilmesine, SGK ve vergi dairesine yazı yazılmasına ilişkin taleplerin reddine, davalının feshedilen davaya konu sözleşme sebebiyle davacıdan almış olduğu teminat mektuplarının davacıya iadesine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 15.05.2013 tarihli, 2012/3726 Esas, 2013/3122 Karar sayılı ve 26.11.2014 tarihli, 2014/5398 Esas, 2014/6835 Karar sayılı ilamlarıyla mahkemece yapılacak iş açıkça gösterilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyulmuştur. Bozma ilâmına uyulduğuna göre 09.05.1960 gün 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturacağından mahkemece hükmüne uyulan bozma ilâmı uyarınca inceleme yapılması ve hüküm kurulması zorunlu hale gelmiştir. Eldeki davada ise; bozma ilâmlarında davacının sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespitine, muarazanın giderilmesine, SGK ve vergi dairesine yazı yazılmasına ilişkin istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerektiği açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece SGK ve vergi dairesine yazı yazılmasına ilişkin talebin reddine karar verildiği halde, sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespitine ve muarazanın bu şekilde düzeltilmesine ilişkin taleplerin ise kabulüne karar verilmiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; hükmüne uyulan bozma ilâmlarında açıklandığı şekilde davacının sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespiti ve muarazanın giderilmesi talebinin reddine, SSK ve vergi dairesine yazı yazılmasına ilişkin istemin reddine, teminat mektuplarının ise iadesine karar vermekten ibaretttir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yanlış değerlendirme sonucu karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 12.09.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.