12. Ceza Dairesi 2014/2109 E. , 2014/25679 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/a, TCK'nın 62, 51/1-3, 52/2, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanıkların eylemlerinin niteliği ve verdikleri zararın telafisinin imkansızlığı dikkate a…
**12. Ceza Dairesi 2014/2109 E. , 2014/25679 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/a, TCK'nın 62, 51/1-3, 52/2, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanıkların eylemlerinin niteliği ve verdikleri zararın telafisinin imkansızlığı dikkate alındığında temel cezanın asgari haddin üzerinde tayini gerektiğinin gözetilmemesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Şanlıurfa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 23.02.2010 tarih ve 1061 sayılı kararıyla korunması gerekli kültür varlıkları olduğu kabul edilen, Adıyaman ili, ... ilçesi, ... Barajı üzerindeki, yüzeyi çim ve benzeri bitki örtüsü ile kaplı, torf ve toprak karışımı yüzen adacıkların, yazın suların çekilmesiyle karaya vurdukları, kışın ise suların yükselmesiyle tekrar baraj içerisinde yüzer hale geldikleri, kıyıya vuran kimi adacıkların kıyıya oturması nedeniyle biyolojik yanma geçirdikleri, henüz yanmadan önce alınan yeşil olmayan torf madeninin tarım sektörü ile çeşitli sektörlerde kullanılan faydalı bir maden olduğu, sanık ...'in sahibi olduğu ve sanık ...'ün de saha sorumlusu olarak çalıştığı ..., ... ve Gıda Ltd. Şti. isimli firmanın, bölgede torf madenini çıkartma izin belgesinin ve IV. Grup maden işletme ruhsatının bulunduğu, bu belge ve ruhsatlara dayanarak sanıklarca bölgeden yeşil olmayan torf madeninin çıkartıldığı, ilgili firma yetkilisi tarafından 25.06.2010 tarihinde imzalanan “Genel Sorumluluklar” başlıklı taahhütnameye ve ilgili Koruma Bölge Kurulu kararlarına göre, çıkarmasına müsaade edilen torfların, karaya vuran ve yeşil olmayan torflar olduğu, olay yerinde suç tarihinde inceleme yapan kolluk görevlilerince ilgili firma tarafından torf çekimi yapıldığı, çekilen torfların yeşil olup olmadığının belirlenmesi için uzman incelemesi yapılması gerektiğinin belirlendiği, bunun üzerine olay yerinde çevre ve ziraat mühendisleriyle incelemenin yapıldığı, düzenlenen 08.12.2011 tarihli tutanakta, kıyıya vurmuş adaların halen canlılıklarını koruduğu, bu adalara iş makineleri ile fiziki müdahalede bulunulduğu ve işlenmek üzere götürüldüklerinin tespit edildiği, bu tespit üzerine sanıklar hakkında soruşturmaya başlandığı ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, her ne kadar sanıklar verdikleri ifadelerde, yeşil olmayan, kuru torfların alındığını ve suçlamayı kabul etmediklerini beyan etmiş iseler de; gerek 08.12.2011 tarihli tespit tutanağından, gerek 20.04.2012 tarihli keşfe iştirak eden fen bilirkişisi ile çevre ve ziraat mühendislerinden alınan raporlardan ve gerekse talimatla alınan ziraat ve kimya mühendislerinden oluşan heyet raporundan anlaşılacağı üzere, sanıklar tarafından alınan torf madeninin kıyıya vurmuş, ancak henüz karaya oturmamış yeşil torflar oldukları, iş makineleri marifetiyle alınan yeşil torflar nedeniyle korunması gerekli kültür varlıklarının tahribata neden olunduğu, tüm bu nedenlerle sanıklarca tescilli kültür varlıklarına zarar verildiği ve eylemlerinin sabit olduğu anlaşılmakla; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... müdafii ve sanık ...'ün, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, bu nedenle beraatlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA, 15.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.