T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1134 KARAR NO : 2026/79 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/03/2023 NUMARASI : 2020/719 Esas - 2023/239 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit(Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 19/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/01/2026 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2023 tarih …
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1134 KARAR NO : 2026/79 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/03/2023 NUMARASI : 2020/719 Esas - 2023/239 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit(Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 19/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/01/2026 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2023 tarih 2020/719 Esas 2023/239 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili, Davalı ... tarafından, müvekkili davacı aleyhine 14.01.2020 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, takibe konu 11/11/2017 tanzim tarihli, 25/02/2018 ödeme tarihli 50.000 TL bedelli emre muharrer senedin lehtarı davalı ..., düzenleyeni ise müvekkil ... gözüktüğünü, işbu senetteki borcun ve imzanın kabulünün mümkün olmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden davalının, davacıdan herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı ile davalının arasında senet düzenlenmesini gerektirecek herhangi bir iş ilişkisinin de mevcut olmadığını, bu sebeple davacı tarafından davalıya imzalı senet verilmesinin söz konusu olmadığını, davacı müvekkilinin, takibe konulan emre muharrer senetteki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiğini, konu ile ilgili olarak davacı, takibe konu senetteki imza kendisine ait olmadığından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulunduğunu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu’nda 2020/80238 CBS Soruşturma Numaralı dosyasında soruşturma aşaması devam ettiğini, mahkemece yargılama aşamasında yapılacak araştırmalar neticesinde de davaya konu emre muharrer senetteki imzanın müvekkile ait olmadığının ortaya çıkacağını, müvekkilinin beyanına göre senetteki imza müvekkile ait olmadığından imzaya açıkça itiraz ettiklerini, müvekkilini borçlu kılmayan dava konusu senedin iptali ve bu senetten dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının hükmen tespiti için işbu menfi tespit davasının açıldığını belirterek, davanın kabulü ile İzmir 22. İcra Müdürlüğü 2020/528 E. Sayılı dosyada takip konusu yapılan 25/02/2018 ödeme tarihli 50.000 TL bedelli senetten dolayı, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının “haksız” ve “kötü niyetli” olması sebebiyle %20 tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davacı- borçlu yan tarafından açılan davayı kabul etmediklerini, davacının davasının reddi gerektiğini, borçlu -davacı tarafın imzayı inkar ettiğini, dilekçesi muhteviyatına bakıldığında borca da itiraz ettiğini, kabul etmediğini, kıymetli evrakta mücerretlik ilkesi gereği, beyanlarının kabul edilemeyeceğini, davacı-borçlu, kendisi aleyhine açılan İzmir 22 İcra Müdürlüğündeki takibe, İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesinde itiraz ettiğini, süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, davacı- borçlunun tanık deliline dayanmalarına muvafakatinin olmadığını belirterek, haksız olan davanın reddine, yargılama giderleri, %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu senet hakkında yürütülen soruşturmada düzenlenen rapor ve soruşturma sonucu verilen karar ve mahkemece senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünden yapılan inceleme sonucu düzenlenen uzmanlık raporuna göre dava konusu senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğu, imzanın davacıya ait olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı ... tarafından İzmir 22. İcra Müdürlüğü’nün 2020/528 Esas sayılı dosyası ile 11/11/2017 tanzim tarihli, 25/02/2018 vadeli 50.000 TL bedelli emre muharrer senede dayalı olarak kambiyo takibi başlatıldığı, söz konusu senetteki imzanın davacıya ait olmadığı, taraflar arasında senet düzenlenmesini gerektirecek herhangi bir hukuki veya ticari ilişkinin bulunmadığı, buna rağmen yerel mahkemece imzanın davacı eli ürünü olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verildiği, hükme esas alınan 16/01/2023 tarihli bilirkişi raporunun senedin düzenleme tarihine yakın yeterli mukayese imzalar temin edilmeden eksik inceleme ile düzenlendiği, raporun bilimsel ve teknik olarak denetime elverişli olmadığı, bilirkişi raporuna yönelik itirazlara rağmen ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, bu suretle davacının beyan ve itirazlarının dikkate alınmadığı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davalı tarafından başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğu hâlde yerel mahkemece davanın reddedildiği istinaf nedenleri olarak ileri sürülerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı tarafça, bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı, davacının davalıya borçlu olmadığı iddia olunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/80238 soruşturma dosyasında İzmir Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nden alınan 09.03.2021 tarihli uzmanlık raporunda senet üzerindeki yazıların ve imzanın davacı ...'a ait olduğu tespit edildiğinden davalı ... hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın kesinleştiği, ilk derece mahkemesince alınan Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvarı Amirliği tarafından düzenlenen 16.01.2023 tarihli Uzman görüşü raporunda da senet üzerinde yer alan imzaların davacı ... eli ürünü olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Kambiyo senetleri kayıtsız ve şartsız para borcu ikrarı içermekte ve sebepten bağımsız (mücerret) senet niteliğinde olup, yerleşik Yargıtay uygulaması doğrultusunda imza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgelerden, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınarak, yapılacak incelemenin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilerek ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi, bu şekilde tarafların, mahkemenin ve Yargıtayın denetimine elverişli bir rapor düzenlenmesinin gerektiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ve uyuşmazlık konusuyla ilgili ilk derece mahkemesince alınan raporların, yukarıda belirtilen şekilde denetime ve hüküm kurmaya elverişli oldukları nazara alındığında, mahkemece alınan ve ceza soruşturması dosyasında birbirlerini destekler nitelikteki alanında uzman resmi kurum labaratuvarlarından alınan raporlar doğrultusunda hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. (Bkz. aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 Esas, 2019/1003 Karar sayılı kararı) Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 284,18 TL'nin mahsubu ile bakiye 447,82 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 19/01/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.