10. Hukuk Dairesi 2012/14749 E. , 2013/9730 K. Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan...San. ve Tic. A.Ş. avukatları ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağ…
**10. Hukuk Dairesi 2012/14749 E. , 2013/9730 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan...San. ve Tic. A.Ş. avukatları ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, geçirdiği iş kazası sonucu yaralanan sigortalıya yapılan giderler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 26. maddesidir. Bilindiği üzere anılan madde kusura dayalı bir sorumluluk esasını getirmekte olup, davalıların sorumlu tutulabilmesi için olaydaki kusurunun ağırlığının saptanması gerekmekte olup, Mahkemece, kusur raporu alınmaksızın, hak sahipliği dosyasında alınan rapora istinaden karar verildiği anlaşılmaktadır. Rücu davalarında, aynı olayla ilgili olarak hak sahipleri tarafından açılan davaların kesinleşmiş hükme esas alınan kusur raporlarının, kuvvetli delil niteliğinde olduğu Dairemiz tarafından da benimsenen bir husustur. Ancak, her iki davanın da tarafların aynı olması halinde, kesinleşmiş hak sahipliği dosyasında hükme esas alınan rapora itibar edilebilir. Borçlar Kanunu 50 ve 51. maddelerine göre birden fazla kişinin bir zararın oluşumuna sebebiyet vermeleri ile muhtelif sebeplerden dolayı aynı zarardan birden fazla kişinin sorumlu tutulmalarını gerektirir durumlarda, zarar verenlerden her birinden zararın tazminini talep hakkı vardır. Teselsüle dayalı davalarda, Kurum sigortalı ya da hak sahiplerine yaptığı sosyal sigorta yardımlarının tümünün tazminini, bütün sorumlulardan birlikte veya her birinden ayrı ayrı ya da sadece birinden istemek hakkına sahiptir. Tazmin sorumlularından her biri, kuruma karşı zararın tamamından müteselsilen, fakat birbirlerine karşı kendi kusurları oranında sorumludur. Eldeki davada, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre, davalı ... yönünden kesinleşmiş hak sahipliği dosyasında hükme esas alınan kusur raporunun bu dosyada hükme esas alınamayacağının gözetilmemesi, yine kabule göre zarara sebebiyet veren bütün davalıların söz konusu Kurum zararından müteselsilen sorumlu olması karşısında, davalı ...’in rücu alacağının %25’inden sorumlu olduğuna karar verilmesi isabetsizdir. Mahkemece, iş bu dosyada, iş kazasının meydana gelmesinde davalının, sigortalının ve 3. kişilerin kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda oluşa ve kanuna uygun olarak, konusunda ve işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişilerden kusur raporu alınması ve sonucuna göre teselsül hükümleri gözetilerek karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı ile davalılardan... Mermer San. ve Tic. A.Ş. vekilleri ve ...'ın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.