2. Hukuk Dairesi 2025/391 E. , 2026/48 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/419 E., 2024/1360 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar, velâyet düzenlemesi ve kişisel ilişki yön…
2. Hukuk Dairesi 2025/391 E. , 2026/48 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/419 E., 2024/1360 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar, velâyet düzenlemesi ve kişisel ilişki yönünden, davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından ise duruşma istemli olarak nafaka ve tazminatların miktarı ile kişisel ilişkinin şekli ve süresi yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olduğu, anlaşılmakla; davacı-karış davalı erkek vekilinin tüm, davalı-karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesince baba ile velâyeti anneye verilen ortak çocuk arasında uzman refakati olmaksızın kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiş ise de; Dairemizin bozma ilamı sonrasında, 12.09.2024 tarihinde sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagog tarafından düzenlenen sosyal inceleme raporunda, çocukla baba arasında kurulacak kişisel ilişkinin uzman eşliğinde Çocuk Görüşme Merkezi'nde sağlanmasının çocuğun üstün yararına olacağına ilişkin görüş, 2013 doğumlu idrak çağındaki çocuğun, bozma sonrası 13.09.2024 tarihli talimat duruşmasında sosyal hizmet uzmanı eşliğinde alınan beyanında, babasına ilişkin iddiaları ve babasıyla kişisel ilişki kurmak istemediği yönündeki anlatımları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında ortak çocuk ile baba arasında Adli Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından belirlenen uzman eşliğinde ve daha kısa süreli kişisel ilişki kurulması gerekirken yazılı şekilde ve uzman eşliğinde olmadan doğrudan kişisel ilişki kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı-karşı davacı kadın vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının "doğrudan kurulan kişisel ilişki ve kişisel ilişkinin süresi" yönünden kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kişisel ilişkiyi düzenleyen 2 numaralı bendinin ikinci paragrafının hüküm fıkrasından çıkartılmasına yerine, "Velâyeti anneye verilen 27.11.2013 doğumlu ... ile baba arasında her ayın 3. cumartesi günü saat 10.00 ile saat 14.00 arasında Çocuk Görüşme Merkezi'nde uzman eşliğinde kişisel ilişki kurulmasına" yazılmak suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı-karşı davalı ...'tan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı-karşı davacı ...'a verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine, Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ....'ya geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.