10. Hukuk Dairesi 2023/13682 E. , 2024/1480 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2204 E., 2023/2079 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/346 E., 2023/359 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili t…
**10. Hukuk Dairesi 2023/13682 E. , 2024/1480 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2204 E., 2023/2079 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/346 E., 2023/359 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum ve davalı işveren vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işveren tarafından işletilen Kemer/...'da bulunan Martı .... Otel isimli işyerinde 18.12.2018 tarihinde elektronik teknisyeni olarak işe başladığı, işten ayrıldığı 26.02.2021 tarihine kadar da aynı pozisyonda çalışmaya devam ettiği ve haklı sebeple işten ayrıldığı, davacının işveren bünyesinde 2020 yılı için 3.496,94 TL brüt maaşla çalıştığı, maaşların banka aracılığıyla ödendiği, davacının SGK hizmet dökümünü incelediklerinde davalı işyerinde çalışmaya devam ettiği halde çalışmalarının gerçek duruma göre SGK' ya bildirilmediğini öğrendikleri, davacının 01.03.2020 - 18.03.2020 tarihleri arasında davalı işyerinde çalışmaya devam ettiği halde çalışmasının SGK'ya 1 gün olarak bildirildiği, kalan 17 günlük çalışması Kuruma bildirilmeyerek kısa çalışma ödeneğinden faydalandırıldığı, 2020 yılı Nisan ve Mayıs aylarında çalışması olmadığı, 01.06.2020 - 10.06.2020 tarihleri arasında (10 günlük) davalı işveren bünyesinde çalışması bulunduğu halde bu çalışılan günlerin Kuruma bildirilmediği, ayrıca davacının bilgisi haricinde 2020 yılı Haziran ayının tamamının ücretsiz izin olarak Kuruma bildirildiği, yine 01.07.2020 - 20.07.2020 tarihleri arasında 20 gün davalı işveren bünyesinde çalışması bulunduğu halde bu çalışılan günlerin Kuruma bildirilmeyerek bu ayın tamamı kısa çalışma ödeneğinden faydalandırıldığı, 01.08.2020 - 30.11.2020 tarihleri arasında davacının davalı işveren bünyesinde kesintisiz çalışması bulunduğu halde bu çalışılan günler Kuruma eksik bildirilerek bu aylar için kısa çalışma ödeneğinden yararlandırıldığı, 2020 yılı Ağustos ayı için 9 gün, 2020 yılı Eylül ayı için 8 gün, 2020 yılı Ekim ayı için 9 gün, 2020 yılı Kasım ayı için 6 gün olarak hizmet bildirildiği ve diğer çalışılan günlerin Kuruma bildirilmediği, davacının sigortasız çalıştırıldığı ve kısa çalışma ödeneğinden faydalandırıldığı, yine davacının sigortasız çalıştırıldığı günlerin ücret alacakları, fazla mesai ücret alacakları ve yıllık izin ücret alacaklarının ödenmediği, davacının iş akdini Kemer ...... Noterliği'nin 26.02.2021 tarihli .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haklı olarak feshettiği, taraflarınca arabulucuya başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığı iddiasıyla davacının davalı şirkette 01.03.2020 - 18.03.2020, 01.06.2020 - 10.06.2020, 01.07.2020 - 20.07.2020 ile 01.08.2020 - 30.11.2020 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti ile bu süre içinde yatırılmayan primlerin aylık 3.496,94 TL brüt ücret üzerinden davalı tarafından yatırılmasına ve bu hizmetlerin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 506 sayılı Kanun'un 108 inci maddesi uyarınca sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti yönünde salt işe giriş bildirgesinin verilmiş olması yeterli olmayıp ayrıca aynın Kanunun 2 ve 6 ncı maddeleri uyarınca hizmet akdine dayalı olarak eylemli bir şekilde çalışmanın da varlığı şartının gerektiği, yani usulüne uygun düzenlenip süresi içinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi kişinin işe girdiğini gösterir yazılı delil niteliğinde olsa da yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışmayı ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlarla bu durumun ispatlanması gerektiği, bu ispatın da ancak işyerinde tutulması gerekli ücret bordroları ile prim tahsilat makbuzları ile yine işyerinde ya da komşu işyerlerinde aynı dönemde çalışmış kayıtlı işçilerin tanıklığı ile ispatlanabileceği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu, ayrıca 5510 sayılı Kanun'un 86/8 inci fıkrasında “Aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları, Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak alacakları ilamla ispatlayabilirlerse bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.” denildiği, bu nedenle davacının bildirilmediğini iddia ettiği çalışına günlerini ispatlaması gerektiği, ayrıca talebin 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığı, bu sebeple davanın öncelikle zamanaşımından reddi gerektiği, Kurum kayıtlarının incelenmesinden davacının dosyasında yapılan incelemede davalı şirket işyerinde belirtilen tarihlerden sadece (01.08.2020 - 30.11.2020) tarih aralığında çalışması olduğunun tespit edildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; pandemi dönemine denk gelen ve tesisin kapalı olduğu ve akabinde doluluk söz konusu olmadığı tarihlerde davacı tarafın KÇÖ den yararlandığı, otelde çalışma yapılması halinde ücreti ödenerek sigorta bildiriminin çalışması kadar yapıldığı, 2020 yılı için Pandemi süreci ve turizme etkileri herkesçe bilenen durum olup bu durum yok sayılarak aksi yöndeki takdiri delilere göre hareket edilemeyeceği, davacının yaptığı işin niteliği ve yoğunluğunun çalışma yapmasını gerektirmediği, Covid-19 pandemi sürecinin pek çok sektör gibi turizm sektörü de olumsuz etkilediği, yeni normale diye adlandırılan durum 01 Haziran 2020 da başlayan kısıtlamaların adım adım kalkmasının da turizm sektörüne bir çare olmadığı, davacının banka kanalıyla yapılan aylık ücret ödemelerini herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kabul ettiği, davalı şirketin bordroları, ve banka kayıtları ile savunmalarını kanıtladığı, bu halde tanık delilleri ile davacı iddialarının kanıtlanamayacağı, davanın uzaması ve dava değerinin artırılması halinde ve her halükarda iş bu alacak kalemlerine zamanaşımı itirazlarının mevcut olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının tanıkları, kamu tanıkları ve bordro tanıkları tutarlı bir şekilde davacının talep ettiği dönemlerde davalı iş yerinde çalıştığını beyan ettiğinden, davacının talep ettiği dönemler de çalıştığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 1015275 işyeri sıra nolu davalı işyerinde; 01.03.2020 - 18.03.2020 tarihleri arasında 17 gün günlük 116,56 TL ücretle, 01.06.2020 - 10.06.2020 tarihleri arasında 10 gün günlük 116,56 TL ücretle, 01.07.2020 - 20.07.2020 tarihleri arasında 20 gün günlük 116,56 TL ücretle, 01.08.2020 - 30.11.2020 tarihleri arasında 88 gün günlük 116,56 TL ücretle hizmet akdine tabi ve sürekli olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır. B.İstinaf Sebepleri: Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece kabul edildiği üzere davacının davalı işyerinde çalıştığına dair soyut tanık beyanları dışında delil bulunmadığı, dosyadan aldırılan bilirkişi raporunun da denetime elverişli olmadığı ve hüküm kurmaya yeterli olmadığı, mahkemece resen araştırma ilkesi gereğince komşu işyeri çalışanlarına dair araştırma yapılmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yazılı delillerin varlığı karşısında tanık beyanlarına itibar edilerek kurulan hükmün bozulması gerektiği, pandemi dönemine denk gelen ve tesisin kapalı olduğu ve sonrasında doluluk söz konusu olmayan tarihlerde davacı tarafın kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılmış olduğu, davacının davalı şirkette çalışma yapmış olması halinde ücreti ödenerek çalışması kadar sigorta bildirimi yapılmış olduğu, bu dönemler için dahi sigortalılığın tespitini talep etmesinin davacının huzurdaki davayı açmaktaki niyetini ortaya koymakta olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucu toplanan delillere, dava ve cevap dilekçelerine, uyuşmazlık konusu dönemlerde SGK hizmet cetvelindeki eksik gün nedenlerine, uyuşmazlık konusu dönemde davacının davalı işyerinde fiilen çalıştığını doğrulayan bordro tanıkları ve bir kısım yazılı delil niteliğindeki "haftalık çalışma programı" başlıklı belgelere ve tüm dosya kapsamanı göre ilk derece mahkemesi kabul ve gerekçesi doğru olduğundan davalı şirket ve feri müdahil kurum istinaf sebepleri yerinde bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı 18.12.2018 - 26.02.2021 tarihleri arasında eksik bildirilen sürelerin tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.