Ceza Genel Kurulu 2006/5-334 E., 2007/58 K. Ceza Genel Kurulu 2006/5-334 E., 2007/58 K. "" 5237 sayılı Yasa hükümlerinin lehe olduğunun kabulü ile, sanığın 5237 sayılı TCY'nın 247/1 ve 62 maddeleri uyarınca dört yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53/1-(a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde belirlenen hakları kullanmaktan infaz süresince yoksun bırakılmasına, maddenin 5.fıkrası gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere takdiren üç yıl süreyle 53/1-a,b bentlerinde b…
Ceza Genel Kurulu 2006/5-334 E., 2007/58 K. **Ceza Genel Kurulu 2006/5-334 E., 2007/58 K.** **"İçtihat Metni"** 5237 sayılı Yasa hükümlerinin lehe olduğunun kabulü ile, sanığın 5237 sayılı TCY'nın 247/1 ve 62 maddeleri uyarınca dört yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53/1-(a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde belirlenen hakları kullanmaktan infaz süresince yoksun bırakılmasına, maddenin 5.fıkrası gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere takdiren üç yıl süreyle 53/1-a,b bentlerinde belirlenen hakları kullanmaktan yasaklanmasına, 55. madde uyarınca zimmet miktarı olan 1.500.000.000 liranın kazanç müsaderesi olarak tahsiline ilişkin, Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.12.2005 gün ve 168-550 sayılı hüküm, sanık müdafiinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 27.09.2006 gün ve 6438-7260 sayı ile; "4 yıl 2 ay hapis" cezası yerine "4 yıl hapis" olarak eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmayıp" onanmıştır. Yargıtay C.Başsavcılığınca 18.12.2006 gün ve 52778 sayı ile; Suça konu dükkânın, önceki kiracısı olduğu belirtilen Bursa'lı kişiye ve müştekiye kiralandığına ilişkin belge bulunup bulunmadığı hususu, bu konudaki yazılara belediyece cevap verilmemesi nedeniyle açıklığa kavuşturulmamıştır. Öte yandan sanığın, müştekilerden sözü edilen parayı aldığı var sayılsa dahi müştekilerin aşamalarda değişmeyen anlatımlarından, bu paranın dükkânın önceki kiralayanı Bursa'lı şahsa verilmek üzere alındığının kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Bu durumda da dükkânın o tarihte bir başkasına ya da ileri sürüldüğü gibi somut olarak Bursa'lı kişiye kiralanmış olup olmadığı belirlenmelidir. Böyle bir kişi var ise sanığın eylemi güveni kötüye kullanmak; yok ise dolandırıcılık suçunu oluşturacaktır. 20.09.2006 günü Yüksek Daireye verildiği anlaşılan "Havran Belediye Başkanlığına" hitaplı 20.12.2004 tarihli, müşteki Mehmet T....'ın imzasını taşıyan "Havran toptancı halinde bulunan ve dükkânın kapı ve pencerelerini yapan kişiden devraldım. Bu kapı ve pencerelerin bedelini yaptıran kişiye bir milyar beş yüz milyon TL.yi 2000 yılında bizzat kendim ödedim" içerikli belge örneğinin de ödeme hususunda açık bir çelişki ortaya çıkardığı da kuşkusuzdur. Yine temyiz aşamasında ibraz edilen 01.01.2005 tarihli kira sözleşmesinden hareketle, (138) numaralı dükkâna ilişkin olarak, belediye encümeninin dükkânların kiralanmasına ilişkin belirlediği esaslar doğrultusunda herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı, buna ilişkin belge ya da karar bulunup bulunmadığı kesin olarak belirlenerek, savunma ve müşteki anlatımları buna göre değerlendirilmelidir. Bursalı kişinin olup olmadığı, suça konu dükkânın daha önceden O'na ya da başkasına kiralanmış bulunup bulunmadığı, encümen kararı doğrultusunda teminat olarak para yatırılıp yatırılmadığı, suçun niteliğini ve sanığın hukukî durumunu etkileyecek hususlardır.